Başbakan Ahmet Davutoğlu, hafta sonunu Konya'da, doğup büyüdüğü topraklarda geçirdi. Yeni Başbakan olmasına, yoğun siyasi gündeme rağmen Konya'da geçirdiği iki gün, bir anlamda onun geçmişini unutmadığını, nereden geldiğini iyi bildiğini, geleceğe bakarken de geçmişteki değerler ışığında baktığını gösteriyordu. 

Yoğun siyasi gündemle dolu bir hafta sonu oldu Konya için. Aslında bu kadar yoğun bir siyasi atmosfere Konya olarak uzun zamandır uzak kaldığımız için pek de alışık değildik. Şehrimize Başbakan gelmiş ve iki gün boyunca burada ikamet etmiş...

Başbakan'ın Konya'da olduğu süreç içerisinde yaygın basın kuruluşlarının temsilcileri de Konya'daydı. Pazar günü Başbakan Davutoğlu'nun konutunun önünde ayaküstü sohbet etme fırsatımız oldu yaygın basının temsilcileri ile. 

“Bundan sonra Konya'ya çok geliriz artık. Bizim de ayağımızın biri sürekli Konya'da olur” diye esprili bir şekilde Başbakan'ın Konya'ya olan sevgisini, muhabbetini ve hayranlığını anlatıyorlar. 

Bekleriz, Konya'nın ev sahipliğinden umarım memnun kalmışlardır. Hoşgörülüdür bizim insanımız, misafirini sever, sayar...

Başbakan'ın Konya'ya geldiği ilk gün toplu açılış ve temel atma töreni vardı. Neyi açacağını, neyin temelini atacağını bilmiyorduk ve o yüzden de merak ediyorduk. Çünkü öncesinde nerede ne yapılacağı ile ilgili bir bilgi gelmemişti. 

Konya'nın yıllardır çözemediği, bir türlü sonuca ulaşamadığı dış çevreyolu ile ilgili ilk somut adım Başbakan Prof. Dr. Ahmet Davutoğlu'nun huzurunda ve yine onun emek ve gayretleri ile atıldı. 

Bakın, uzun zamandır yapılacak yapılacak diye beklediğimiz ancak bir türlü sonuç alamadığımız dış çevreyolu için gerekli çalışma istenince yapılabiliyormuş

Bu da Başbakan farkı diyelim...

Tabi yine bu toprakların insanları olan Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Lütfi Elvan ile aynı bakanlığın Müsteşar Yardımcısı olan Hamdi Yıldırım'ın da hakkını yememek lazım...

Bürokraside ve özellikle ulaşım ayağında Konya'nın bu kadar güçlü olması demek, Konya'nın kısa zamanda her alanda ulaşılabilir bir şehir olacağı anlamına da gelir. En azından bizim beklentimiz bu yönde...

Bunun göstergelerinden biri de Konya ile Alanya'yı daha yaklaştıracak olan yolun yapılıyor olması. Konya - Alanya 2 saat... Konyalılar pek sevinecek bu habere...

Başbakan Davutoğlu, Konya'ya yalnız gelmedi. Neredeyse Ankara'yı sırtlayıp gelmiş de diyebiliriz. İsim isim saymanın lüzumu yok. Başbakan Yardımcıları, Bakanlar, hep Konya'da idi. 

Hemşerimiz ve Başbakanımız Davutoğlu, birçok müjdeli haberi Konya'ya ilk geldiği gün gerçekleştirdiği mitingde verdi. 

Bu arada, Başbakanla birlikte gelen heyetin içerisinde bulunan Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç'a söz hakkı verilmesini de Başbakan Davutoğlu istedi.

Başbakan bu isteğini Büyükşehir Belediye Başkanı Tahir Akyürek ile paylaştı. Akyürek de programın sunucusuna konuyu iletmek için yoğun bir çaba içerisine girdi.

Diğer taraftan Başbakanlık korumaları da sunucuyu susturmaya çalışıyor, el kol işaretleri yaparak dikkatini çekmek istiyorlardı. 

Bir türlü sunucunun dikkatini çekemediler. Netice itibariyle onca çaba boşa gitti. Sunucu, çoktan Başbakan Davutoğlu'nun ismini anons ederek kürsüye Başbakan'ı davet etti. 

Bülent Arınç, Konya'da hitap edemedi. 

Bizim için önemli olan Başbakandı, Başbakan'ın ne dediğiydi, Başbakan'ın Konya ile ilgili mesajlarıydı. O yüzden Bülent Arınç, konuşmuş-konuşmamız fazla da ırgalamaz bizi yani.

Ancak, arkadaşlarımız Davutoğlu'nun Akyürek'e bakışını ve Akyürek'in sunucuyu susturamamanın vermiş olduğu hezeyanını çok güzel yakalamışlar fotoğraf karesinde. 

Ne diyelim, nazarlık olmuş nazarlık...

Mesnevi'den:

“Akıllı kişi, artığa, eksiğe bakmaz; çünkü ikisi de sel gibi geçer. Sel, ister saf olsun ister bulanık... Madem ki baki değildir ondan bahsetme...”