Günümüzü en iyi özetleyen üç kelime nedir diye sorsalar sanırım; tüketim, kaos (krizler), büyüme derdim. Tabi bu üç kelime herkesin içinde bulunduğu veya ilgilendiği ortam ve şartlara göre değişiklik gösterebilir. Benim gözlüğümden dünyaya baktığınızda bu üç kelimenin daha çok görüldüğünü söyleyebilirim. 

Bu durum yeni bir kavram ortaya atılıncaya kadar böyleydi. Yesilgazete.org, sitesinde “Küçülme: Yeni Bir Dönem İçin Söz Dağarcığı – Ali K. Saysel” isimli kitap özetini okuyunca, günümüzü en iyi özetleyen üç kelimenin yetersiz kaldığını, yenidünyayı anlamak için daha fazla kelimeye ihtiyaç duyulduğunu anlamam uzun sürmedi. 

Küçülmeyi, yazarın yazısının son cümlesinde şu şekilde ifade ettiğini gördüm: “Kapitalizmin ötesinde, doğaya saygılı, hakkaniyetli, şefkatli bir toplum imkânı hakkında her şey.” Elbette yazının içerisinde “G. D'alisa, F. Demaria ve G. Kallis tarafından derlenen çok yazarlı, katılımlı yeni bir kitap, Degrowth: A Vocabulary for a New Era (Routledge, 2015)”, ismi geçen yazarlar tarafından tamamen büyüme karşıtlığı bir görüşü savunmanın zorluğu da vurgulanmakta, hatta bu küçülme olayı bir harekete evrilmeye bile çalışılmaktadır. 

Bundan başka, yazının içeriğinde kitap ile ilgili farklı vurguların da altı çizilmektedir. “Küçülme hareketi yeryüzünün ekonomik, toplumsal ve ekolojik, iç içe geçmiş çoklu bir kriz içerisinde olduğu tespitinden yola çıkmakta; küçülme, bir vizyon veya stratejiden önce, çok boyutlu sistem kriziyle yüzleşmeye hazır devrimci fikirler için bir çerçeve olarak tarif edilmektedir. Nedir bu söz dağarcığı? Entropi, emerji (enerji değil), metabolizma gibi biyoekonomik kavramlar; müşterekler, şenlik, basitlik, bakım gibi toplumsal vizyonla alakalı; çevre adaleti, politik ekoloji, meta sınırları gibi çevre mücadelesiyle; kararlı denge ekonomisi, Jevons paradoksu, yeni-Malthusçuluk, petrol tepe noktası gibi ekolojik iktisatla ilgili kavramlar. Bunun yanında topluluk para birimleri, kooperatifler, iş paylaşımı gibi eylemsel fikirler ve Buen Vivir, Ubuntu gibi ittifaklar.” Anlaşılan kapitalist sistemin hasıraltı ettiği pek çok konu ile yeni bir kavram eşliğinde yüzleşme seremonileri yapılmaktadır.

Küçülme kavramı sadece sürdürülebilir kalkınma kavramı ve çevre ile ilgili olarak düşünülmemekte diğer pek çok kapitalist amir kavramların da sorgulanmasını ifade etmektedir. Bununla ilgili olarak şunlar da söylenmektedir; “Küçülmenin bu çerçeve için dar ve yetersiz bulunan, ekolojik-iktisadi tanımı “üretim ve tüketimin toplumun madde ve enerji kullanımını azaltacak şekilde hakkaniyetli bir şekilde küçültülmesi.” Halbuki bir hareket olarak küçülme sadece daha küçük bir toplumsal metabolizma değil, aynı zamanda daha farklı işleyen, farklı işlevler gören bir toplumsal metabolizma arayışında. Tüketimin ya büyüdüğü ya da çöküşe sürüklendiği kapitalist sistemin temellerini sorguluyor.”

 

Küçülme hareketinin temaları 5 başlık altında özetlenmektedir;

  • Büyümenin sınırları,
  • Özerklik olarak küçülme,
  • Bilim ve teknoloji alanının politikleştirilmesi,
  • Büyüme ve kapitalizm ilişkisinin sorgulanması,
  • Küçülme ve geçiş teması.

Henüz içeriği ve tartıştığı konularının muğlaklığı ile hedeflerindeki belirsizlik bir yana, yine kapitalist sistemin alternatif sunumu niteliğine bürünmüş olan küçülme kavramı, bundan sonra üzerinde durulacak; ekonomik, sosyal ve politik konuların odağında olmaya namzet bir hareket olacağa benziyor. 

Günümüz sanırım üç kelimeye sığdırılamayacak yüklü gündemlerle çevrili. Ne diyelim, akıl tutuşturmaları çağına hoş geldiniz. 

 

 

Y. Doз. Dr. Bьlent Darıcı

[email protected]