Stadyumun içi ve dışı kırmızı beyaz!  Şu zor günlerde bir galibiyet ne kadar güzel olacaktı! Seyirci muhteşem, bir ülkenin ulusal takımı ancak bu kadar iyi karşılanır, ancak bu kadar iyi ağırlanır ve ancak bu kadar iyi  desteklenebilir!Milli takım belki 2 puan kaybetti ama TÜRKİYEM BİR WEMBLEY KAZANDI. Bravo  KONYA bütün Türkiye'ye nasıl ev sahipliği yapılır gösterdin. 

Maçtan sonra Fatih Hocaya “Hollanda yenildi hocam, Robben de sakatlanmış” dediklerinde dizlerini nasıl dövdüğünü tahmin ediyorum. Kazansak biraz daha  kenetlenecek Pazar günü oynayacağımız  Hollanda maçının heyecanını mislisiyle yaşayacaktık!

Yine ahlar vahlar kaçanlar, kaçırılanlar, beceriksizlikler , çizgiden çıkanlar ama gerçek olan 1-1 'lik sonuç ve iki maçta da yenemediğin bir Letonya!  Neden mi berabere kaldık, biz Letonya maçını oynamadan Hollanda'ya konsantre olduk. Birde golü attık  bitime 15 dk var, tamam cepte dedik. Futbolun yazılı olmayan adaleti tekrar etti. Letonya dedi ki sen atamadın ama ben sana acımayacağım.

4+3+3  bu sistemi dünya da oynayabilen takım sayısı o kadar az ki ; neden denedi Fatih Terim anlamakta güçlük çektim. Doğrusu maça başlarken iki forvetle oynamak mantıklı diye düşündüm ve Fatih Terim de hep bu sistemle başarılı olmuştu!  Peki biz hücumda çok mu kötü oynadık  4+3+3'ü   ?Tabi ki hayır ilk yarı boyunca 6-7 net pozisyon yakaladık! Peki ya  savunmada ?  Oyunun 10 dakikasından sonra Letonya seyirci ve sahaya alıştıktan sonra hızlı hücumlarda 4'e 4  koşularla kalemize geldi, uzaktan şutlarla tehlikeli olmaya çalıştı.. Selçuk 3'lü orta saha dizilişinde merkezde savunma anlamında sıkıntı yaşadı! Çalhanoğlu  ve G. Töre de üçlü orta sahanın solunda ve sağında savunma anlamında hiçbir şey yapmadıkları gibi  dönüşlerde takımı eksik bıraktılar.  Volkan Şen pozisyon olarak en verimli  ancak sonuca yansıyan vuruş olarak negatif gördük. Oyundan çıkan ilk oyuncu olacak kadar kötü bir performansı var mıydı ? tartışılır. Arda maç temposu eksikliğini fazlasıyla hissetti! Galibiyet golü geldikten sonra tempolu bir Arda maçı tek başına bitirirdi ama yanlış zamanda doğru transfer yaptı. Arda'nın değil futbol oynayan herkesin rüyalarını süsleyen BARCELONA takımına cezalı olduğu dönemde dahil oldu. Kendisi için doğru ama Milli Takımımız için yanlış zamandı.

4+3+3 Burak için ideal bir sistem gibi gözükmüyor çünkü ; 3'lünün sağında ve solunda oynayan oyuncular ceza alanı içinde Burak'ın koşu alanlarına girdikleri için rakip oyuncuları da buraya taşıyor, bu da Burak'ın sınırlı olan top kontrol ve kullanma yetilerini azaltıyor.. İlk yarı yanlış hatırlamıyorsan pozisyonu olmadığı gibi topla buluşma sayısı  8-10'da kaldı.

