KONTV ekranlarında Eğitimci -Gazeteci- Yazar- Şair Salih Sedat Ersöz tarafından hazırlanan ve Eylül ayından bu yana izleyiciler ile buluşan Şiirler Yarışıyor programı izleyicilerin büyük beğenisi ile devam ediyor. KONTV’de Eylül Ayının ilk haftasında başlayan ve 5 ay süreyle haftalık periyotlar halinde yapılan ŞİİRLER YARIŞIYOR adlı programın yapımcısı Eğitimci -Gazeteci- Yazar- Şair Salih Sedat Ersöz, Konya Yenigün Gazetesine anlattı.

3-2-81

Şiirler Yarışıyor programı nasıl başladı ?                                                

Yıllardan bu yana mümkün oldukça TV’lerdeki yarışmaları izlemeye çalışırım. Kur’an-ı Kerim’i okuma yarışması, yemek yarışması, bilgi yarışmaları vb. yarışmaları zaman buldukça takip ederim.  Kur’an-ı Kerim’i kimin en güzel okuyacağından ziyade nasıl okuduğu ile ilgilenirim. En güzel yemeği kimin yapacağından ziyade nasıl yaptığı benim daha çok ilgimi çeker. Bilgi yarışmalarını kimin kazandığı değil, sorulara verilen doğru cevapların oranını önemserim. Yani şahıslar değil, sonuçta nasıl bir güzellik ortaya çıktığıdır benim için önemli olan… İki yıl kadar önce bir yarışmayı izlerken birdenbire zihnimde şöyle bir şimşek çaktı. TV’de her tür yarışma olur da şiir yarışması niçin olmasın? Böyle bir düşüncenin birdenbire zihnimde canlanmasında elbette şairliğimin ve şiiri sevmemin büyük etkisi vardı.  Günlerce düşündüm ve şöyle bir sonuca vardım kendi kendime… Elbette olur. Hem de çok güzel olur. Önemli olan bir güzelliğin ortaya çıkması değil mi? Şiirin olduğu yerde güzellik olur. Şiirin olduğu yerde sevgi olur. Şiirin olduğu yerde birlik, beraberlik, kardeşlik olur. Bunan sonra bu düşüncemi gerçekleştirmeye karar verdim. Nasıl olması gerektiği ile aylarca kafa yordum. Kendi kendime bir proje hazırladım.  Bir şiir okuma yarışması olmayacaktı bu program… Yarışmacılar kendi yazdıkları şiirlerle katılacaklardı yarışmaya… Yazacaklar ve yazdıklarını canlı olarak TV’de okuyacaklardı. Programın formatını kafamda canlandırdıktan sonra çevremdeki birkaç dostumla paylaştım bu düşüncemi. Önce tereddütle karşıladılar. TV’de şiir yarışması… Bugüne kadar hiç olmamıştı. Türk TV’lerinde örneği yoktu.  Sonra ben anlattıkça, açıkladıkça olabileceğine hem de çok güzel olacağına inandılar. Böyle bir programın ilgi göreceğini dile getirdiler. Artık projeyi müşahhas hale getirmeliydim. Bunun için öncelikle jüri üyelerine ihtiyaç vardı. Kimlerin olabileceği ile ilgili haftalarca kafa yordum.  