Şimdi Sabah Gazetesinde yazan seksenli yıllarda Tercüman Gazetesinde yazarken de yazılarını zevkle okuduğum takip ettiğim Yavuz Donat köşesinde başlık atmış; “CAMİNİN MUMUNU YİYEN KEDİNİN GÖZÜ KÖR OLUR.”

Rahmetli Hatunun Dedesi Hacı Abdullah Kılıçaslan Dede de; “Vakıf arazisinde uçan kuşun kanadı yanar.” Derdi.

Muhakkak devletlerin, milletlerin dolayısıyla Türk İnsanın muhakkak kırmızıçizgisi vardır. Ki, olmalıdır da öyle değil mi?

Elbette kırmızıçizgilerimizden taviz vermedik vermeyeceğiz. Taviz vermek isteyeni de hoş görmeyiz.

İçeri Çumralı Ömer Ali Şenöz Ağabey ile yol arkadaşlığı yapacağız ben şaka yollu takıldım.

--- Ömer Ali Ağabey tamam seninle yol arkadaşlığı yapacağız ancak, benim kırmızıçizgilerime uyacaksın.

--- Ne imiş Ahmet Başkan senin kırmızıçizgilerin?

Ben Ülkücüyüm, Çumra Konya daha ötesinde Türkiye Sevdalısıyım, MHP Genel Başkanı Dr. Devlet Bahçeliyi çok severim, Konya Spor yansıra Beşiktaş takımını tutarım. Daha çok da bu saydıklarım da benim kırmızıçizgilerim. Bilmem anlatabildim mi?

---- Tamam, Ahmet Başkan anladım. Deyince;

---- Saygıdeğer Ömer Ali Ağabeyim, tabi bu işin latifesi ki, senin partin, benim partim, yandaş fondaş, yoldaş, kardaş, arkadaş, nefret, sevgi, sempati, antipati sorunu değildir.

Haram lokma yiyen, devletin kasasından beslenen, tüyü bitmedik yetimin hakkını cebine indiren hem bu dünyada hem de öbür dünyada hesabını versin.

Doksanlı yıllarda ben MH Çumra İlçe Başkanıyım MHP Genel Başkan Yardımcısı Konya Milletvekilimi Servet Turgut Bey ile bir olaya müdahale etmiştik. Sözde bizim aynı görüşte olduğunu iddia ederek bize yakışmayan işler bir at şahanelerine;

---- Bak aslanım sen bu işi yapmadığını söylüyorsun başka deyişle iddia ediyorsun. Eğer bu yapıp da inkâr ediyorsan yarın oğlunda kızında çoluğunda çocuğunda beş beterini bulursun. Demişti. Bu bizim adamımız görmezden gelelim. Dememişti ki, biz hep böyle baktık. Varsa bir itham aklan gel deriz. Eskimez vekil Servet Turgut’a selam olsun!

Burada suiistimal yapan kim olursa olsun, ister imamın oğlu ister paşanın oğlu beyin oğlu, vekilin oğlu, isterse öz babamın oğlu olsun kul hakkı yediyse muhakkak hesabı sorulsun. Cezasını çeksin!

Abdullah Dedenin ifade ettiği üzere “Vakıf arazisinde uçan kuşun kanadı yanıyorsa rüşvet, yolsuzluk, irtikâp, kara para, sahtecilik, çete, örgüt, usulsüz bağış toplamak. Paravan şirket başka nitelikli dolandırıcılık, Naylon fatura, İhaleye fesat karıştırmak.. Hayali işler.. Terör örgütü üyeliği…

Bunları yapanların da kolu kanadı yansın cezasını çeksin

Tamam, değil mi?

*

Sosyal paylaşım sitesinde bir paylaşım dikkatimi çekti;

“Akıl hastanesinin bahçesinde sigara içiyordum. Merakımdan sanırım, bir şekilde orada buldum kendimi. Kendi halinde, oldukça normal davranan, yüz çizgilerinden kırklarında olduğunu düşündüğüm bir adamla göz göze geldik. Ben birkaç kafamı çevirsem de, o gözlerini üzerimden hiç çekmedi. Kıyafetlerinden anladığım kadarıyla misafirdi orada, hasta demeye dilim varmıyor şimdi.

Önce biraz çekindim, sonra cesaretimi toplayıp küçük adımlarla yaklaştım yanına.

"Sigara versene" dedi hemen. Sigarayı uzatırken;

--- "neden buradasınız?" demiş bulundum.

Sigarasını yaktı, tekrar gözlerini dikti üzerime. Kırpmıyordu bile, ürkmedim desem yalan olur. "İyi günler" dileyerek uzaklaşmaya karar verdim. "Belki de yanlış bir soru sormuşumdur. Belki canını sıkmışımdır ya da ne bileyim adam deli işte!" diye geçirdim içimden.

----"Sen neden burada değilsin?" diye bağırdı arkamdan. Öyle bir bağırdı ki, arkamı dönmeye korktum. Cinnetle bağırır gibi..

Döndüm yüzümü, olduğum yerde, yaklaşmadan baktım yüzüne.

Bu sefer sesini daha da yükselterek, tekrarladı;

"Sen neden burada değilsin?

Onca sahtekârın, onca vicdansızın, onca ihanetin içinde durabilmeyi nasıl başarıyorsun? Çocukların vurulduğu, çiçeklerin koparıldığı, sevgilerin harcandığı, umudun tükendiği, renksiz, yapay bir dünya var dışarıda. Uyuşmadan uyum sağlayamadığım, gürültüsünden uyuyamadığım. Kirli, kibirli, kaba bir dünya var. Çıkarları uğruna seni çakıyla son model bir arabayı çizer gibi çizecek binlerce insan var. Kanını emecek bir sürü vampir. Sana kullanılıp, köşeye atılmış pis bir mendil gibi hissettirecek bir sürü katil.

----“Sen neden burada değilsin?"

Bende köşeme aldım.