İkinci yarı 5 dakika ilk yarı sistemi denedik ve rakipte taktik değişikliği var mı ? baktık ve Volkan Şen'i  çıkardık ve Umut'u alarak  4+4+2'ye döndük ve Burak-Umut ile uyumu yakaladı ve baskı ile pozisyonlar çoğaldı.. G. Töre çıkıp Şener girince, Çalhanoğlu sağ kanada geldi Ozan – Selçuk ikilisi merkeze yerleşti , Arda şablonda solda ama gerçekte oyun kurucu pozisyonuna yerleşti bu baskıyı iyice artırdı.. Ama yine geri dönüşlerde sıkıntılar oldu.. Bu Avrupalılar ne yiyip ne içiyor bilemiyorum ama adamlar 30-40 metrelik koşuların tamamında bizim oyunculara 5 metre fark atıyor! Geniş alan bulduklarında delerek koşuyor, bahsettiğimiz takım Letonya  grubumuzda galibiyeti olmayan takım..

Attığımız golden önce H. Balta'nın o kadar önemli iki kademesi var ki alt yapı oyuncularına derslikti. Bu arada kenardan Fatih Hoca'nın feryatlarını serzenişlerini duyuyorken, aslında gol için yapılan varyasyonların gol getireceği belli oluyordu.. Ceza alanı üzerine yığılarak savunma yapan takımlara hücum yaparken ya bek arkasına atılan delici topları kullanırsınız (Biz bunu Hollanda maçına saklanan Şener ile fazlaca yaptık)  ya da ceza alanı dışından şutlarla tabelayı değiştirmeye çalışırsınız bunu da maç boyunca en az 10 defa denedik ve Selçuk ile skor avantajını yakaladık.

90+1'de Şabala hepimizi susturdu.. Atılan golden önce Mehmet Topal'a hava topunda biraz faul var gibi ama hakem maç boyunca kolay faulleri çalmayarak  oynattı, Mehmet'in yerde olması  o şutu engelleyecek ilk oyuncunun saf dışı olmasına neden oldu.. Stoper Serdar Aziz pozisyonu biraz daha yakından ve içine girerek karşılasa şutun etkisini azaltabilirdi. Son dakika Çalhanoğlu golü atıyordu ama uzun Letonyalı oyuncunun kafasını sıyıran top kornere gitti ve sonuç tescil edildi..

Ben takımda bazı eksikler gördüm bunları sizinle paylaşmak isterim ki önemli bir Hollanda maçı bizi bekliyor Pazar günü

1-      Her ne sistemle oynarsak oynayalım savunma pozisyonu için çakılı bir orta saha mutlaka olmalı, sanırım ikinci maç Topal bu anlamda takımda yer bulacak..

2-      Geri dönüşlerde kanat oyuncuları takım savunmasında topun arkasına zamanında geçmeyip  beklerini yalnız bırakıyor,

3-      Serdar Aziz ve Hakan Balta uyumsuz gözüktü özellikle Serdar Aziz rakip ile oyunlarında çekme itmeleri çok bariz yapıyor, Hollanda bizim ceza alanımızda daha çok oynayacağından dikkatli olmasında fayda var.

4-      Duran toplarda özellikle kornerlerde sadece alan savunması yapıyoruz ve kimse topa yükselmiyor herkes önündekinden ve arkasındaki oyuncun aksiyon bekliyor, Hollanda koşu ile sıçrayan oyunculardan kurulu ve birde iyi duran top kullanan oyuncuları var bizim için daha tehlikeli olacaklar.

5-      Fatih Hoca'nın takım üzerinde inanılmaz bir baskısı var, gol kaçıran, hata yapan oyuncular pozisyon sonrası göz ucuyla hocaya bakıp tepkisini okumaya çalışıyor bu da bence takım üzerinde olumsuz etki yapıyor.

6-      Özellikle gol alanlarında oynayan oyuncuların konsantrasyon eksikliği , asistlere, gol vuruşlarına, takiplere yansıyor,

Bu akşam yaşadığımız olumsuzlukları  umarım Pazar günü yaşamaz,  belki de bu sefer kötü oynar ama 3 puanı alırız!. Bekleyeceğiz ve göreceğiz!..