TERCİHLERDE DİKKAT EDİLMESİ GEREKEN HUSUSLAR

 

LYS sonuçları açıklandı ve yüz binlerce ailede hummalı bir telaş başladı. Anne ve babalar, kendi yaşamları ile ilişkilendirdikleri deneyimleri ve istekleri ile tercih döneminde aktif olacaklar. Eğer anne ve babalarda şaşılacak şekilde bir tutukluk olursa, mutlaka dayı, teyze, amca ve kuzenlerle birlikte, maaile tercih döneminde rol oynanacak ya da rol modeller oluşturulacaktır. Şu sözler eşten, dosttan, taaa bilmem kaç zamandır görmediğin akrabandan bile duyulacaktır:

 

-Mühendis ol! Her zaman kıymetli meslektir!

-Doktor ol, doktor!

-Dayın gibi iktisatçı ol!

-Ol, ol, ol!

 

Elbetteki burada işin uzmanlarının rehber öğretmenlerinizin, size fikirler vermesiyle yukarıdaki durumu birbirine karıştırmamakta gerekir.

 

7-17 Temmuz tarihleri arasında gerçekleşecek tercih sürecinin ardından pek çok aday kariyer yolunda ilk adımlarını atmış olacak. Bu günlerde adayların aklındaki en önemli soru ise mezun olduktan sonra iş bulmak konusunda hangi bölümün daha avantajlı olacağı.

 

Her yıl 10 binlerce genç liseden mezun olup çeşitli üniversitelerin farklı bölümlerine giriyor. Bu gençlerin bölüm tercih ederken pek çoğunun aklında ise üniversiteyi bitirdikten sonra kolay iş bulup bulamayacakları yatıyor. Çünkü her aday üniversiteden mezun olduktan sonra iyi bir ücret ve iyi bir unvanla iş hayatına başlamak istiyor. 

 

Bu düşünce de kendi içinde tutarlı, çünkü ülke şartları göz önüne alındığında bu ve türevleri düşüncelerin olması olası bir gerçeklik. Günümüzde artık gençlerin meslek seçiminde, “ben şu bölümü okuyayım, bitirdikten sonra nasıl olsa bir iş bulurum” şeklindeki düşüncelerini doğru bulmuyorum. Artık günümüzde iş sahibi olmak okunacak bölümün seçimi sürecinde değerlendirilmeli ve düşünülmelidir.

 

Yapilan bir arastirmada, genclere "sizce meslek seçimi mi daha önemli yoksa üniversite mi?" diye sorulduğunda, arastirmaya katılan gençlerin %65 e yakını meslek seçimi derken, %35 e yakını üniversite demektedir. Bu da yukarıda belirttiğim durumun bir yansıması şeklindedir.

 

Bazı öğrenciler bölüm ve okul isimlerini çoktan kafasında belirledi. Ancak ikinci ya da üçüncü tercihleri için kafa karışıklıkları yaşayan üniversite adayı sayısı da hiç de az değil.

 

Bir grup ise daha ne yazacağı konusunda bile kararsız.

 

Bu önemli karar öncesi kuşkusuz gençlerin gelecekteki mesleklerini seçerken gerçekten ne olmak istediklerini belirlemesi gerekiyor. Öyle ki sırf bu dönemde moda olduğu için ya da aile ısrarı nedeniyle yapılan yanlış bir tercih gençlerin ileride mutsuz ve mesleğinde başarısız kişiler olmasına da neden olabiliyor.

 

Tercih yaparken ideal ile gerçek hayat koşullarının iyi değerlendirilmesi gereklidir. Bu süreçte yapılan hatalar öğrencilerin hayatlarina olumlu ya da olumsuz anlamda direkt etkide olacaktır. Tercihlerde yüzde yüz başarıyı yakalamak ne kadar zor olsada, adayların ilgi alanına göre en çok istediği bölümlerden başlayarak tercih yapmasının daha sağlıklı olacağı en önemli husustur. 

