Değişen Büyükşehir Yasası'nın ilk etkilerini görmeye başladık.

Karatay Belediyesi, Büyükşehir Yasası'na adaptasyon sürecine hızlı bir giriş yapmış.

Birkaç gün önce yaptığımız Aksaray seyahatimizde yol boyunca Karatay Belediyesi'nin yaptırdığı ve üzerinde eski köylerin mahalle olduğunu gösterir tabelalar dikkatimizi çekti.

Aksaray Yolu üzerinde bulunan, Divanlar, Karadona, Acıdort, Başgötüren, Akbaş ve Yenice gibi köylerin girişine dikkat çekici büyüklükte tabelalar yaptırılmış.

Tabelaların üzerine de yine eski köylerin mahalle olmuş haliyle isimleri yazılmış. Yani  Divanlar, Karadona, Acıdort, Başgötüren, Akbaş ve Yenice gibi köylerin artık mahalle oldukları net bir şekilde belirtilmiş.

Karatay Belediyesi'nin ilçe sınırları da afaki bir şekilde genişlemiş. Öyle ki, Konya il merkezine yaklaşık 100 kilometre uzaklıkta, Aksaray ili sınırlarına ise sadece birkaç kilometre uzaklıkta bulunan Yenice Köyü de, Karatay ilçesinin birmahallesi olmuş.

Sadece Aksaray yolu üzerinde biz 20'nin üzerinde yenilenmiş tabela saydık.

Bunun Karatay ilçesi sınırlarında bulunan köylere ulaşımın sağlandığı Adana Yolu ve Karaman Yolu'nun bir kısmı da var.

Ayrıca iç kısımlarda kalan köylerin tabelaları da şimdilerde yenileniyor ve köylerin mahalle oldukları tabela üzerinde belirleniyor.

Yazının başlığından da anlaşılacağı üzere tabelacılara gün doğdu. Bu saydıklarım sadece Karatay ilçesi sınırlarındaki mahalle olan köylerin bir kısmıydı. Bunun Selçuklu'su ve Meram'ı da var. 31 ilçenin yüzlerce mahallesinin değişecek tabelasıvar. Düşünün kaç yüz tane yeni tabela demek.

Tabi bunun bir de maliyet boyutu var. Bu kadar tabelayı kimse babasının hayrına oralara dikmeyecektir herhalde.

Yolculuk esnasında dikkatimizi çeken bir konu da üzerinde Karatay Belediyesi logolarının bulunduğu çöp kamyonları ve Büyükşehir Belediyesi yazılı olan otobüsler oldu.

Çöp kamyonları köylere (düzeltiyorum) ırak mahallelere mi gidiyor, anlayamadık. Ama gidiyorsa, temizlik hizmetinin bu mahallelere gidiyor olması ek bir maliyeti daha ortaya çıkarıyor.

Gerek var mıydı?diye önce kendime sordum. Çünkü benim köyüm de aynı güzergah üzerinde ve şehir merkezine yaklaşık 90 kilometre uzaklıkta. Şimdiye kadar Büyükşehir veya Karatay Belediyesi'nin temizlik hizmetlerinden faydalanmadık. Ancak çöp yığınları da yok köyümüzde.

Çünkü köydeki çöp kültürüyle, şehirdeki çöp kültürü aynı değil. Burada ihtiyaç fazlası ne varsa çöpe gidiyor. Ama köyde öyle değil. Naylon poşetler saklanır, ihtiyaç duyulduğunda kullanılır. Maden suyu, gazoz şişeleri ağaçların diplerine ters bir şekilde çakılır ve toprağın hava alması sağlanır.

Kışın kömürden ziyade kemre yakılır. Külü, küllükte biriktirilir. Tarladaki ekin dirildikten sonra bu kül tarlalara serpiştirilir. Dolayısıyla köye giden çöp kamyonu köyde toplayacak çöp bulamaz.

Bakalım bugün Mesnevi'den ne çıkmış bahtımıza:

“Tut ki bütün doğuyu, batıyı zaptettin. Her tarafın saltanatına sahip oldun. Madem ki bu saltanat kalmayacak, sen onu bir şimşek farzet; çaktı, söndü.”