Yakın gelecekte dünya ölçeğinde 200 milyonu bulması beklenen işsizlik öngörüsü ışığında, “iş” kavramının yeniden şekillenişi ve ortaya çıkardığı problemler, farklı platformlarda çoktan tartışılmaya başlandı. Bu platformların başında ise Ocak ayının sonlarında 46. sı gerçekleştirilen Dünya Ekonomik Forumu, yani bir değişle Davos Zirvesi yer almaktadır. 

Çok sayıda üst düzey katılımcının küresel ölçekli konuları ele aldığı bu zirve sonucunda, zirvede öncelikli tartışılan konuları kapsayan bir de rapor yayınlandı. Raporun başlığı; “The Future of Jobs; Employment, Skills, and Workforce Strategy For the Fourth Industrial Revolution” İşlerin Geleceği, Dördüncü Sanayi Devrimi İçin İstihdam, Yetenekler ve İşgücü Stratejisi.

Rapor iki kısımdan oluşmaktadır. Birinci kısım; Preparıng For The Workforce Of The Fourth Industrıal Revolutıon, Dördüncü Sanayi Devriminin İşgücü İçin Hazırlık, İkinci kısım ise Industry, Regıonal And Gender Gap Profıles, Sanayi, Bölgesel ve Cinsiyet Ayrımı Profilleri. 

Zirvenin bu seneki konusu daha önceki yazılarımda da ele almaya çalıştığım “Dördüncü Sanayi Devrimi” veya makinelerin yükselişi, akıllanması ve bir biri ile entegrasyonu. Raporun içeriği bu konu üzerine yoğunlaşmakta ve dördüncü sanayi devriminin başında olduğumuzu, gen teknolojisinde, yapay zekâda, 3D baskıda, nano teknolojide, robot tasarımlarında kapsamlı ve kapsayıcı akıllı sistemlerin insanlar, binalar ve çevreyi saracağını dolayısı ile dördüncü sanayi devrimine hazırlık veya eksiklerine odaklanmak gerektiğini vurgulamaya çalışmaktadır.

Rapor, Dördüncü Sanayi Devrimine hazırlık veya eksikler konusunda ise şu konular üzerinde yoğunlaşmaktadır. Tüketim, bunun yarattığı üretim ve istihdam modellerini de şirketler, hükümetler ve bireyler tarafından proaktif adaptasyon gerektiren büyük sorunlar olarak görmekte, teknolojik devrimin eş zamanlı olarak, sosyo-ekonomik, demografik, jeopolitik gibi pek çok alanı etkileyeceğini, tüm endüstrileri kapsayan çoğu mesleklerde bir dönüşümün yaşanacağını, farklı beceriler gerektiren işler ile diğer işlerin yer değiştireceğini, bu durumun ise bazı sektörleri tehdit edeceğini ve farklı işbirliklerinin gerekli olacağını vurgulamaktadır. Adeta Dördüncü Sanayi Devrimi için bir SWOT analizi gerçekleştirmekte ve ortaya çıkacak yeni anormali için şimdiden önlemlerin alınmasını salık vermektedir. Bu haliyle önlem alınmaması durumunda önümüzdeki beş yıl içerisinde işlerin daha da kötüye gidebileceği uyarısında bulunmaktadır.

Rapor Dördüncü Sanayi Devrimi sorunları yanında farklı çözüm önerileri de getirmektedir. Sorun olarak, iş, hükümet ve bireylerin bu gelişmelere nasıl tepki vereceğinin bilinmediğini, yetenek kıtlığı, kitlesel işsizlik ve büyüyen eşitsizlik içerisinde tekrar yetenek kazanımlarının mümkün olduğunu bunun için, çok temel eğitimde reform gereksinimi konusunda düzenlemeler yapılabileceğini, bu çabalara yardımcı olmak amacıyla, hızlı ve yaratıcı, bireylerin kendi yaşam boyu öğrenme için proaktif bir yaklaşım sergilenebileceğini ve hükümetlerin bu tür olumsuzluklara karşı sorumluluklarının olduğunu, işletmelerin yeniden eğitim yoluyla mevcut işgücü desteklemede aktif rol almaları gerektiğini, sektörler arası ve endüstriler içinde özellikle iş ve beceri için işbirliği içinde olmaları gerektiğini, büyük yetenek havuzlarının oluşturulabileceğini, ayrıca, bu tür Raporların da daha iyi veri ve planlama ölçütleri, tahmin ve proaktif işgücü piyasalarında mevcut geçişi yönetmek yardımcı olacağını hatta kritik önem taşıdığı ifade edilmektedir. 

Raporun detaylarına bakmak isteyenler için internet adresi, http://www3.weforum.org/docs/WEF_Future_of_Jobs.pdf. Dördüncü Sanayi Devrimi'ni yaşadığımız şu günlerde tüm kesimlerin koordinasyonu önemlidir. Ortak payda da buluşmak için fırsatlarımız da bulunmaktadır. Küçülen dünyada yer almak için daha fazla gayret göstermeliyiz.

Çalışan-İşveren ve İşveren-Çalışan arasındaki bağ belki de hiç bu dönemdeki kadar ön plana çıkmamıştı.

 

Y. Doç. Dr. Bülent Darıcı

[email protected]