Geçtiğimiz günlerde bir sema videosu izledim. İlk defa böyle bir sema ayini izlediğimden dehşete düştüm...
Sema Strasbourg'da ki Saint Pierre le Jeune Protestan Kilisesi'nde gerçekleşiyor. Semayı gerçekleştirenler ise merkezi  Strasbourg’ta bulunan Uluslararası Karma Kültür ve Gençlik Konseyi (COJEP) ve Konya Büyükşehir Belediyesi...
Sanırsam dolaylı olarak Uluslararası Mevlana Vakfı da destekliyor. Çünkü her Vuslat yıldıönümü etkinliğinde öne çıkartılan ve kendini Hz. Mevlana'nın bilmem ne kuşaktan torunu varsayan Esin Çelebi de var. Ayrıca “her ülkeye semayı tanıtalım düşüncesi” içinde olan İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü'nün de bu rezil etkinlikte payı vardır...
Hıristiyanlar ve Müslümanlar, kilisedeki koltuklara oturmuşlar semayı bekliyorlar... Kilisedeki ortam ise müslümanların bulunmaması gereken bir ortam şeklinde hazırlanmış. İbadet yapılacak yerin ortasında büyük bir haç ve haçın üzerinde Hz. İsa figürü konulmuş. İşte grup bu ortamın önünde sema yapıyor....
Belli bir müddet sonra yavaş yavaş sema grubu kiliseye giriyor. İlk önce giren postnişin haça karşı selam veriyor ve arkasından diğer sema grubu. Salondaki herkeste bir heyecan hemen flaşlar patlıyor. Kameralara kaydediliyor...
Okunan Nat-ı Şerif'in (mevlevi ayininin) ardından postnişin Hz. İsa figürlü haçın altında duruyor ve semazenler postnişine selam vererak dönmeye başlıyor...
Bu nasıl bir sema. Hoşgörü adı altında İslam dinini haça karşı selam verdiriyorlar... Durumdan semazenler de rahatsız olsa gerek. Çünkü yüzlerindeki burukluğu görebiliyorsunuz. Emir kulu olarak geldikleri belli. Emri veren ise Konya Büyükşehir Belediyesi, ne işe yaradığı dahi bilinmeyen COJEP adı altında bir konsey. Ayrıca  böyle bir rezaleti ise kendini “Mevlana'nın torunuyum” diyen Esin Çelebi de hayranlıkla izliyor...
Bugün sema barlarda, kafelerde, sokaklarda yapılıyor, Hz. Mevlana'nın ismi “böreklere, işyerlerine veriliyor” diye isyan eden Esin Çelebi, Büyükşehir, İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü, haç altında sema için Strasbourg'a özel ekip gönderiyor...
Evet, Konya Büyükşehir Belediye Başkanı Tahir Akyürek, İl Kültür ve Turizm Müdürü Mustafa Çıpan, Mevlana'nın kuşaktan kuşak torunu Esin Çelebi verin bunun açıklamasını... Hoşgörüyü bir yana bırakın. Ben hoşgörü adına son din İslam'ı Hıristiyanlığa boyun eğdirmem. Orada haça selam veren postnişin bir anlamda İslam'ı temsil ediyor. Ama o postnişin İslam'a zarar veriyor, yukarıda ifade ettiğim kurumların emri ile...
Hz. Mevlana, “Ne olursan ol yine gel” demiş, “Ne olursa olsun git” dememiş! Daha Mevlana'yı anlayamadıkları buradan belli...
Üstüne üstlük orada Müslüman'ım diyen bayanlar, erkekler var.  Onların İslam anlayışları böyle bir etkinliğe nasıl izin veriyor? Anlamıyorum. “Kilise nasıl bir yermiş?” diye merak etmiş olabilirler ama orada haça karşı semayı hayranlıkla izlemeleri...
Utanılacak bir durum...
Hatırlatırım Peygamber Efendimiz (SAV) bile kabede putlar temizlendikten sonra ibadet etmiştir...
Bu durum şunu göstermiştir ki dinlerarası diyalog, hoşgörü filan hikaye. Cemaatin başlattığı diyalog uğruna, bana göre hiçbir anlam ifade etmeyen Esin Çelebi'nin hoşgörüsüyle, kurumların isim yapacağım düşüncesiyle İslam ayaklar altına alınamaz. Son din İslam'dır. Hırıstiyanlık, Yahudilik ilahi din olmalarına rağmen son din İslam'la birlikte miladını doldurmuştur. Gerçek ve ilahi din İslam'dır. Durum böyleyken “onlara hoş gözükeceğiz” diye İslam, ayaklar altında, putların önünde hoşgörü uğruna rezil edilemez...
Semanın artık  bu görüntüyle bir anlamının olmadığı ortaya çıkmıştır. 739 yıl önceki sema kabuk değiştirmiştir. Birilerinin mutlu olma uğruna oyuncağı olmuştur. Kafalar değişmediği sürece de oyuncak olmaya devam edecektir...