Cumartesi gecesi Fatih Terim'in tercih ettiği kadro ve oyun şekli  milli takımımızın eleme gurubunda  işini çok zor hale getirdi. Bu oyuncular ve bu oyun şekli gurubun geri kalan maçları için bizlere ümit verdi mi? Kesinlikle hayır. Bir çok insan deplasmanda alınan bir puan için olumlu düşünebilir ama 4 maçta 2 yenilgi almış, Roben ve Persie'nin olmadığı Hollanda'ya karşı mahkum oynanan oyunu bir Türk olarak kabul etmem mümkün değil. Neredeyse maçın tamamında top rakibin ayağındaydı. İleri nadir çıktığımız anlarda ise yanlış pas tercihleri ve becerisizlik bizi 1 puana razı etti. Eğer böyle bir grupta ilk üçe giremiyorsak bir çok şeyin sorgulanması lazım.

SUÇLU KİM?

Şimdi sormak lazım suçlu kim?  Yabancı sayısını azaltıp yerli oyuncuları bulunmaz hint kumaşı yapan federasyon mu suçlu? Yoksa kıymete bindiği için hak ettiğinin 3-5 katını alan futbolcular mı? Süper Ligde rakibin gölgesine çarparak yere düşen sözde yıldızlara acıyıp düdüğü ağzından düşürmeyen hakemler mi suçlu? Yoksa onun yeğeni  bunun oğlu denilerek alt yapıya oyuncu alan yöneticiler mi? Bu işte suçu olmayan  ay-yıldıza gönül veren bizleriz.

ALT YAPI

Alt yapı sisteminin tamamen elden geçirilmesi lazım. Eş, dost ,akrabanın 3. derece yakınlarının öncelikli olduğu sistem alaşağı edilmediği müddetçe Dünya kupası elemelerinde rezil, Avrupa elemelerinde ise kepaze oluruz.  

 TÜRKİYE Mİ YOKSA AVRUPA MI?

Yerli futbolcular hak ettiğinin kat be kat fazlasını almaya devam ederlerse hiç birinde hedef olmaz. Nasıl olsun ki? Avrupa'da iyi bir takıma gitse bile Türkiye'de kazandığı paranın yarısını  alamaz. Madem burada çok kazanıyor neden gitsin de kazancını düşürsün değil mi? Peki haklılar mı? Sonuna kadar. Futbolcunun en büyük hedefi kim ne dersin kazandığı paranın çok olmasıdır. Futbolcu alacağı paraya bakar, oynadığı takıma ,giydiği formaya değil. Rengi ne olursa olsun yeter ki cebi dolsun. Ülkemizde bu imkan her türlü lezzetiyle futbolcuların önüne serilmiş vaziyette. İşte bu yüzden maddi olarak doyuma ulaşmış bir futbolcu için milli forma teferruattan öteye geçmez. Halbuki milli forma ülke içinde ulaşılabilecek son noktadır bu mesleği yapanlar için. Ama Avrupa'nın iyi takımlarında oynamak için ise mükemmel bir referans kaynağıdır. Uluslar arası turnuvalarda adını ilk kez duyduğumuz bir çok oyuncu ertesi sene üst düzey takımlarda forma giydi. İşte buna vesile olan da milli formadır.

 BİZ DE İSTERİZ

Konyaspor forması giyen, özellikle de altyapıda yetişmiş bir futbolcuyu  A milli seviyesinde sahada görmek bir Konyasporlu olarak en büyük arzumuz. Alt yaş guruplarında milli olan oyuncularımız acaba yaş ilerledikçe neden milli takıma girmiyor? Muhakkak eksik yapılan bir şeyler var. Bunu bulup çözüme ulaştırmak yöneticilerin asıl vazifelerinden olmalı. Alt yapılar torpil yeri değil hak edenin oynadığı bir okul olmalı. İnşallah en kısa sürede bizde kendi oyuncumuzu  A Milli forma altında görür ve gururlanırız. Çünkü bir futbol şehri olan Konya, takımına  aşık  taraftarının  olduğu kulüp bunu hak ediyor. Bu taraftar, bu şehir milli maçların Konya'da oynanmasını hak ettiği gibi bunu da hak ediyor. Oyuncularımızı A milli forma ile turnuvalarda görmek umuduyla. Hoşçakalın.