Jüri üyeleri şiiri iyi bilen, şiirden anlayan, şiir yazan ve şiirleri değerlendirebilecek kişilerden oluşmalıydı. Uzun uzun düşündükten sonra kararımı verdim. Jüri üyeleri şu isimlerden teşekkül ederse bu şartları tam manasıyla yerine getiren kişiler oluşmuş olurdu. Edebiyat Hocası Prof. Dr. Sinan Gönen, Şair - Yazar Prof. Dr. Hüseyin Muşmal, Konya’mızın usta şairlerinden Şair - Yazar Tayyar Yıldırım ile ortaokul sıralarından itibaren şiir yazma geçmişi ve 45 yıllık yazarlığı bulunan, eğitimci, Konya İl Kültür Müdürlüğü yapmış, Büyükşehir Belediyesinde çok sayıda kültürel faaliyetlere imza atmış, çeşitli ödüller kazanmış, TV programcısı bendeniz Salih Sedat Ersöz…  Her biri şiir değerlendirme konusunda uzman olan bu isimler bu iş için biçilmiş kaftandı. Ama bu kâfi değildi. Beşinci olarak da her hafta değişen, kendisi ile şiir ve kültürel konularda sohbet edebileceğimiz, yine şiirden anlayan misafir jüri üyesi de olursa program canlılık kazanırdı. Sıra bu isimlerle konuşmaya gelmişti. Belirlediğim isimlere hem konuyu açıyor hem de kendilerini jüri üyesi olarak düşündüğümü belirtiyordum. Her biri ayrı ayrı böyle bir programın çok ilgi çekeceğine inandılar, bana güvendiler ve seve seve görevi kabul ettiler. Kendilerine müteşekkirim. Düşüncelerim arasında programa halkımızın da katılımını sağlamak vardı. Bunun nasıl sağlanacağı konusunda kafa yorarken en iyi yolun oylamaya halkın da katılması gerektiği olduğunu düşündüm. Bütün bunlardan sonra program düşünce bazında hazır hale gelmişti. Jüri üyeleri de belirlenmişti. Hatta kafamda misafir jüri üyelerinin kimler olabileceğini ve programın ismini bile canlandırdım. Tabi bu aşamaya gelinceye kadar bir yıldan fazla süre geçmişti. Şimdi sıra Hasbihal programı yaptığım KON TV yetkilileri ile görüşmeye gelmişti. Nasıl karşılayacaklardı acaba? Daha önce hiç denenmemiş, örneği olmayan bir programı kabul edecekler miydi? Bu düşünceler içinde Mart ayının ilk günlerinde konuyu Nurettin Bay kardeşimle paylaştım. “Bir düşünelim abi” dedi haklı olarak…  Bir süre sonra tekrar görüştük. Bu defa daha etraflıca masaya yatırdık konuyu… Bu defa “abi benim aklıma yattı. Ramazan geçsin. Arkasında seçimler var. Onu da atlatalım. Konuyu arkadaşlarla TV’de görüşerek bir karara varalım. Ben de şiiri severim. Şiiri gündeme getirmemiz gerekir” diyerek umut verdi.  Seçimler de geçtikten sonra bu defa jüri üyesi olarak tespit edilen şairler ve hocalarımızla birlikte KON TV’ye giderek tüm yetkililerin de hazır bulunduğu ortamda konu bütün teferruatı ile konuşuldu ve “Şiirler Yarışıyor” ismiyle yapılmasına karar verildi.  Bir hafta içinde şartnameyi hazırladık. Sonra jeneriği, fragmanı hazırlandı ve ilan edildi. İlandan birkaç gün sonra şiirler gelmeye başladı. Jüri üyeleri olarak ön elemeyi yapıyor ve yarışmaya katılmaya hak kazanan şiirlerin hangi gün yarışacağını tespit ediyorduk. Artık her şey hazırdı. Heyecanla ilk programı beklemeye başladık.

