Hz. Mevlana'nın 739. Vuslat Yıldönümü de Şeb-i Arus gecesiyle birlikte sona erdi. Dünyanın dört bir yanından gelen diplomatlar, bürokratlar, konuklar Konya'da 739 yıldır insanlığı aydınlatan Mevlana'nın manevi atmosferinde bir araya geldi. Açlıkların, savaşların, yıkımların, katliamların, zulümlerin... olduğu 21. yüzyılda insanlık yeniden sevgi, hoşgörü ve merhamet diyerek Mevlana'ya koştu, Konya'da buluştu....
Şeb-i Arus gecesinde Mevlana'nın maneviyatını en güzel şekilde özetleyen Konya Büyükşehir Belediye Başkanı  Tahir Akyürek'in dediği gibi bir mum diğer bir mumu tutuşturmaya devam ettiği sürece yeryüzü, kaynağını Kur'an ve hadislerden alan 739 yıl önceki mesajlarla aydınlanmaya, Konya'nın hoşgörü ikliminde buluşmaya devam edecektir...
Fakat aynı ruhaniyeti bizim siyasetçilerin yaşamadığı açık. Özellikle iktidar ve muhalefet kanadın da...
Binlerce kilometre uzaktan devlet adamları, diplomatlar, konuklar sadece sevgi için, ilahi aşk için Konya'da kardeşlik örneği gösterdi...
Ancak 280 kilometre uzakta bulunan iktidar ve muhalefet liderleri Ankara'nın soğuk siyaset rüzgarlarını bir kanera bırakmak yerine Konya'ya taşıdı...
Ve bu atışmayı Hz. Mevlana'nın hoşgörü şehrine geldikleri Konya'da yaptılar...
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, 89 tesisin açılışında ana muhalalefete yüklendikçe yüklendi...
Aynı şekilde Ana Muhalefet Partisi CHP'nin lideri Kemal Kılıçdaroğlu da aynı üslupla il başkanlığı binasından cevap verdi...
Al birini vur ötekine...
Konya'ya bir seçim zamanında veya normal bir zamanda gelip siyaset yapsalardı bu dediklerini kimse yadırgamazdı çünkü Türk siyasetinin doğası bunun gerektiriyor...
Atışmalarınızı ise 739 yıldır Konya'dan dünyaya ilahi aşkı anlatan Mevlana'nın vuslat yıldönümünde yaparsanız önderlik ettiğiniz topluma karşı haddinizi de aşarsınız!...
'Başbakan  oldum' diye, 'Ana Muhalefet lideriyim' diye hoşgörünün şehrinde hoşgörüşüzlük yapamazsınız! Çünkü sizin topluma vereceğiniz sevgi mesajı 89 açılıştan, oy kazanma hırsından daha önemlidir...
Ancak gelinen süreçte hem iktidar kanadında hem muhalefette hoşgörü unutuldu, Ankara'nın soğuk havası Konya'yı da sardı....
Aynı soğukluk Şeb-i Arus sırasında da yaşandı. Erdoğan ve Kılıçdaroğlu birbirlerine selam vermekten kaçındılar...
Her ne hikmetse protokol konuşmalarından dahi vazgeçildi. İkisi de yüzleri asık vaziyette sema gösterisini izledi...
Böyle mi olmalıydı? Hayır. Biraz Ankara'yı unutup Konya'ya odaklanmalıydılar. Birlikte Hz. Mevlana'nın huzurana gidip dua etmeliydiler, ortak basın toplantısı düzenleyip savaşların ve yıkımların olduğu dünyaya gelin kardeş olalım mesajı vermeliydiler...
Maalesef bunların hiç biri yapılmadığı gibi hoşgörü lafları da havada kaldı... Şeb-i Arus sonrasında konuklara sordum “geceyi nasıl buldunuz” diye. Büyük çoğunluğu “güzel di ama geçtiğimiz yıl kadar tat alamadıklarını” söyledi. Bu sözlerinde haklıydılar. Soğuk siyaset rüzgarların estiği bir Şeb-i Arus'un hoşgörü ikliminden feyizlenmek çok da kolay değil...
Umarım bundan sonraki törenlerde aynı soğukluğu göstermezler. Gösterecekseniz de lütfen gelmeyin. Hz. Mevlana bile “Ne olursan ol yine gel” demiş ama aynı şekilde davranacaksanız hoşgörü gösterip gelmeyin...
Bakın Sayın Cumhurbaşkanı 5 yıldır gelmiyor...
Gelmediği için de Konya zaten kendisini unuttu. Ama Şeb-i Arus Kayseri'de olsa gelir gibi geliyor bana. Yine de neden gelmediğini kendisine sormak daha doğrusu...
Kısacası Sayın Erdoğan ve Kılıçdaroğlu, Anadolu toprağı kinci değildir herkesi bağrına basar lütfen siz de bu topraklarda sevginin yeşermesinin yolunu açın. Sizden çok zor bir şey istemiyoruz, lütfen biraz tebessüm gösterin...