Her şeyin makineleştiği zamanda kalaycılık zanaatını sürdüren son ustalardan olan Mahir Küçüktongur, Tarihi Bedesten Çarşısı’ndaki küçük dükkanında eskiyen bakırlara yeniden hayat veriyor! Bu mesleğe çok küçük yaşlarda babasının yanında başlayarak büyüdüğünde ise ateşin başına kendi geçen Küçüktongur, 50 yıldır baba ve dede mirası olan kalaycılık zanaatını sürdürmeye devam ediyor. Günümüzde çırağın yetişmediğini ve çoğu el sanatında olduğu gibi bu mesleğin de yok olmaya başladığını vurgulayan Küçüktongur, “Maalesef gençlerde ilgi de talep de yok, yetişen çırak olmadığından biz son temsilcisiyiz.” dedi.

KALAYLAMA ZAMANININ GELDİĞİNİ NASIL ANLARIZ?

Bakırı kalaylama sürecinin gelip gelmediğinin nasıl anlaşılacağı ile ilgili de bilgi veren Küçüktongur, en kolay yöntemin renk değiştirmeden anlaşılacağını ifade etti. Rengi değişen bakırın aslında ‘kalayın kararmaya yüz tuttuğu’ anlamına geldiğini aktaran Küçüktongur, “Ürünlerimizde kararma başlamış ve nihayetinde bakırın kırmızı rengini görmeye başladıysak kalaylamanın zamanı gelmiştir demektir” diye konuştu. Kalaylanan ürünün boyuna ve şekline göre tekniklerin değiştiğini ifade eden Küçüktongur; küçük nesnelerde bunun daha kolay olduğundan, büyük bakırları kalaylamada verilen emeğin ve masrafın arttığından bahsetti.

KALAYLAMANIN YERİNİ MAKİNELEŞME ALAMAZ!

Kalaycılığın makineleşmeyle mümkün olmadığını ve teknolojinin istense dahi bu mesleğe dahil edilemeyeceğini ifade eden Küçüktongur, “Teknoloji kullanımı arttıkça el sanatları öldü! Talep olmayınca her şey makineleşti, endüstriye yöneldi. Maalesef el sanatları bitti yani. Kalaylamada ise 50 sene önce dedem hangi teknikle kalaylama yapıyorsa bugün ben de aynı şartlarda, tamamen el emeğimle bu işi yapmaya devam ediyorum, hiçbir farklılık yok.” dedi.

‘SİGARA DUMANI KADAR ZARARLI DEĞİL!’

İşinin başında, sıcağın altında ve onlarca derece ateşin hemen yanı başında ilerleyen yaşına rağmen mesleğini sürdüren Küçüktongur, kömür dumanının ise kendisini etkilemediğini söyledi. Bu dumanın sigara dumanı kadar zararı olmadığını aktaran Küçüktongur, “Ateşin başındaki dumanlardan, ısıdan ve kokudan rahatsız olmuyoruz. Zaten burada kullandığımız kok kömürünün isi, pası olmaz. Sigara dumanı kadar zararı olmaz bu dumanın. Aspiratörlerimiz sayesinde fazla dumana da maruz kalmıyoruz, alıştık.” dedi.

TOPLUM BAKIRDAN KOPTU, KANSER ÇOĞALDI

Konya sınırındaki bu köprü kullanılmıyor ancak ziyaret ediliyor
Konya sınırındaki bu köprü kullanılmıyor ancak ziyaret ediliyor
İçeriği Görüntüle

Bakırın insan sağlığına faydalarından bahseden Mahir usta, “Bunda pişen yemeğin hem tadı başka olur hem de daha sağlıklı bir pişirme yöntemi elde etmiş oluruz. Ayrıca bakırda pişen daha lezzetli olur. Bakır, hem sıhhat verir hem de kanserden korur. Toplumun kanser olmasının bir nedeni de bakırdan uzaklaşması! Bunu kimse söylemiyor çünkü işlerine gelmiyor.” ifadelerini kullandı.

Muhabir: Ali Emir Arslan