Yarışmanın ödülü hakkında neler söylersiniz?

Program hakkındaki düşüncelerim içinde böyle bir programın ödüllü olması gerektiği de vardı. Aslında hafta birincilerinden başlayarak ay ve sezon birincilerine ödül verilmesini istiyordum. Ödül altın olsun diye düşündüm. Zira altın, ödül olarak oldukça cazip olurdu. Bunun için sponsor arayışına başladık. Gerek belediyelerden gerekse özel şirketlerden sponsor olabilecek kurum ve kişilerle görüşmeler yaptık. Araştırmalarımız sonunda SEVASO DIŞ TİCARET MAKİNE LTD. ŞTİ. Başkanı işadamı Fatih Akdemir Bey sponsor olabileceğini bildirdi.   Fatih Akdemir Bey ile görüşmelerimizin sonunda ay birincilerine çeyrek altın, dönem birincisine de yarım altın verilmesini kararlaştırdık. Bir işadamımızın kültüre, şiire verdiği katkı bizi son derece memnun etti. Fatih beye verdiği bu çok önemli destek nedeniyle şükranlarımı sunuyorum.  Bütün bunlardan sonra geriye programın tarih ve saatinin belirlenmesi kalmıştı. KON TV’nin yeni yayın dönemi 18 Eylül Pazartesi günü başlayacaktı. Bizim programın günü Cuma akşamı olarak belirlendi. Böylece ilk programımız 22 Eylül Cuma günü saat 21.40 da yapılacaktı. Öyle de oldu ve iki yıl boyunca hayalimde canlandırdığım program benim moderatörlüğümde böylece başlamış oldu. İlk programdan önce jüri üyeleri ile bir araya gelerek programın içeriği ile ilgili çok geniş bir istişare yaptık, kararlar aldık. O istişareler ışığında başlayan programımız gayet güzel bir şekilde devam ediyor. Onuncu haftaya başlarken program saatinde bir değişiklik oldu. Bundan sonra program Cuma günleri saat 20.45’de başlayacak.  Kültürümüzün önemli bir bölümünü ihtiva eden şiirimize ev sahipliği yapan, şiir gibi çok büyük bir güzellik içeren programımızı ekranları aracılığı ile halkımıza ulaştıran KONTV’nin çok kıymetli yöneticilerine, Ahmet Özer, Nurettin Bay, Yaşar Toy beylere, teknik ekibe ve emeği geçen herkese şükranlarımı sunuyorum.

3-3-79

Programın formatı, içeriği hakkında bilgi verir misiniz?

Her hafta bize gelen şiirler içinden 4 şiir seçiyoruz. Seçilen bu şiirlerin şairleri yarışmada şiirlerini canlı olarak okuyorlar. Hafta birinciliğinde Konya’da ikamet eden şairler bizzat KON TV’ye gelerek, Konya dışındakiler de canlı bağlantı ile seslendiriyorlar şiirlerini… Ay birinciliği yarışmasına katılacak olan şairlerin mutlaka Konya’da KONTV’de olmaları gerektiğini söylüyoruz. Daha önce de belirttiğim gibi bu bir şiir okuma yarışması değil. Yazılan şiirler jüri tarafından birçok özelliği ile değerlendiriliyor. Kafiye, vezin, ayak, konu, özgünlük, bağlantı, duygu, ahenk, konu bütünlüğü ve yorum gibi değerlendirme kriterleri esas alınıyor. Bunların her biri 10 / 100 oranında etki ediyor. Her bir jüri üyesi 100 üzerinden puan veriyor. Ön elemeyi geçerek TV’de yarışmaya katılmaya hak kazanan şiirler 70 puan almış oluyorlar. Şiirin yazılması, yarışmaya katılma cesaretinin gösterilmesi ve ön elemeyi geçerek TV’ye davet edilmesi 70 puan anlamına geliyor. Jüri üyeleri olarak bizler 70 ile 100 arasında puan veriyoruz. Dördü daimi biri de her hafta değişen misafir jüri üyesi olan toplam beş kişi puanını veriyor. Ayrıca Instagram üzerinden halkın da katılımı sağlanıyor. Halkın oyları yüzde olarak geliyor ve özel bir değerlendirme kriteri ile bu yüzdeler puana dönüştürülüyor. Halk jürisinin oyları da yüzdelerine göre yine 70 ile 100 arasında belirleniyor. Verilen puanlar toplanarak 6’ya bölünüyor. Böylece her şiirin ortalama puanı ortaya çıkıyor ve haftanın birincisi olan şiir bu şekilde belirlenmiş oluyor. Dört hafta boyunca seçilen hafta birincileri beşinci haftada ay birincisi olmak için yarışıyorlar. Dört ayın sonunda seçilen ay birincileri de dönem birincisi olmak için yarışacaklar. Böylece beş aylık bir programın birinci sezonu tamamlanmış olacak. Yani bu programın bir sezonu 5 ay devam ediyor. Daha sonra yapacağımız durum değerlendirmesi ile ikinci sezona devam edip etmeyeceğimize karar vereceğiz.  Şunu da söyleyeyim. Şairlerimiz şiirlerini göndererek yarışmaya katılabilirler. Yarışmaya katılmak, programın sezonunun tamamlanmasından yaklaşık bir ay öncesine kadar devam eder. Tahmini olarak yarışmanın birinci sezonu Şubat ayında sona erecek. Bu takdirde şiirler Ocak ayı içine kadar gönderilebilir. Gönderilen şiirlerin yarışmaya katılmasının bir süresi yoktur. Yani şairlerimizin bir süre geçtikten sonra tekrar şiir göndermelerine gerek yok. Gönderilen şiirler her zaman için geçerlidir. Yeter ki ön elemeyi geçsinler. Yarışmamızın İkinci sezonu da devam ederse ayrıca duyuru yapılır.

