Konya, tarih boyunca yolların kesiştiği bir şehir oldu. İpek Yolu’ndan hac yollarına, kervanların izinden tren raylarına kadar bu şehir hep “ulaşım” ile anıldı. Bugün ise Konya, bir kez daha tarihî bir eşiğin tam ortasında duruyor: Ulaşım sorunu çözüm aşamasında; Konya demir ağlarla örülmekte fakat bu çözüm, sabırla, emekle ve biraz da fedakârlıkla yazılıyor.
Bugün Konya sokaklarında bir gürültü var. Kazılan yollar, yön değiştirilen kavşaklar, geçici sıkışıklıklar… Kimileri için bu bir çile, kimileri içinse umut. Çünkü her kazma darbesi, geleceğin Konya’sına atılan bir imza aslında. Rahatsız eden her geçici aksaklık, kalıcı bir rahatlığın habercisi.
Unutmayalım: Hiçbir büyük şehir, sancı çekmeden büyümedi. İstanbul köprülerini, Ankara bulvarlarını, Bursa tünellerini bir günde yapmadı. Konya da yapmıyor. Ama Konya, her zamanki gibi sessizce ve vakar içinde yol alıyor.
Tramvay hatları, yeni çevre yolları, bisiklet yolları, akıllı kavşaklar, toplu taşıma düzenlemeleri… Bunlar sadece beton ve demir değil. Bunlar, sabah işe yetişmeye çalışan bir emekçinin duası, çocuğunu okula zamanında bırakmak isteyen bir annenin umudu, ambulans sireninin trafikte kaybolmaması için verilen bir mücadeledir.
Evet, bugün bekliyoruz. Bazen trafikte duruyor, bazen yolu uzatıyoruz. Fakat tarih bize şunu öğretir: Sabırla yapılan her iş, kalıcı olur. Mevlânâ’nın dediği gibi, “Dert insanı yokluğa götürür, yokluk da varlığa.” Bugünkü zahmet, yarının huzurudur.
Konya’nın ulaşımı sadece bugünü değil, yarım asır sonrasını hedefliyor. Nüfusu artan, sanayisi büyüyen, üniversiteleriyle gençleşen bir şehir, eski yollarla taşınamaz. Dar sokaklar geniş ufukları kaldırmaz. İşte bu yüzden yapılan her çalışma, bir zorunluluktur; bir tercih değil.
Elbette eleştiri olacak. Elbette sorular sorulacak. Bu, demokrasinin ve şehir bilincinin gereğidir. Ama eleştirirken unutmamamız gereken bir şey var: Yapılan her iş, bu şehrin insanı için yapılıyor. Hiç kimse, bilerek bir şehri kilitlemez; bilerek bir vatandaşı yormaz.
Bugün Konya’da ulaşım konuşuluyorsa, bu bir problemin değil; bir çözüm iradesinin göstergesidir. Asıl korkulması gereken, hiçbir şey yapılmamasıdır. Çünkü hareketsizlik, bir şehrin en büyük felaketidir.
Bir gün, bugünkü sıkıntıları hatırlayıp gülümseyeceğiz. “Hatırlıyor musun, şu yol yapılırken ne çile çekmiştik?” diyeceğiz. Ama o gün geldiğinde, daha hızlı, daha güvenli ve daha huzurlu bir Konya’da yaşayacağız.
Konya, bugün yaşadığı geçici sıkıntılara rağmen yarınlarını inşa etmektedir. Ulaşımda atılan her adım; sabırla, planla ve şehrin geleceği düşünülerek atılmaktadır. Bu süreçte sorumluluk alan, eleştirilere rağmen hizmetten vazgeçmeyen ve Konya’yı yarınlara hazırlama iradesi gösteren Konya Büyükşehir Belediye Başkanı Sayın Uğur İbrahim Altay’a ve emeği geçen tüm ekiplere teşekkür ediyoruz. Yapılan her hizmetin, bu kadim şehre hayırlı olmasını temenni ediyor; yolun sonunda daha rahat, daha güvenli ve daha huzurlu bir Konya’ya ulaşacağımıza yürekten inanıyoruz. Saygılarımla