Bugünlerde gündem korona…

Başka başlıkları neredeyse unuttuk…

Zira her yazılan konu sonunda koronaya çıkıyor.

Maalesef…

Bu başlık da belki koronaya çıkacak ama bu dönemde daha iyi anlaşılması bakımından önemli diye düşünüyorum.

Efendim, malum salgın sürecinde gıdanın önemi bir kez daha ortaya çıktı.

Süper güç dediğimiz ülkeler bile gıdaya ayrı bir önem vermeye başladılar.

Öncelik sırası değişti yani…

Üçüncü sıradaysa gıda konusu ilk sıraya yerleşti.

Halbuki biz bu konuyu yıllardır yazıyoruz.

Konya gibi tarımın merkezinde gıdanın, tohumun stratejik bir konu olduğunu hatırlatmaya çalışıyoruz.

Gıda demek üretim demek…

Tohum demek üretici demek…

Hepsi birbiriyle eşdeğer konular.

Kısacası üretimi artırmadan da bu konuya çözüm bulamayız.

Geçtiğimiz günlerde bu konu bir kez daha gündeme geldi.

Merkez Meram Ziraat Odası Başkanı Murat Yağız’ın gazetemizi ziyareti sırasında da bu konuyu konuştuk.

İki önemli başlık…

Üreticiyi yerinde tutmak…

Tarımdaki yaş ortalamasını düşürmek…

Her iki başlık için de ilgili bakanlık başta olmak üzere, yerel siyasetçiler ve yöneticiler oturup proje üretebilmeliler.

Bir de STK’lar…

Üreticiyi yerinde mutlu edeceksin ki; köyden kente göçün önü kapanacak.

Dolayısıyla hem üretim artacak hem de insanların sosyal mutluluğu…

Hatta birçok sosyal problem de çözüme kavuşmuş olacak.

Misal…

Özellikle ziraat oda başkanlarının bizlere sürekli ilettiği bir konu vardı.

Neydi?

Şehir yaşamına alışan ailelerin, kızlarını köyde yaşayan birine vermemeleri de büyük bir sosyal problemdi.

Genç üreticileri yerinde mutlu edecek projeler bu konuya da çözüm olacaktı.

İkinci önemli bir konu ise tarımda çalışanların yaş ortalamasının düşürülmesi idi.

Bu demek oluyor ki; tarımda çalışanların yaş ortalaması 55-60 civarında.

Bu rakam Merkez Meram Ziraat Odası Başkanı Murat Yağız’ın bizzat verdiği ortalamadır.

Kötü bir şey mi?

Biraz anlatayım…

Tarımda yaş ortalamasının yüksek olması ne demektir?

Gençler üretim yerlerinde durmuyor.

Yıl geçtikçe de bu yaş ortalaması her daim yükseliyor.

Böyle giderse daha da yükselecek.

Yükselirse ne olur?

Teknolojik tarım biter…

Üretim azalır…

Araziler atıl kalmaya mahkum olur…

Yetmez mi?

Bu konuda yeni projeler üretemezsek tarım bitme noktasına gelecek.

O zaman…

Salgın sürecinden hiç ders almamış olacağız.

Maalesef…

Murat Yağız Başkan bunu avaz avaz bağırıyor.

Lütfen kulak verin.

Bu konuda çalışma hiç mi yok?

Elbette ki Büyükşehir Belediyesi Başta olmak üzere birkaç belediye tarımı geliştirmek için çalışmalar yapıyor.

Ama yeterli değil.

Korona bize bu çalışmaların yeterli olmadığını gösterdi.

Bir kez daha söylüyorum.

Lütfen Murat Başkan’a kulak verin.

Lütfen…