Vatandaş, ikinci ele yöneliyor Vatandaş, ikinci ele yöneliyor

Oy kullanmaya halkın katılımı nasıl?

Halkın oy kullanmaya katılımı ilk programda tam bin kişiyle başladı. İkinci ve üçüncü programlarda 800 - 900 kişi olarak devam etti. Dördüncü programda binin üzerine çıktı. Beşinci hafta 1200 kişiye, daha sonraki haftalarda 1800 kişiye ulaştı. Dokuzuncu haftada ise 2463 kişi, saati değişen onuncu haftada 1300 kişi oy kullandı. Bu rakamların daha da artacağına inanıyoruz. Şunu da ilave edeyim. Yarışmanın sonucuna halk jürisi etkili oluyor. Jüri üyeleri olarak bizim birinci seçtiğimiz bir şiiri halkın oyları ikinciliğe düşürebiliyor, ikinci seçtiğimizi de birinciliğe yükseltebiliyor. Ancak bu değişiklik jürinin oyları arasında az fark olan şiirler arasında olabiliyor. Bu şekilde iki defa jürinin birinci yaptığı şiir halkın oyu ile ikinci oldu. Bu sebeple halkın oyu etkili olabiliyor. Oy kullanmak da oldukça basit. Yarışmada tüm şiirler okunduktan sonra İnstagram’da KONTV sayfasının Hikâye bölümünde 4 şairin de ismi yer alıyor. Tercih ettikleri şairin ismini tıklayarak oy kullanmış oluyorlar. Bizim önümüze yüzde olarak geliyor. Biz onu puana dönüştürüyoruz. 

Bu yarışmanın amacı nedir?

Bizim bu programı yapmamızın tek amacı yarışma değil elbette. Yarışma, programı daha cazip hale getirmek için düşünüldü. Programımızın asıl amacı kültürümüzün, Türk Edebiyatımızın önemli bir bölümü olan şiiri gündeme taşımak, şiiri sevdirmek, şiir yazma yolunda yeni yürekleri teşvik etmek ve şiir dinleyen, şiirin güzelliğini kalplerinde, gönüllerinde hisseden bir neslin yetişmesine katkı yapmak ve aynı zamanda izleyicilerimizin şiirle, güzellikle dolu, çok hoş bir vakit geçirmelerini sağlamaktır. Biz millet olarak şair bir milletiz. Ozanlık, şairlik bizim tarihimizde önemli bir yer tutar. Osmanlı sultanlarının büyük bir çoğunluğu şairdir hatta bestekârdır. Padişahlarımız bugün bile zevkle okuduğumuz şahane şiirler yazmışlar. Benim bu konuda da çalışmam mevcut. Bu çalışmamı birkaç yerde konferans olarak sundum. Şiir gelişirse edebiyat gelişir, kültürümüz gelişir. Bu programla kültürümüzün gelişmesine ve yayılmasına ne kadar katkı sağlayabilirsek kendimizi o kadar bahtiyar hissederiz. 

3-4-74

Şiir sizce çok mu önemli? Size göre şiir nedir?

