1 puan mı alındı, 2 puan mı kaçırıldı

Maçtan önce bütün Konya, Galatasaray'dan alınacak 1 puana razı idi. Hepimiz “bu maçtan alınacak olan 1 puan iyi puan” diyorduk.

Bu beklenti ile maça başlandı. Dakikalar ilerledikçe beklentimiz değişti ve bu Galatasaray'ı yenmemiz lâzım diye düşünmeye başladık. Zira Galatasaray, bırakın Konyaspor kalesinde pozisyon bulmayı, Konyaspor'un yarı sahasına bile girmekte zorlanıyordu. 

İlk yarıda Konyaspor'un hem topla oynamada, hem de rakip alanda daha fazla görünmede kesinlikle üstünlüğü vardı. İlk 45 dakika Konyaspor'un beklenmedik şekilde gol arayışı içinde geçti. Herkesin Galatasaray'dan beklediği hamleleri Konyaspor yapıyordu. Galatasaray ise ilk yarıda ikisi serbest atış olmak üzere Konyaspor kalesine 3 defa gelebildi. 

Sneijder'in, kaleci İtandje ile karşı karşıya kalmasında,İtandje'nin mükemmel kurtarışı sadece ilk yarının değil, maçın da golsüz bitmesini sağlayan pozisyondu ve maçın kırılma anı idi. Bu pozisyonda orta sahadan topu kapan Sneijder'in sırtına önce elini uzatıp sonra düşürmekten vazgeçerek elini geri çeken Selim, belki de kırmızı kart görmekten son anda kurtulmuş ve Konyaspor'u 60 dakika eksik oynamaktan kurtarmış oldu. 

İtandje'nin de ani bir refleksle gole engel olması, takımı mağlup duruma düşmekten kurtardı. Böylece Konyaspor 30. dakikada büyük bir tehlikeyi rahatlıkla atlatmış oldu. 

İkinci yarıda rüzgârı da arkasına alan Galatasaray, Konyaspor kalesinde daha çok görünse de 2 net pozisyon dışındaki atakları Konyaspor defansı tarafından bertaraf edildi. 

Konyaspor'un şanslı olduğu 2 net pozisyonun birinde, genç Berk İsmail'in vuruşunda top İtandje'nin bakışları arasında yandan kale direğini sıyırarak dışarı gitti, diğerinde ise Burak'ın sert şutu kale direğinde patladı. 

Galatasaray maçında Konyaspor genelde iyi mücadele etti, iyi direnç gösterdi. Defans büyük bir hata yapmazken orta saha ve ileri uç adamlarının paslaşmaları yerinde idi.  

Bilhassa Hleb, ustalığını bu maçta da gösterdi ve harika paslar dağıttı. Mehmet Uslu'da bu maçta görevini hakkıyla yapan futbolcular arasında idi. Ali Turan geçen hafta kaleme aldığım konuda daha dikkatli idi ve rakiplerine girişinde hep nizami davrandı. Şayet Djalma, Hasan Kabze ve Gekas daha etkili olabilselerdi, Konyaspor'un gol hatta goller bulması çok zor olmazdı. 

Sonuç olarak maçtan önce 1 puana razı iken, maçtan sonra 2 puan kaçırdık diyebileceğimiz bir maç oldu ama her şeye rağmen bu maçtan alınan 1 puan Konyaspor açısından kazançtır. Galatasaray'ın bu kadar kötü olabileceğini beklemezken, Konyaspor zor bir maçı daha hanesine puan kazandırarak kapatmış oldu.

Halis Özkahya ismi açıklanınca Gençlerbirliği maçını hatırladık ve hakem hataları ile dolu benzer bir maç olabileceğinden korktuk ama şükür korktuğumuz olmadı. Özkahya sonucu etkileyecek büyük bir hata yapmadan maçı tamamladı.

Torku Konyaspor, önümüzdeki Cumartesi günü çok daha zorlu bir maça çıkacak. Deplasmanda Antalyaspor ile yapılacak maç 6 puanlık bir maç olacak. Antalyaspor'un hedefi bu maçı kazanarak ateş hattından uzaklaşmak olacaktır. Konyaspor'un da rahatlaması için bu maçtan mutlaka puan veya puanlar alması gerekir.  

Galatasaray maçını iyi bir taktikle kazasız atlatan Mesut Bakkal, Antalyaspor maçından da istediğini alacak ve Konyaspor, kendine yakışan daha üst sıralara çıkacaktır. 

[email protected]