Konya ekonomisinin amiral gemisi Konya Ticaret Odası’nda (KTO) bir seçim dönemi daha geride kaldı. 40 bini aşan üye sayısı ve A sınıfı akredite yapısıyla Türkiye’nin en büyük 6. odası konumunda olan KTO, sandıktan çıkan net tabloyla istikrar ve güven mesajını bir kez daha yeniledi.

Seçim rakamları tek başına çok şey anlatıyor: 70 meslek komitesinde belirlenen 366 komite üyesi ve 148 meclis üyesi… Yönetim Kurulu Başkanı Selçuk Öztürk’ün "Sarı Liste" ile girdiği yarışta, 70 komitenin 68’ini kazanması ve 148 meclis üyeliğinin 143’ünü alması, sahada yürütülen çalışmaların üyeler nezdinde bulduğu karşılığın açık bir özetidir.

Yalnızca Yük Taşıma ile Servis ve Yolcu Taşımacılığı komitelerindeki fireler dışında KTO seçmeni, mevcut vizyonun devamından yana tavır koymuştur.

Peki, bu ezici başarının arkasında yatan temel faktör nedir? Cevap oldukça net: Liyakat ve saha hakimiyeti. Oda seçimleri sadece oy verme işleminden ibaret değil; bir bakıma sektörlerin kendi içindeki temsil adaletidir.

Selçuk Öztürk’ün komite ve meclis listelerini oluştururken esas aldığı kriterler ve o isimlerin sahada aktif olması, üyelerle birebir temas kurması, sektörün dertleriyle dertlenip somut projeler üretebilmesi üyeler tarafından tescil edilmiştir.

Sandık gösterdi ki; masa başında değil, sahada varlık gösteren isimler güven oyu almaktadır.

5174 sayılı Kanun’un oda organlarına yüklediği misyon kağıt üzerinde belli. Ancak işin mutfağı olan Meslek Komitelerini işlevsel kılmak tamamen bir yönetim anlayışı meseledir.

Komitelerin her ay düzenli toplanması, sektör ziyaretlerinin kesintisiz sürmesi ve toplanan sorunların bir rapor niteliğinde KTO Yönetim Kurulu aracılığıyla TOBB ve hükümet nezdinde takibe alınması, odayı statik bir kurum olmaktan çıkarıp yaşayan bir çözüm merkezine dönüştürmektedir.

Şimdi gözler 9 Ekim Cuma gününe çevrilmiş durumda.

Meslek komiteleri ve meclis üyelerinin netleşmesinin ardından Başkanlık, Yönetim Kurulu, Disiplin Kurulu ve Meclis Başkanlık Divanı seçimleri tamamlanacak.

Görünen o ki, üyelerden aldığı güçlü yetki ve liyakat esasıyla tazelenen bu yapı; önümüzdeki dönemde de Konya tüccarının, sanayicisinin ve esnafının taleplerini Ankara’ya taşımaya, kentin ekonomik çıtasını yükseltmeye devam edecek.

Yeni dönemin Konya iş dünyasına hayırlı olmasını dilerim.