Şiir, candır, canandır, değerdir, kültürdür. Şiir hayallerin, sevinçlerin, acıların, hasretin, sevdanın, umudun, tarihin manzum olarak aktarılması, yani gönülden kopan damlaların duygu ve ahenk olarak yansımasıdır. Şiir ruhu incelten, kalplere Yunus’un diliyle Yaratan’dan ötürü yaratılanı sevmenin formülünü yerleştiren, insaf, merhamet duygularının toplumda çoğalmasına vesile olan, sevgi, saygı, hürmet gibi güzelliklerin artmasına yol açan önemli bir faktördür.  Şiir bedeni, ruhu ve gönlü her türlü yorgunluktan arındıran, pasiflikten aktifliğe, çirkinlikten güzelliğe, karanlıktan aydınlığa ulaştıran edebi bir sanattır. Şiir kaynağı kalp olan her türlü mutluluk ve hüzünleri tattıran, insana keyif veren akıcı, sürükleyici tarzda içimizden dökülen duygu ve düşünce yoğunluğudur. Şiir kalpten taşarak dökülen, dilden dizeler halinde yansıyan çağlayan bir duygu, sel olup akan bir ruhsal hareketlilik, coşku dolu bir düşünce, olağanüstü bir his barındıran ve güzellikler içeren anlatım biçimidir. Şiir türkülerimizin, marşlarımızın, destanlarımızın, ağıtlarımızın, ninnilerimizin sevinç ve kaygılarımızın ifadesidir.  Şiir ruhu harekete geçiren, gönülleri coşturan, duyguları kıyama kaldıran, düşünceleri güzelleştiren, birlik- bütünlüğümüze ve kardeşliğimize katkı yapan, milli duygularımıza tercüman olan ezgidir, dizelerdir.  Şiir öyle bir sanattır ki kaynağı yürektir, uyarıldığı yer yürektir, etkisi yüreğedir. Yani yüreği etkileyen en büyük yürek sesi, yürek eseridir. Şiir gerektiğinde düşmana keskin kılıç, dosta şefkatin, merhametin, güvenin anahtarıdır. Şiirde okuyanı ve dinleyeni büyüleyen bir sır, bir güzellik, çözülemez bir gizem, kulağa hoş gelen bir söz dizisi vardır. Şiir gülün, çiçeğin açması, böceğin uçması, yeryüzü ve gökyüzünün tasviri, yeşil ve mavinin güzelliğidir.  Şiir Anadolu kültürünün en önemli parçasıdır. Şiir acısıyla tatlısıyla akıp giden bir hayat ve toplumun dilidir.  Ve şiir Efendimizin diliyle; “Ok’dan daha çok tesirli” bir sözdür. Cahiliye devrinde ve Asr-ı Saadet’te, Arabistan yarımadasında şiir ve edebiyatın büyük önemi olduğu biliniyor. Yarışmalar düzenleyip birincilik kazanan şairlerin şiirlerini Kâbe’nin duvarlarında herkesin görebileceği şekilde asarlardı. O dönemde herkes kendi fikirlerini, şiirle beğendirmeye çalışıp zaman zaman propaganda malzemesi yapıyordu. Din düşmanları da aynı yolu acımasızca kullanıyordu. Müşrik şairler, fütursuzca İslamiyet’e saldırıp İslamiyet’le ve Peygamber Efendimizle alay ediyordu. İşte bu hain propagandaya karşı, İslam’ın ilk büyük şairleri üç kişiydi. Hassân b. Sâbit (ra), Kâ’b b. Züheyr (ra) ve Abdullah bin Revâha (ra). Bu sahabeler Peygamber şairi olarak ün yaptılar. Bu isimlerin yazdığı beyitler ve kıtalar hemen ezberleniyordu. Her yerde tekrarlanan bu şiirler, İslâm düşmanlarına karşı bir mızrak, bir ok tesiri uyandırıyordu. Bu arada şairler için bir Ayet indi. Ayet-i kerimede Cenâb-ı Hak mealen “Şairlere gelince, onlara yoldan sapanlar uyar” buyuruyordu. Bu şiddetli hitap karşısında Hz. Abdullah ve arkadaşları hüzne gark oldular. Nebiler Serveri ayetin devamını okuyunca rahatladılar: “Ancak iman edip dünya ve âhiret için yararlı işler yapanlar, Allah’ı çokça ananlar ve haksızlığa uğratıldıktan sonra kendilerini savunanlar başkadır. Onlar öteki şairler gibi değildirler.” Hz. Abdullah ve arkadaşlarının da bundan başka amaçları olmadığı aşikârdı. Onlar dini övüyor, din düşmanlarını yeriyordu.  Hz. Enes anlatıyor: "Resûlullah aleyhissalatu vesselam Umretu'l-kaza sırasında Mekke'ye girdiği zaman şairi Abdullah İbnu Ravaha, önünde yürüyor ve şu şiiri okuyordu: "Ey kâfirler; Rasûlullah'a yol açın. Bugün O’na gelen vahiy adına, size öyle bir vururuz ki, tepenizi yerinden uçurur. Ve dostu dostuna unutturur." Bunu gören Hz. Ömer: "Ey İbnu Ravaha! Sen Rasûlullah'ın önünde ve Allah'ın harem bölgesinde şiir mi okuyorsun?" dedi. Rasûlullah: "Ey Ömer bırak onu. Onun şiirleri, Mekkeli kâfirlere okdan daha çabuk tesir eder!" diyerek müdahale etti." Amr İbnu'ş-Şerrid, babası Şerrid'den naklen anlatıyor: "Bir gün ben Rasûlullah'ın bineğinin arkasına binmiştim. Bir ara bana: "Hafızanda Ümeyye İbnu Ebi's-Salt'ın şiirinden bir şeyler var mı?" diye sordu. Ben: "Evet!" deyince: "Söyle!" dedi. Ben kendisine bir beyt okudum. O yine: "Devam et!" dedi. Ben bir beyt daha okudum. O yine, "Söyle!" emretti. Böylece kendisine yüz beyit okudum." Hz. Bera (radıyallahu anh) anlatıyor: "Resûlullah aleyhissalatu vesselam, Kureyza günü, şairi Hassan İbnu Sabit'e: "Müşrikleri hicvet, zira Cebrail seninle beraberdir!" dedi." Şiir budur işte… Şiirin olduğu yerde öyle bir güzellik ortaya çıkar ki bu güzelliği herkese yansıtmamız lâzımdı. Programımızın en büyük amacı işte bu güzellikleri halkımıza yansıtmaktır.

