Geçtiğimiz gün Konya Sivil Toplum Kuruluşları İcra Heyeti Başkan Vekili Muhsin Görgülügil, 115 sivil toplum kuruluşu adına açıklama yaptı. 

Dolaylı olarak, "istikrar devam etsin, Türkiye'nin kazanımları heba edilmesin..." vurgusu yaparak AK Parti'ye destek verdi.

Tabii ki STK'lar görüş bildirebilir, açıklamada bulunabilir. Ancak açıklama yapılacaksa bu tüm STK'lar adına veya görüşü alınmayan STK'lar adına yapılamaz. 

Çünkü yapılacak açıklama herkesi bağlamayacağı gibi, etik ve ahlaki değildir. 

Nitekim bunun böyle olduğu ortaya çıktı. 

Bir kısım STK ortak açıklama yaparak, Muhsin Görgülügil'in yayınladığı deklarasyona katılmadıklarını bildirdiler. 

"Konya STK’ları adına yapılan açıklama bilgimiz dışındadır!" vurgusu yaptılar. 

Açıklamayı kimler yaptı; 

ÖĞDER - Şuurlu Öğretmenler Derneği Konya Şubesi Başkan Yavuz Aydın

TEKDER – Teknik Elemanlar Derneği Konya Şubesi – Başkan Sinan Toprak

ESDER – Esnaf ve Sanatkarlar Derneği Konya Şubesi - Başkan Mustafa Özkan

DİN-BİR-DER – Din Görevlileri Derneği Konya Şubesi – Başkan Kemal Aytek

ESAM – Ekonomik ve Sosyal Araştırmalar Derneği Konya Şubesi – Ahmet Tire... 

Yayınladıkları ortak bildiride şu ifadeleri kullandılar:

"Seçim Çalışmalarının başladığı günden itibaren Konya’da faaliyet gösteren Sivil Toplum Kuruluşları zaman zaman kamuoyuna deklarasyon yayınlamaktadırlar. Geçtiğimiz gün de Konya Sivil Toplum Kuruluşları Başkan Vekili Muhsin Görgülügil tarafından basına açıklanan bir deklarasyon yayınlanmıştır. Basına dağıtılan bu metin içerisinde imzaları bulunan dernekler arasında hiçbir bilgimiz olmadığı halde derneklerimizin isimleri bu bildiride imzası var gibi sunulmuştur. Böyle bir destek ve deklarasyonun içerisinde olmadığımızı kamuoyuna duyuruyoruz. Saygılarımızla..."

Bu durum şunu göstermiştir ki STK'lar içinde dahi bütünlük kalmamıştır. "AK Parti'ye tam destek verdik" sözlerinin gerçeği yansıtmadığı görülmüştür. 

Bir kısım isimlerin seçim sürecinde kendini hükümete şirin göstermek adına yaptıkları açıklamalarının destek görmediği ortaya çıkmıştır...

7 HAZİRAN'DA SANDIKLARA KOŞUN...

Oy verme mecburiyeti yoktur, oy verme sorumluluğu vardır.

Verilecek her oy vatanın mukaddesatını belirleyecektir. 

Bu bakımdan tüm vatandaşların sandığa gidip, iradesini ortaya koyması vatan borcudur. 

Oyun şu partiye, bu partiye verilmesi önemli değildir. 

Önemli olan verilecek oyla Türkiye'nin kaderini belirlemektir.  

Onun için 7 Haziran'da yapacağımız en iyi iş ailemizle, yakınlarımızla sandıklara koşmak olacaktır. 

Oy verdikten sonra yapılacak en önemli konuyu da oylara sahip çıkmak oluşturuyor. 

'Oy hırsızlığı yapılacak' yönünde iddialar dillendirilmeye, sosyal medyada oy çalağı iddia edilen kişilerin isimleri verilmeye başlandı. 

Oy hırsızlığı sözleri şimdilik iddia ama ateş olmayan yerden duman çıkmaz der atalarımız.

Bu bakımdan sandıklarda her türlü tedbir alınmalıdır. 

Sayım bitmeden hiçbir sandık görevlisi ve başkanı okuldan ayrılmamalıdır. 

Unutulmamalı ki seçmenin oyuna sahip çıkmak, partilerin namusudur...