Yine saatler 16:37'yi gösteriyor. Vakit, bir önceki günkü bu vakit...
Ben yine telaşla sanayiler istikametinden şehir merkezine doğru ivedi bir şekilde gitmeye çalışan ama yoğun trafik nedeniyle ilerlemekte güçlük çeken araçları izliyorum...
Bugün hayalimde bir Konya değil, bir Türkiye canlanıverdi...
Bir Türkiye hayalim var benim...
Öyle bir Türkiye ki bu, Kaf dağının ardında kurulmuş, el değmemiş, her şeyin saf olduğu, hayallerin bile ötesine geçebilecek bir Türkiye...
Bu Türkiye'de Cumhurbaşkanı saraylarda oturmasın. Halkın içinde olsun. Bugün Ankara'daysa, yarın Konya'da, öbür gün Hakkari'de bir sonraki gün İstanbul'da, sonra Ordu'da, Mersin'de olsun...
Gittiği her yere beraberinde bakınca insanı ürküten o kocaman siyah arabaları götürmesin. Seyahatlerinde özel uçağa binmesin. VIP de olmasın. Normal yolcular nasıl yolculuk yapıyorsa o da öyle yapsın. Cumhurbaşkanı'nı görenler hayrete düşsün. Ağızları açık kalsın...
Gittiği yerde kodamanların bulunduğu ortamlarda değil de mahalle aralarında, sokaklarda bulunsun. Sabah gitsin, akşama kadar gezsin, dolaşsın. O şehri dışarıdan gözlemlesin. Sıradan insanlarla sohbet etsin. Yorulunca bir çay ocağına girip bir bardak çay içimi kadar da olsa oturup, soluklansın...
Bir Türkiye hayalim var benim...
Sadece Başbakan değil, tüm bakanlar, bürokratlar, milletvekilleri halkın içinde olsun. Herkes kendi bölgesinde vatandaşla iç içe olsun. Biliyorum ki her zaman olmaz bu ama. Seçim dönemlerinde nasıl oluyorsa, seçimlerden sonra, hükümet kurulunca da olur. En azından haftada bir gün, ayda birkaç gün istenilse yapılabilir.
Hayal bu ya... Neden olmasın?
Bir Türkiye hayalim var benim...
Ülkemizin batısı neyse, doğusu da o olsun. Analar ağlamasın. Hakkari, Şırnak, Tunceli, Diyarbakır denilince insanın aklına kötü şeyler, terör olayları, şehit haberleri gelmesin. Doğu'nun eşsiz damak tadı, folkloru, kültürü, doğal güzellikleri canlansın gözlerde...
Bir Türkiye hayalim var benim...
İşleyen bir demir gibi olsun. Hareketli olsun, bereketli olsun. Sanayileri cayır cayır üretim yapsın. Üretilenden çok üretim için sipariş verenler olsun. Bol bol kazanılsın, bol bol paylaşılsın. Asgari ücret diye bir derdimiz olmasın. Asgari ücret üzerinden polemikler üretilmesin, siyaset yapılmasın...
Bir Türkiye hayalim var benim...
Cennet vatanımızın her bir karış toprağında huzur olsun. Tüm İslam ülkelerinin ağabeyi Türkiye olsun. Yavru vatandan Doğu Türkistan'a, Çeçenistan'dan Filistin'e, Arakan'dan Myanmar'a kadar bütün İslam coğrafyasında huzur olsun.
Hem öyle bir olsun ki, hani birileri Müslümanların yaşadığı topraklara demokrasi getiriyor da demokrasi gittiği tüm coğrafyayı yakıp yıkıyor, kan revan içinde bırakıyor ya. İşte öyle bir şey olmasın, aman olmasın...
Aman dileyenlere demokrasi gitmesin. Bunun yerine yaratılanı yaratandan ötürü hoş gören bir anlayış gitsin.
İslam kardeşliği, ümmet bilinci gitsin.
Saatler 16:48...
Aslında daha çok hayal kurmak istiyordum ama telefonumun acı acı çalması ile birlikte hayal dünyam bir anda kararıverdi.
Hem zaten benimki bu kez hayallerin de ötesindeydi. En iyisi gerçek hayata dönmek...