3-5-73

Programda şu anda hangi aşamadasınız?

Bizler jüri üyeleri olarak gelen şiirleri inceleyerek her haftanın yarışmacılarını belirliyoruz. Belirlenen bu şiirler yarışmaya katılmaya hak kazanıyor. Birinci ayın birinci haftasında Fatih Avcı’nın “Oğul” şiiri, ikinci hafta Erdoğan Öner’in “Evlat Dedi” şiiri, üçüncü hafta Ahmet Şener’in “Ali Geliyor” şiiri, dördüncü hafta Faruk Gökbulut’un “Son Örtüm” şiiri hafta birinciliklerini kazandılar. Beşinci haftada hafta birincisi olan şairler farklı şiirleriyle ay birinciliği için yarıştılar. Yarışma sonunda Ahmet Şener’in “Nerde?” şiiri ay birincisi oldu ve şair Ahmet Şener çeyrek altın ödülünü aldı.  İkinci ayın birinci haftasında Ahmet Arslan’ın “Ya Kahhar” şiiri, ikinci haftasında Salih Kozan’ın “Emperyalist Alçaklar” şiiri, üçüncü hafta Recep Öğütçü’nün “Ağla Çocuk Ağla” şiiri, dördüncü hafta Özlem Maria Zafer’in “Korkum Ağlıyor Anne” şiiri hafta birinciliklerini kazandılar. Hafta birincisi olan bu şiirlerin şairleri onuncu haftada 24 Kasım Cuma günü farklı şiirleri ile ay birinciliği için yarıştılar. Yarışma sonunda Özlem Maria Zafer’in “Gece Geçer Göz Kapaklarından” şiiri ay birincisi oldu ve şair Özlem Maria Zafer çeyrek altın ödülünü aldı. İkinci ay birincisinin de belirlenmesi ile onuncu hafta tamamlanmış oldu. 1 Aralık Cuma günü 11. haftada 3. Ayın ilk hafta birincisi seçilmiş olacak. Programda şu anda bu aşamadayız. Daha sonraki haftalarda üçüncü ve dördüncü ayın önce hafta birincileri sonra ay birincileri belirlenecek. 4 ay birincisi bu şekilde belli olunca son olarak ay birincileri sezon birinciliği için yarışacaklar. Böylece birinci sezon tamamlanmış olacak.  Hemen şunu da belirtmeliyim ki bu program; iyi şiir – kötü şiir veya kaliteli şiir – kalitesiz şiir ayırımı yapan bir program değil. Her şeyin olduğu gibi şiirin de kendine göre ölçüleri var. Bu ölçüleri yukarıda belirttim. Jüri üyeleri bu ölçülere tam uyan veya en yakın olan şiirleri seçiyorlar. Yoksa her şiirin elbette kendine göre bir güzelliği var ama bu şiirlerin her birinin verdiği duygu farklı oluyor. Şiirde duygu, ahenk, şiirsellik, teknik özellikler çok önemli. Puanlar bunlara göre veriliyor.

