“Konyaspor kazanmalı, ama nasıl?” başlıklı yazımda “Daha ligin başında olmamıza rağmen, yeşil-beyazlıların mutlaka kazanması gereken bir karşılaşma” demiş ve Başakşehir takımının hafife alınacak bir rakip olmadığının altını çizmiştim…
Ve bu maçla ilgili olarak da tribün desteğine dikkat çekmiştim…
Tribün desteğinin önemine vurgu yapmıştım…
“Konyaspor’un bugünlerde en fazla ihtiyacı olan şeylerden biri de bu.
Çünkü taraftarın coşkusu ile futbolcunun mücadelesi birbirini tamamlar. Sahadaki istek tribüne, tribündeki coşku da sahaya pozitif anlamda yansır” demiştim…
İkisi de olmadı…
Konyaspor kazanamadı…
Kaybetmedi de…
Normal…
Futbol böyle bir şey, çok istersin ama istediğin olmaz…
Ama, seyircinin ilgisizliği 0-0’dan daha kötü…
Ülkenin Bakanı, şehrin başkanı, şehrin siyasetçisi, kulübün başkanı ve yöneticileri, şehrin namusuna sahip çıkmak için gecelerini gündüzlerine katarlarken, kulübün gerçek sahiplerinin ilgisizliği gerçekten can acıtıyor…
Yukarıda isimlerini saydığım insanların başka işleri güçleri yok mu?
Örneğin İçişleri Bakanı Mustafa Çifti…
Dün tribündeydi…
Kendi işlerini bırakmışlar, ‘Konyaspor’un marka değerini nasıl yükseltiriz, Konyaspor’u nasıl kimseye muhtaç etmeyiz’ diye çabalarlarken, tribünlerin bu vefasızlığını anlamak mümkün değil…
Söylenecek çok şey var, ama dam alçak değnek kalkmaz…
Neyse.
xxx
İlhan Palut, Bahadır, Uğurcan, Rayyan, Adil, Masuaku, Toth, Jevtoviç, Deniz, Melih, Gonçalves ve Muleka 11’i ile çıktı sahaya…
İlhan Palut da Nuri Şahin de takımlarını 4-2-3-1 düzeniyle sahaya sürdüler…
Yazının ortasında ya da sonunda söyleyeceğimi hemen söylemekte yarar var; Konyaspor’un en büyük sıkıntısı final pasları ile final vuruşlarındaki beceri eksikliği bu maçta da kimyamızı ve futbol zevkimizi yerle bir etti!
Konyaspor’un topa sahip olmasını önemsiyorum, ama zar zor sahip olduğu topları daha etkili kullanamamasına da üzülüyorum…
Ancak Konyaspor’un ihtiyacı olan şey, sadece gol yememek değil…
Eyvallah…
Ama kazanmak için gol atmak lazım…
Üç maçtır gol yememek elbette önemlidir…
Ama yedi haftada beş puan toplamak da üzerinde ciddiyetle durulması gereken bir gerçektir…
Konyaspor’un savunmadaki toparlanmasını küçümsemiyorum…
Sadece bunun yeterli olmadığını söylüyorum…
Çünkü ligde kalıcı bir çıkış yakalamanın yolu yalnızca kaybetmemekten değil, kazanmayı alışkanlık haline getirmekten geçiyor…
Başakşehir karşısında iki puan daha bıraktık…
Şimdi önümüzde yeni maçlar var…
İlhan Palut ve öğrencilerinin artık savunmadaki disiplinin yanına hücumdaki üretkenliği de koymaları gerekiyor…
Son sözüm şu:
Kalesini gole kapatan Konyaspor’u alkışlıyorum…
Artık rakip kalelerin kilidini açan Konyaspor’u daha çok alkışlamak istiyorum…
Çok şey mi istiyorum?
Çünkü bu şehir, sadece kaybetmeyen değil, kazanan bir Konyaspor’u hak ediyor