Çözüm Süreci'nde Kulu & Cihanbeyli Modeli
Orda bir köy var uzakta, gitmesek de görmesek de o köy bizim köyümüz DEĞİLDİR! Gitmediğiniz görmediğiniz yere söz geçiremezsiniz. Veya birileri sizin yerinize gider kendi adına bir şeyler yapar. 1000 yıldır beraber yaşayan bu halka ne oldu da son yıllarda aralarından su sızmaya başladı? Biz den kim ne istiyor? Gerçekte Orta Doğu da neler oluyor? Bizim sade vatandaş olarak ne yapmamız gerekiyor?
Gidip gelemediğimiz yer bizim değildir diyorum çünkü Güney Doğu bölgemizde yaşamak kolay değil. Tabi televizyon karşısından ahkâm kesmek de kolay! İnsanlar ölümle tehdit ediliyor çocukları zorla örgüte kaçırılıyor. Zorla para toplanıyor! Yapmasınlar canım demesi kolay. Birde orda yaşadığınızı düşünün o kadarda kolay değil. (Metropollerde yaşanan olayları bunun dışında değerlendirmek lazım) Devletin bütün organlarıyla yerleşmesi gerekiyor. Son yıllara kadar hiçbir siyasi parti (bölgesel olanı hariç) bölgede bırakın etkin olmayı varlık bile gösteremiyordu. Sonra da televizyon ekranlarından parti liderleri millikçilik naraları, vatan millet palavraları atıyorlardı. Vatanını en çok seven, Vatana en çok hizmeti yapandır. İş elini taşın altına koymaya gelince ortada kimse yok. Zaten eski Türkiye den bunları yapmasını beklemek hayal pereslikti. Ama şimdi elini değil boynunu bu işe adamış insanlar var. Çözüm sürecine dört elle sarılmış vatanını milletini gerçekten seven insanlar var. Bu insanların iyi dinlenilmesi ve anlaşılması gerekiyor.
Geçtiğimiz çarşamba günü Kulu Cihanbeyli Yardımlaşma Kültür Ve Çevre Derneğinin basın toplantısı vardı. Dernek başkanı Ramazan Yaşar Bey öyle güzel bir yazı kaleme almış ki inanın bana insanın duygulanmaması ve işte böyle insanlar varken biz bu çözüm sürecini başaracağız dememesi mümkün değil. Ramazan Yaşar ve Abdullah Ağralı beyleri (ağabeylerimiz) yakinen tanıyorum. Eğer çözüm süreci başarıya ulaşacaksa bu insanlar ve bu STK'lar sayesinde olacaktır. Milliyetçilik odur ki; vatanı milleti için yollara düşüp Şırnak, Hakkâri, Van demeden bölge halkına dokuna bilmektir. Milliyetçilik odur ki; Kulu Cihanbeyli'ni rol modeli gösterip bunu uygulayabilmek için maddi manevi uğraşmaktır. Bu insanlar bunu neden mi yapıyorlar: Onlar biliyorlar ki birlik beraberlik slogan atmayla değil çalışmayla olur. Ve büyük Türkiye ancak böyle inşa edilir.
Orta Doğu da Türkiye ve Kuzey Irak yönetiminin iş birliği birilerinin hoşuna gitmiyor. Terör örgütü PKK ve Kuzey Irak Yönetimi tasfiye edilip yerine yeni aktörler (IŞİD) getiriliyor. Bu süreçte bu projenin Türkiye taşeronluğunu da HDP yapıyor. Selahattin Demirtaş, terörist başı Abdullah Öcalan'ın söylemlerine rağmen başka işler yaparak halkı kışkırtmaya devam ediyor. Bu süreci tamamlayacak olan ne terörist başı ne de HDP yönetimi. Her ikisi de birilerinin taşeronluğunu yapıyor. Bu süreci halk el ele vererek tamamlayacak. Lakin biz papaza kızıp oruç bozmayalım. Bu zor bir süreç, öyle ki bazı akademisyenler bile bu sürecin başarılacağına inanmıyor. Çünkü bugüne kadar hep yönetilen Türkiye de akademik çalışmalar yaptılar, yöneten kural koyan bir Türkiye düşünemiyorlar, hayal edemiyorlar. Birliğe beraberliğe Çanakkale'dekinden Sakarya'dakinden daha çok ihtiyacımız var. Söylem çok önemli Söz vardır kese savaşı, söz var kestire başı. Kürt-Türk diye başlayan kesin ifadelerden genellemelerden kaçının. Birkaç Vandal'ın yaptığını her iki tarafta diğerine atmasın. Ötekileştirmeden kırmadan incitmeden konuşalım. Güzel söz söylemek denince insanların çoğu bunu iltifat etmek, sevgiyi dile getirmek ya da umut veren konuşmalar yapmak olarak algılar. Oysa Allah'ın Kuran'da bizlere öğrettiği güzel söz, her ne kadar bu sayılanları içine alsa da, çok daha farklı ve geniş bir anlam içerir. Allah güzel sözü bizlere "Allah'a çağıran, Salih amelde bulunan ve: 'Gerçekten ben Müslümanlardanım' diyenden daha güzel sözlü kimdir?" (Fussilet Suresi, 33) ayetiyle bildirir. Yani asıl güzel söz insanları Allah'a çağıran, Kuran'a uymaya davet eden sözdür. Güzel sözü söyleyen, yani Allah'a çağıranlar ise yalnızca iman edenlerdir. Gerçek iman eden kimseler zalimin zulmünden Allah'a sığınan insanlardır. Ramazan Yaşar abi'nin dediği gibi; Biz, bir Kürt ırkçısına karşı TÜRKÜZ. Bir Türk ırkçısına karşı da KÜRDÜZ. Çeçenistan'da Çeçen, Filistin'de Arap, Doğu Türkistan'da Uygur, Afganistan'da Peştunuz! Dünya Müslümanlarının yanında MÜSLÜMANIZ!
Ve en önemlisi, dünya mazlumlarının ve dünya Müslümanlarının umudu olan Türkiye'yiz. Daha önce Birlikte Büyük Türkiye idik! Bundan sonra Birlikte Büyük Yeni Türkiye'yiz!