Misafir jüri üyeleri kimlerden oluşuyor?

İlk programımızın misafir jüri üyesi Efsane Başkan Doç. Dr. Halil Ürün Bey’di. Kendisi Konya’mızın unutulmayan Büyükşehir Belediye Başkanı, güçlü bir şair ve çok iyi bir şiir yorumcusudur. İlk programımızda Başkanımızı ağırlamaktan büyük bir zevk duyduk. Davetimizi kabul ederek Ankara’dan geldi. Kendisine kalbî şükranlarımı sunuyorum.  İkinci haftada eğitimci yazar Ali Erkan Kavaklı Hocamız, üçüncü ve dördüncü haftada Edebiyat Hocası Doç. Dr. Sena Küçük hanımefendi, beşinci haftada şair Prof. Dr. Ahmet Alkan Hocamız, altıncı haftada şair Prof. Dr. Alaattin Aköz Hocamız, yedinci haftada şair – ozan Ahmet Poyrazoğlu, sekizinci haftada Edebiyat Hocası Prof. Dr. Nuri Şimşekler, dokuzuncu haftada Edebiyat Hocası Dr. Mustafa Çıpan, onuncu haftada Karaman’ın bol ödüllü şairi İbrahim Şaşma misafir jüri üyesi olarak görev yaptılar. Hepsine şükranlarımı arz ediyorum. Bundan sonra da şiirden iyi anlayan ve şiiri değerlendirebilecek kişileri misafir jüri üyesi olarak davet etmeye devam edeceğiz. 

3-6-75

Türkiye’de bir ilk olan yarışma hakkında son olarak neler söylersiniz?

Daha önce de belirttiğim gibi bu yarışma Türkiye TV’lerinde bir ilk. Bu sebeple programı oldukça önemsiyoruz ve ilk olmanın gururunu yaşıyoruz. Çok güzel, çok önemli, çok faydalı bir program yaptığımıza inanıyoruz. Programımız halkın yanında oldukça elit, seçkin bir kesim tarafından izleniyor. Ülkemizin her ilinde yaşayan çok ünlü şairler arayarak tebriklerini iletiyorlar. Şiirin, kültürün, edebiyatın kıymetini ve önemini bilenler programımızı her hafta dört gözle beklediklerini ifade ediyorlar.   Programımız bundan sonra her Cuma saat 20.45 de KONTV ekranlarında olacak. Bu program ailecek izlenmesi gereken bir program. İzleyenler sadece şiirle dolu hoş vakit geçirmekle kalmıyor aynı zamanda şiir, edebiyat ve kültürümüzle ilgili çok şey öğreniyorlar. Program bu yönüyle bir mektep niteliğinde… Şairlerimizi şiirlerini göndermeye, halkımızı da programı izlemeye ve oylarını kullanmaya davet ediyorum.

Böyle güzel ve oldukça faydalı program için ekranlarını açan KON TV’nin yukarıda isimlerini belirttiğim çok kıymetli yönetim kadrosuna ve emeği geçen herkese, jüri üyelerimize, birinci olsun olmasın yarışmaya katılan tüm şairlerimize ve izleyicilerimize medyûn-u şükrân olduğumu bir kere daha belirtiyorum. Bana bu fırsatı verdiğiniz için şahsınıza, başta Mustafa Arslan bey kardeşim olmak üzere Yenigün gazetemizin tüm kadrosuna da teşekkürlerimi iletiyorum.

ABDULLAH BAŞYEMENİCİ