Günümüzde dünya ölçeğinde oluşan gelişmelerden en çok etkilenen alanlardan birisi hiç kuşku yok ki, ekonomidir. Dünya genelinde uygulama alanı bulan uluslararası politikalar, insanların yumuşak karnı olan ekonomi aracılığı ile daha çabuk ve geçerli bir yöntem kullanarak etkin sonuçlar doğurmaktadır. Etkisi büyük çaplı olan bu uygulamaların ekonomi üzerinden yapılması şaşırtıcı değildir. 

Son aylarda takip etmeye çalıştığım hemen tüm kaynaklar ekonomiyi yönlendirmek için insan davranışları üzerinden hareket ediyorlar. Bu ise İktisat'ın tanımını tekrar gözden geçirmemiz gerektiğini göstermektedir. Kıt kaynaklar ve sınırsız ihtiyaçlar tanımlaması yerini, çoktan insan davranışlarının tercih, seçim, kayıp ve kazanç (ya da aynı anlamda kullanabileceğimiz fayda-maliyet) analizlerine ve bilgi merkezli hamle yorumlamasına bırakmış durumda. 

Buradan hareketle ortaya çıkan sonuç, İktisat'ın zengin-yoksul ayrımından öte etkilenen ve yönlendirilen birey olarak, tercih ve seçimlerinin artı değer ile sonuçlanıp sonuçlanmadığına odaklı. Portföy oyunları diyebiliriz yeni oluşan algıya. Acaba günümüz gerçeklerinden soyutlanmış olarak bu algı yönlendirilmesi ne kadar devam edebilir?

Kıt kaynaklar-sınırsız ihtiyaçlar tanımı ile insan davranışlarını açıklamak tanımları, çokta yeni bir tanımlama girişimi değil. İktisat yazınında, önceden de böyle tartışmalar yapılmış. Kanaatimce burada asıl vurgulanması gereken nokta, kıt kaynaklar-sınırsız ihtiyaçlar tanımlamasının neden günümüzde daha az sorgulanır olduğu? Acaba dünya kaynakları (tüm üretim faktörleri) yeterli düzeylere mi ulaştı? Dünyadaki tüm insanlar aynı ölçüde tüm ihtiyaçlarını elde ettikleri gelirle karşılayabiliyor mu? Sanırım gerçekler alelacele gözlerden uzak tutulmak isteniyor. Sorunlar yok gösteriliyor. Hepimizin de sanki öteden beklentimiz gerçeklerden olabildiğince uzaklaştırılmakmış.

Geçen haftalarda açıklanan yerli-yabancı tüm veriler; güven endeksleri, enflasyon rakamları, işsizlik göstergeleri, faiz oranları, petrol fiyatları, döviz kuru rakamları, altın ve diğer metal fiyatları, eğitim istatistikleri, çevre sorunları analizleri vb. daha güçlü sinyal yayıcıların etkisini kırmaya yetmedi. Her durum ve şartta, beklenen güçlü sinyal tek elde toplanmış görünüyor. 

Sanırım yapılaması gereken, oluşan bilgi kaosu içinde durup bir düşünmek, kazançların kayıplardan kaynaklanabileceğini ve kayıpların da hangi taraftan oluştuğunun sorgulanması. Acaba kaçımız kazançların kaybedenlerini sorguluyoruz? 

Oluşturulan bilgi yumağından, ilk önce haberdar olma yarışının kazananı zenginliğin yeni adı olmuş durumda. Bilgi tutulması, insanlara kısa dönemli kazançlar sağlayabilir ancak, uzun vadede kaybedenler safında da yer alabilir. Bunun gözden uzak tutulmaması gerekir.