banner5

Yeni bir eğitim ve öğretim yılına başlıyoruz.

 Her zamanki başlangıçlardan farklı bir öğretim yılını giriyoruz.

Toplumun kaliteli insan kaynağına olan ihtiyacı hiç bu  kadar açığa çıkmadı.  Bunu tam anlamı ile anlaşıldı olarak anlamamak lazım.

Ekonomik bir krizle karşı karşıya kaldığımız şu günlerde ,   hiç olmadığı kadar yüksek bir bilinçle katma değeri yüksek,  bilgi ve teknoloji temelli  üretim,   toplumun her kesiminde dillendirilir oldu.

Özgüveni yüksek kendini   ifade eden , etmek isteyen bir toplum özlemi hiç bu kadar aşikar olmamıştı.

İnsanlık , vicdan adalet  bütün dünyada hiç bu kadar ayaklar altına alınmamıştı.

Hasan Ali Yücel,  Hasan Celal Güzel, Avni Akyol'dan sonra bütün eğitim camiasının kucakladığı  bir Milli Eğitim Bakanımız var. Toplumun geneli tarafından da ilgi ile izlenen bir bakan.

Her ne yapacaksak  ülkemizde bu insan kaynaklarımızın doğru değerlendirilmesi  ile olacak.

Ülkemiz hangi alanda gelişecek,  hangi sektörlerde var olacak, hangi sektörlerde lokomotif olacak ise ona göre insan kaynaklarımızın planlama zamanı geldi de geçiyor.

Ve bununla berber yaşam nereye gidiyor, nasıl gelişiyor, yaşamın içinde çözülmemiş sorunların çözümü olabilecek insanları var etmek için adımlar atma zamanımız geldi..

Adaletin,   vicdanın,  ahlakın  insanlığın öldüğü bir dönemden geçen emperyalist  dünya düzeninde, insanlığa ümit olabilecek  insanları yetiştirmek için eğitim ve öğretim her zamankinden daha değerli ve önemli hale gelmiştir.

Bu tek başına bakanlığın yapacağı bir iş değil.

Bakanlık elbet organize etme, politikaları düzenleme, uygulamayı sevk ve idare etme sorumluluğunu alacak ancak böyle bir zamanda hepimize, ailelerimize çok büyük görevler düşüyor.

Öncelikle okulla  sürekli işbirliği yaparak.

Öğrenci  ve öğretmen uyumlu bir yaşam tarzı uygulamaya başlayarak.

Eğitimi, öğretimi anlamaya çabalayarak.

Öğretmeni, öğrenciyi doğru algılayarak.

Adeta öğrenci ile yeniden öğrenme hayatının içine dalarak.

Hayata ikinci bir öğrencilik dönemine başlayarak farklı bir açıdan bakmaya başlayarak.

Tecrübelerimiz ile eğitim sisteminde meydana gelen gelişmeleri çok daha derin olarak değerlendirerek.

Kendimizi güncelleme fırsatını yakalayarak. 

Belki evlatlarımızla yeniden okumaya başlayarak.

Eskiden okuduğumuz bir kitabı birlikte okumanın zevkine vararak.

Hayatı  onların dinamizmini, bizim deneyimlerimizle harmanlayarak farklı bir bakış açısına ulaşarak.

Ama anlayarak, dinleyerek empoze etmeden, yargılamadan.

Hayatı belki de yeniden okumaya başlamak.

inşa ettiğimiz yaşamın eksik yönlerini tamamlayarak.

Alışkanlıklarımızla ördüğümüz duvarları yeniden inşa ederek.

Aşılmaz denen , ufuk zannettiğimiz yerleri  aşarak.

Öğrencilere arkalarındaki güç olurken, bizlere onların kartal  gibi keskin gözleri ile farklı dünyalarda onlarla keşiflere çıkarak..

Hayatın her an yeniden başladığının farkına varıp,  yeni başlangıçlara kapılar aralayarak.

Eminim herkes kendi çapında çok şeyler yapabilir.

Belki biz başbakan olamayabiliriz ya da alim, bürokrat ya da  insanlığa kapı aralayabilecek bir meslek sahibi olmak için yaşımız geç olabiliriz. Ama evladımızın elinden tutarak onlara çok farklı ufukların kapısını aralayabiliriz.

Mesela çocuklarımıza  her akşam okuyacağımız  bir hikaye, onlarla geçireceğimiz güzel bir vakit ile onların geleceğinde hiç unutmayacakları, hatta gelecekte onların hatırlayınca çok değerli  başlangıçlar yapabileceği anlar üretebiliriz.

Onların keşif ruhunu, merakını, öğrenme arzusunu okuma hevesini zenginleştirebiliriz.

Bunların bedeli yok, sadece zaman ayırmamız yeterli.

Eğer böyle bir yaşamı evlatlarımızla becerebilirsek,  evlatlarımızda olmazsa neslimizde muhakkak insanlığa yön veren, insanlığı zenginleştiren insanların yetişmesine vesile olabiliriz.

Bugün onları dinleyerek, anlayarak sabırla onların sorularına cevap vererek sorunları  ile ön yargısız sabırla ilgilenerek geleceğe, çok güçlü karakterde   insanlar armağan etmiş oluruz.

Yüzlerce yıllık  gölgesinde binlerce insanın nefes aldığı çınarların  tohumunun mercimek tanesi kadar olduğunu unutmayalım.

Ana rahminde nasıl insanların biyolojik genleri oluşuyor, şifresi meydana çıkıyorsa, sosyal ve psikolojik genleri de özellikle ana ve babanın  davranışları ile  ilk eğitim yıllarında şekillendiriyor.

Ama top yekun. Okul, Öğrenci, Öğretmen toplum olarak.

Bunun yolunu bulmamız lazım.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner50