2010'da Tunus'ta başlayan Arap Baharı'nın ateşi Orta Doğu ve Kuzey Afrika'yı yakmaya devam ediyor.

Suriye'de savaşa dönüşen Arap Baharı, Mısır'da darbeye ve katliama dönüştü.

Suriye'de çatışmalar uzun sürecek gibi. Çünkü Çin ve Rusya, Esad'ın gitmesini istemiyor, Esad da “gitmeyeceğim” diyor. Nitekim 2014'te yeniden devlet başkanlığına aday olacağını söylemesi ve ABD'nin Suriye'de savaş uzun yıllar sürebilir açıklaması da Esad'ın yönetimde kalacağının göstergesi. Suriye'den gelen haberlerde bu yönde. Destek gelmediği sürece muhaliflerin daha fazla direnecek hali kalmadı. Silah bırakmaları muhtemel gibi gözüküyor...

Mısır ise ayrı bir konu. Hüsnü Mübarek'i devirerek, Muhammet Mursi'yi devlet başkanı yapan halkın şimdi de başı darbecilerle dertte.

“Müslüman kardeşler” öncülüğünde toplanan halk, günlerdir meydanlarda eylem yapıyor, darbeye son verilmesini istiyor. Darbeciler ise koltuğu bırakmamakta kararlı olduklarını göstermek için kendi halkını katlediyor...

Peki, Muhammet Mursi'yi kim devirdi, ABD, İsrail, Batı ve Arap ülkeleri, derbeyi kim destekliyor ABD, İsrail, Batı ve Arap ülkeleri. Katliamlara kim göz yumuyor ABD, İsrail, Batı ve Arap ülkeleri.

Darbeye ve katliamlara en fazla kim karşı çıkıyor Türkiye...

Şimdi böyle bir tablo karşısında darbe karşıtlarının başarıya ulaşma şansı var mı? Yok. Siyasi menfaatler nedeniyle olmaz ama diyelim ki oldu; Türkiye Mısır ile tüm ilişkilerini bitirse darbe sonlanır mı? Hayır...

Mısır Bakanlar Kurulu da dün itibari ile “Müslüman Kardeşler”in feshedilmesini görüşmeye başladı. Eylemcilerin de artık dayanacak gücü kalmadı. Yakın bir zamanda Mısır'da tek söz sahibinin ordunun olacağı kesin... Nasıl ki biz de 12 Eylül döneminden sonra siyasette apoletin dediği oldu aynı süreci Mısır da yaşayacak. Demokrasiye kavuşması kolay olmayacak. Türkiye gibi 30 yıl bekleyecek ve sonunda sivil irade hakim olacak... Bu dediğime bazı çevreler çok kızacaktır ama suyu akışına bırakmak en doğru yol gibi geliyor...

Bölgede ABD'nin gücü kırılmadığı sürece darbeler sürecektir. Zaten Arap Baharı'nı destekleyenlerin yanıldığı nokta burasıdır. İsyanları masum halkın ayaklanması olarak görenler büyük bir yanılgı içine düşmüştür. Arap Baharı'nı ABD ve İsrail başlatmıştır. Nedeni ise sıkıldığı kukla liderlerden kurtulmak ve bölgede “Özgürlük getiriyorum” ayağına sevgi kazanmaktır. Diğer bir düşünceyle bir kuklayı indiririm bir kuklayı getiririm anlayışıdır. Yüzler değişecek ama uşaklık devam edecektir...

Geçtiğimiz günkü Hükümet Meydanı'ndaki Mısır eyleminde Konya Sivil Toplum Örgütleri İcra Heyeti Başkanı Latif Selvi, “ Bu zorbaları, emperyalistler oturttu, Mısır halkı oturtmadı. Onları bu tahttan indireceğiz” dedi.

Fakat, Başkanlığını yaptığı 10. Ufuk Turu Toplantısı'nın sonuç bildirgesini okuyan Latif Selvi, “Arap Baharı diye isimlendirilen süreç, bölgede halkın rızasına dayalı meşru rejimlerin kurulmasının önünü açacaktır” ifadelerini kullanmıştı...

Demekki Arap Baharı, meşru yönetimlerin yolunu açmamış, bölgede ABD'yi daha da kalıcı hale getirmiştir. Böyle olması da gayet doğaldır çünkü Arap Baharı'nı başlatan (işin arka planını yürütendir) ABD'dir. Dolayısıyla ülkelerin yeni liderleri ve rejimleri de ABD dostu olmak zorundadır!...

Bir düşünün, isyanlar genelde “demokrasi istiyoruz” diye çıktı. Peki, krallıkla yönetilen Arabistan'da niye çıkmadı? Orada da krallık var. Arabistan halkı, Libya'dan, Suriye'den, Mısır'dan, Lübnan'dan daha mı özgür? İsyan olmamasının nedeni Suud ailesinin İngiltere'ye ve ABD'ye biat etmesidir. Suud kral ailesi şunun farkındaki ABD'nin dediğini yaparsak krallığımız sürür. Onun için Mısır darbesini destekliyor, Arap ülkelerindeki isyanlara sessiz kalıyor, Filistin'deki katliamı görmezden geliyor, 'bir ihtimal biz de gideriz” diye dolar dağıtıyor...Bu açıdan sözün kısası Sisi'yi bırakın ABD'ye baskı yapın. ABD gitmeden bölgeye demokrasi gelmez...