 

Açıkta kalmamak adına istenilmeyen bölümlere yapılan tercihlerin sonuçları konusunda öğrencilerimiz dikkat etmelidir. Bireyin hedeflediği mesleği, neden istediğini iyi bilmesi çok önemlidir. Her birey kesinlikle kar -zarar analizi yapabilmeli ve ayrıca verilen kararın gerçekçi olup olmadığının da farkında olmalidir.

 

Genç verdiği kararın gerçekçi olup olmadığını bilebilmelidir. O bölümü çevremi yoksa kendi mi istiyor, Gerçekten sevdiği ve istediği için mi o bölümü tercih ediyor? Eğer bir meslek grubuyla ilgili hissedilen duygu nefret ise o mesleği adayların kesinlikle tercih etmemesi gerekir. Mesleğe karşı nötr ya da az sevgi varsa o alan tercih edilebilinir.

 

İstekler mümkün oldukça aklın önüne geçmemelidir.

 

Öğrenci ve velilerde şimdi tercih heyecanı yaşanıyor. Verilecek kararın gerçekle bağının önemine tekrar dikkat çekmek istiyorum. Kişi güçlü ve zayıf yönlerini bilmelidir. Bizlerden muhakkak yardım almalıdır.

 

Tercih dönemindeki diğer en önemli hususlardan biri de sıralama hatalarıdır. Puanlar sonucu oluşan sıralamalar konusunda kişi önceliklerini iyi belirlemelidir. 

 

İsteklerin aklın önüne geçtiğine şahit oluyoruz çoğu zaman. Kişi hırsı yüzünden yetersiz olduğunu göremeyebiliyor. Bu nedenle idealle, gerçekler örtüşmeli. Bu iki gerçeklik birbirine ne kadar yakın olursa başarı ve doğru tercih o kadar yakın olur.

 

Bana gore meslek seçiminde kilit soruların en önemlisi şu: "hem mutlu hem başarılı hem de iş sahibi olabileceğim alan ya da meslek hangisidir?" Bunun üzerinde düşünülmelidir. 

 

Tercihlerde sadece başarılı bir sınav geçirip iyi bir sıralamaya sahip olmak yetmiyor. Sınavın hemen ardından adaylarda kaç net yaptığından ziyade tercihlerde hata yapıp yapmamasıyla ilgili tedirginlik yaşanıyor. Dolayısıyla hata yapma korkusu ortaya çıkıyor. Hemen hemen her öğrencide sınav kaygısının yerini, en doğru tercih ve sıralamayı doğru yapma kaygısı başlıyor. 

 

Antipati duyduğu alanı kesinlikle seçmemeli öğrenciler. İlgi duyduğu alanları önem sırasına göre dizmeli, sevmediği, istemediği bir bölümü sırf puanı tutuyor diye yazmamaya gayret göstermeli. 

 

Tercihlerde yüzde yüzü yakalamak elbette zor.

 

Mükemmeli yakalamak mümkün değil. İstek sırası burada devreye girmeli. İstek orantılamasında yüzde 50'nin altındakiler yazılmamalıdır. Yüzde 51 üzerindekileri yazabilirler. İleride onun için iyi olabilir o alan. Ögrencilerim beni bilir, bir bölümle ilgili yüzde 51 ifadesini çok kullanırım. 

 

Bazı mükemmeliyetçi öğrenciler var 2-3 tercih yapıp riske ediyorlar. Sonrasında da yerleşemiyorlar. Bu da yanlış.

 

Akılla fırsatın kesiştiği yerde şans ortaya çıkar. 

 

Yüzde 51'e dikkat eden adaylar bunu yaparsa pişman olma ihtimali az olur ve emeği de boşa gitmemiş olur. Şansın akılla fırsatın kesiştiği noktadır. Her puan bir fırsattır. Fırsatı akıllı kullanıp şansı yaratmak gerekiyor.

 

Daha öncede dediğim gibi, tercih yapmak geçen yılın sıralamalarına bakıp bir liste yapmak değildir. 

 

Muhakkak bir uzmandan yardım alınmasını öneriyorum.

 

Allah (cc) tüm gençlerimize akıllarıyla fırsatları kesiştirdikleri bir tercih dönemi ve sonrası geçirmelerini nasip etsin.

 

Twitter: @mayolcu_

Facebook: facebook.com/mehmetalperyolcu