İnsanoğlu kimi zaman gaflet ve dalaletle kendisini yoktan var eden Rabbini unutup isyan ve küfür içerisinde hayat sürerken bunun ne denli bir hüsran olduğunun farkında bile değildir. Aslında insan Allah'ın büyüklüğünü, onun sınırsız gücünü ve sonsuz kudretini, fiillerini ve sıfatlarını unuttuğu için günaha sürüklenmiştir. Kıyamet günü yaptıklarının hesabını soracak Rabbini, O'nun tüm kullarını dirilteceğini aklına getiremediği için nefsinin esiri olmuştur. Hayatta aldığı nefesi verenin O olduğunu, O'nun nimetleriyle varlık sahibi olduğunu bir an için düşünemediği için şeytanın izlerini takip etmiştir. Allah'ın gücü, kuvveti, izzeti ve sıfatlarındaki kemaliyet, zihinlerde taptaze, canlı durmuş olsaydı; insan elini harama uzatabilir miydi?
İnsanın Allah'ı unutması yalnızca O'nu inkâr etmesiyle değil, Allah yokmuş gibi yaşamaya devam etmesiyle gerçekleşiyor. Allah'ı gökyüzüne hapsedip, yeryüzündeki işlerinde kuralları kendisinin belirlemesiyle oluyor. Varlıkla ilişkilerdeki ölçüleri kendi arzusuna göre tanzim etmesiyle, Ayet ve Hadisler karşısında umursamaz tavırlarıyla, dünyalıklara hiç bitmeyecekmiş gibi değer vermesiyle! Sevgilerinde, kaygılarında, heyecanlarında ve üzüntülerinde din olgusu çoktan ajandasında silindiyse; Allah unutulalı bayağı bir süre geçmiştir.
Allah'ı unutan ve bu yüzden Allah'ın da onlara kendilerini unutturduğu kimseler gibi olmayın. Onlar yoldan çıkan (fasık) kimselerdir. (Haşr,19) ayetiyle Rabbimiz kendisini unutanlara kendi sorumluluklarını da unuttururken bir başka ayette Münafık erkeklerle münafık kadınlar (sizden değil) birbirlerindendirler. Kötülüğü emrederler, iyiliği yasaklarlar ve ellerini kapatırlar (cimrilik yaparlar.) Onlar Allah'ı unuttular, Allah da onları unuttu. Şüphesiz münafıklar fasıkların taa kendileridir. (Tevbe, 67) buyurularak Allah'ı unutanların münafık ve fasık kimseler olduğu ve Allah'ın da onları unuttuğu (rahmetinden mahrum ettiği) görülmektedir.
Ancak muttaki kulların da gaflete düşüp günaha girebileceklerini ama hemen Allah'ı hatırlayıp tevbe-i istiğfarda bulunacaklarını ifade buyuran Rabbimiz "Onlar bir kötülük yaptıklarında, ya da kendilerine zulmettiklerinde Allah'ı hatırlayıp günahlarından dolayı hemen tevbe-istiğfar ederler. Zaten günahları Allah'tan başka kim bağışlayabilir ki! Bir de onlar, işledikleri kötülüklerde, bile bile ısrar etmezler.(Âli İmran,135) buyurmuştur. Bu ayette de görüldüğü üzere bir an Allah'ı hatırdan çıkarıp unutan ama kalbi imanla dolu insanlar günaha girdiklerinde hemen Allah'ı hatırlayıp O'na yöneldiklerini ve Rabbimizin bu insanları da sevdiğini öğrenmiş oluyoruz.
Rabbimiz Allah biz kullarına belirli periyotlarla gün içinde kendisini unutturmayacak birtakım ibadetler yapmamızı emretmiştir. "Nerede olursanız olun O (Allah) sizinle beraberdir."(Hadid,4) ayetinde "Basir" olan Yüce Rabbimiz her daim bizimle beraber olduğunu, bizi unutmadığını hatırlatırken bizi günde beş defa yanına çağırıyor bizimle beraberliğini, bizim de yakinen görmemizi istiyor. İşte günde beş vakit namaz Allah'ın çağırdığı randevu mekânında onunla buluşmak, O'nun ikramlarına mazhar olmaktır. Bundan dolayı Rabbimiz "Beni hatırlamak için namaz kılın" (Taha,14) buyurmuştur.
Demek ki Namazla günah ve isyanlara karşı meyilli olan İnsanoğlunun Allah'tan gafil olmasının önündeki en büyük kaleye sahip olduğunu görüyoruz. Yüce Rabbimiz bizi çok sevdiği için sevdiğini başkasına yâr etmek istemiyor. Sevdiğini günde beş kez yanına çağırarak sevgisini ortaya koyuyor. Gel diyor sevgili, Ben seni unutmadım! İşte buradayım! Ama Namaz kılmayan, sevgilinin gel çağrısına uymadığı gibi O'nu buluşma mekânında bekletmiş oluyor.
Sevgiliyi terk edeni, O'nu zikretmeye değer bulmayanı kötü bir arkadaşın beklediğine işaret eden Rabbimiz; Kim Rahman olan Allah'ı anmayı görmezlikten gelirse, yanından ayrılmayacak bir şeytanı ona arkadaş yaparız. (Zuhruf,36) buyurmuştur.
Bizler Allah'ı ve O'nun Kitabını, dinini ve emirlerini dünyada geçici metalarla değişirsek; Allah'ı unutan ve Allah'ın bize kendisini unutturduğu kimselerden olmuş ve Allah'ın dostluğu gibi bir büyük hazineyi de kaybetmiş oluyoruz. Rabbim bizleri ibadetlerle kendisini unutmayan kullarından eylesin.