Ekonomik zorluklar içinde kıvrandığımız bu günlerde, yaşanılan tüm zorlukların temelinin, 1960 yılı başlarından itibaren köyden şehre olan göç furyasına göz yumulmasıyla atıldığını düşünüyorum.

Kentsel dönüşüm sorunu, konut, dolayısıyla kira sorunu, pahalılık, sosyal ve kültürel yozlaşma,  deprem, sel, orman yangınları, tarım ve hayvancılıkta yaşanan sorunlar, milli eğitim, güvenlik sorunu, sağlık sorunları hülasa aklınıza gelebilecek bütün sorunların baş sebebi köylerin boşaltılıp şehirlere yığılmasından kaynaklıdır.

Köylere, devletin şehirlere harcadığı imkânlarını sağlayamama, oraları hep ihmalin merkezi haline getirme gayretleri, doğal olarak, insanların şehri tercih etmelerine neden olmuş ve bu belaların başımıza sarılmasını sağlamıştır.

Ömrüm boyunca gördüğüm 45 civarında iktidarın tamamının da bu sorunlara göz yummuş olması, siyasi etik denen şeyin artık tükenmiş olması, ülkeyi yöneten ve yönetmeye talip olanların kendi iç çekişmeleri bu büyük soruna yani göç sorununa bir çare bulunmasını önlemiştir.

Bunun üzerine bir de komşularımızdan ülkemize doğru akan mülteci akınları, sorunu iyice içinden çıkılmaz hale getirmiştir.

Bu duygularla benim ve benim gibi olanların tek çaresi olan köyü terk etme şehre gitme konusunu bir şiirimle dile getirmiştim.

Bugünkü yazımın konusu da bu şiirimde saklı.

BEN BU ŞEHİRE

Sözcükler dizdirdim bir tespih gibi,

Çeke çeke geldim ben bu şehire.

Heybeme koyduğum sevdalarımı

Eke eke geldim ben bu şehire.

Kâr etmedi sesler, sustu medetler,

Engel koydu töre, örfler, adetler.

Önüme örüldü duvarlar, setler

Yıka yıka geldim ben bu şehire.

Dualarım aldı, tüm ahlarımı,

Gençliğim saklıyor eyvahlarımı.

Yol boyunca deştim günahlarımı

Döke döke geldim ben bu şehire.

Uğradım bahçeme, derdim gülleri,

Güllerle kazandım ben gönülleri.

Yoluma dikilen tüm engelleri

Söke söke geldim ben bu şehire.

Ekseri yürüdüm, bazen de koştum.

Dereleri geçtim, dağları aştım.

Biriktim göllerde, su oldum taştım,

Aka aka geldim ben bu şehire.

"Elveda" dedim ben asıl yurduma,

Yükledim tüm yükü sardım sırtıma.

Hedefe yürürken bazen ardıma

Baka baka geldim ben bu şehire.

Asırlar rol biçmiş, oynanmış oyun,

Tadı kalmamıştı yaylanın, köyün.

İş başa düşünce, çaresiz boyun

Büke büke geldim ben bu şehire.

28.12.2022/Konya

Tayyar Yıldırım