Seçim sathı mahalline girdiğimiz şu günlerde ekonominin neresinden tutarsanız bir sorunla karşılaşıyorsunuz.
Daha önce seçim ekonomisin kriz ekonomisi olduğunu, altın fiyatlarındaki yükselişin pek hayra alamet olmadığını, aynı şekilde doların başını alıp gittiğini, seçim sürecinde bu tür şeylerin hep yaşandığını ancak bu defa alışılagelmişin üstünde bir durumla karşılaşıldığını belirtmiştik.
Ekonomik kriz var diyerek milleti korkutmak her ne kadar doğru olmasa da içinde bulunduğumuz hal ekonomik krizden farksız bir hal...
Öyle ki, yüksek ateşten ötürü pazara bile girilmiyor...
1980'li yılları yaşım itibariyle bilmem. Ama o dönemi anlatan ve mizah kokan filmler ile o dönemi yaşamış olan canlı şahitleri 1980'li yıllarda yaşanan krizin ve bunun sonucu olarak ortaya çıkan karaborsacıların vurgununun ne boyutlara ulaştığını bugünlere ayan beyan aksettiriyor...
Malum dönemi anlatan filmlerde ekmek için, tüp gaz için, yağ için kuyruğa giriliyor; alım satım yapılmak istenmiyor gibi bir hava estiriliyordu.
Sebze ve meyve satıcıları fiyatları kabartıyor ve alım satım olmasın istiyorlardı. Çünkü enflasyon her geçen gün biraz daha yükselmekte, bir malın değeri durduğu yerde artış göstermekteydi.
Bugün de benzeri birçok örneği sunabiliriz aslında.
Örneğin patates...
Yakın zamana kadar 10 kilosu 5 liraya satılan patatesin bugün kilosu 6 lirayı buldu. Birilerinin tezgahın arkasında oynadığı bir oyun var. Rabbena hep banacılık oyunu...
Anlaşılan o ki, 1980'li yılları yaşamış, o dönemde alım satım yapılmamasına rağmen enflasyondan büyük vurgunlar yapmış olan insanlar aynı geliri bugün de elde etmek istiyor. Vatandaş ise bu durumda bir cebindeki paraya bakıyor, bir alacağı ürüne bakıyor bir de mevcut duruma...
1 kilogram patatese de 6 lira satmak da almak da her yiğidin harcı değil yani. Ekonomik durumu kötü olanları, asgari ücretle geçinmeye çalışanları bir kenara bırakın, paraya para demeyen adamların bile bu durum zoruna gider. 6 lira verip de 1 kilogram patates almak istemez, enayilik olur düşüncesine kapılıp patates almaz.
Haklı olarak, tepkisini ortaya koyar. Stoklar ambarlarda yığılmış beklerken, talep de çokken, patates neden arza çıkmaz? Tek bir açıklaması var, 1980 zihniyetli tüccarların para kazanma hırsı...
Bu durum ne zamana kadar böyle devam eder bilemeyiz ama Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı'nın derhal harekete geçmesi ve patates tüccarlarına hadlerini bildirmesi gerekiyor.
Durağan ekonominin en canlı örneklerinden biri de ikinci el otomobil piyasası. Daha düne kadar yüzüne bakılmayan, 6-7 bin liraya 'ayağımı yerden kessin' mantığıyla satın alınan 20 yaşın üzerindeki otomobillere de şimdilerde neredeyse iki misline varan oranlarda fiyat çekiliyor.
El insaf...
Nereden geliyor bu paranın bolluğu?
Daha 1 yıl öncesine kadar fiyatını yüksek bulup da almak istemediğiniz arabayı bu yıl iki misli fiyata satın alamıyorsunuz.
Neden?
Valla bunu ben de bilmiyorum. Hatta bir gerekçesi olduğunu da düşünmüyorum.
Bu durumu açıklayabilecek biri varsa, hayrına buyursun açıklasın da biz de bilgi sahibi olalım.
Ancak benim bildiğim bir şey var, alım satımın olmadığı, ticaretin dönmediği bir yerde bir malın değeri kendiliğinden yükseliyorsa bu durum yükselen enflasyonun ve Türk parasının değer kaybettiğinin açık göstergesidir.
Vessellam...
Mesnevi'den:
Ayağa, yürümek için nasıl ayakkabı lazımsa, bunlara da ateşten feyz almak için bir tencere, yahut tava lazımdır.