Aslında hiç de girmek istediğim bir konu değil şimdiki yazacaklarım.

Çünkü, önceki akşam millilerimizin Konya'da yazdığı tarihin ardından Konya'ya ilişkin ileri geri konuşanlar, haddi aşan laflar edenler, kale alınacak şahıslar değil.

Kendi ruh hallerini, kendi hayat tarzlarını, kendi düşünce yapılarını yansıtan, Konya'nın, Konyalının ve Türkiye'nin dört bir yanından Konya'da bu tarihi ana şahitlik etmek isteyen on binlerce taraftarın hak etmediği ağır ithamlarda bulundular.

Fitneci güruh...

Sindiremediler... Hazmedemediler... Karınlarında biriken gazı bir şekilde boşaltmaları gerekiyordu.

İçlerindeki tüm kötülükleri tüm pisliğiyle kusmaya başladılar.

Neymiş efendim, saygı duruşu esnasında ayakta sessizce beklemek gerekirken, bir grup taraftar tekbirler getirmiş.

Kötü mü etti, ne behis görüyorsunuz tekbir nidalarından...

Ankara'da hayatını kaybeden 100'e yakın insan için hepimiz üzüldük...

Orada hayatını kaybedenlerin sağına soluna bakmadık. İnsancıl bir şekilde yaklaştık olaya. Her şeyden önce insan oldukları için içimiz acıdı. Terörün renginin, dilinin, dininin, ırkının olmadığını en yüksek sesle Konyalılar olarak biz haykırdık...

Milli maçta elde ettiğimiz zaferin ardından Konya'yı karalamaya yönelik bu kampanyaları da asla kabullenmedik, sineye çekmedik...

Evet, hoşgörünün başşehriyiz. Mütevazıyız... Tevazu sahibi insanlarız.

Ama fazla tevazu da kibirdendir...

Kimse kusura bakmasın, şehrimize laf eden pabuç dillilerin karşısında susacak kadar da tevazu sahibi değiliz.

Haksızlık karşısında susanın dilsiz şeytanlar olacağını da bildiğimiz için, susmama hakkımızı sonuna kadar kullanıyoruz.

Böylesine büyük bir zaferin altına imza atmışken, ellerinde fitne tohumları ile gezen şer odaklarına meydanı bırakacak kadar da değiliz... Bu sevince gölge düşürülmesine izin vermeyiz...

TAHİR BAŞKANLA BEYŞEHİR, HÜYÜK, DERBENT

Aslında böyle bir yazının devamının bu şekilde olmasının uyumsuzluğunun farkındayım. Yazmak istemediğim konularda yazmak zorunda, yazmak istediğim konuları da geri plana atmak zorunda kalıyorum.

Gündem o kadar hızlı değişiyor ki, yetişmek, takip etmek zaman zaman mümkün dahi olmayabiliyor.

Ben yine de değinmeden geçemeyeceğim.

Konya Büyükşehir Belediye Başkanı Tahir Akyürek, belediyenin tüm birim amirleri ve birkaç milletvekili ile birlikte tüm ilçeleri ziyaret ediyor.

Her gün birkaç ilçeye ziyaret gerçekleştiriliyor. Temel atma veya açılış programları organize ediliyor.

Dün de Konya Büyükşehir Belediye Başkanı Tahir Akyürek'in beraberindeki heyetle birlikte Beyşehir ve Derbent ilçelerine gerçekleştirdiği ziyaretlere konuk olduk.

Yapılanlar, yapılacak olanlar ve yapılması talep edilenler vardı.

Tahir Başkan'ın cepleri, ilçelerdeki halkın beklenti ve taleplerinin not edildiği küçük not kağıtları ile doldu.

Hepsini düzenli bir şekilde ceplerine yerleştiren Tahir Akyürek'in ilçelerde yaşayanların beklentilerine cevap vereceğini tahmin ve umut ediyoruz.

Büyükşehir Yasası'nın ilçelerdeki kazanımları, Büyükşehir'in ilçelere elinin değdiği artık daha bariz bir şekilde hissediliyor.

Hem altyapı anlamında, hem de üstyapı anlamında ilçelerde yaşanan değişim ve dönüşümü ilçe halkı da gözlemleyebiliyor.

Programlar çerçevesinde AK Parti Konya Milletvekilleri Mehmet Babaoğlu ve Leyla Şahin Usta da ilçe halkına hitap etti.

İlçelerin mercek altında olduğunu söyleyebiliriz. Eksikler yok mu? Var elbet...

Ama onlar da zaman içerisinde çözülecektir.