Selçuk Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Hakkı Gökbel, göreve gelişinin 1 yılında çalışmalarını değerlendirdi. Üniversitenin bölünmesinin ardından başarıları ortaya koydu, yeni projeler hakkında bilgi verdi.
Slayt eşliğinde çalışmalardan bahseden Rektör Gökbel, ilk yılın verdiği değerlendirme toplantısında heyecanını da gizleyemedi...
2014-2018 yıllarını kapsayan 5 yıllık stratejik planı da hazırladıklarını ifade eden Rektör Gökbel'in hedefi Türkiye'de ilk 5, dünyada ise ilk 500 üniversite arasına girebilmek. Hedef büyük ama başarılması da zor değil...
TÜBİTAK raporuna göre 2012'inin ilk yarı yılında Selçuk, başarı sıralamasında ilk 5'te. Yayın sıralamasında ise ilk 6'da. Projeler ve yayınlar ile çok sayıda başarılarıyla öne çıkmış üniversiteleri geride bırakıyor. Demek ki çalışınca ilk 5 üniversite arasına girmek hiç zor değil. Dünya üniversiteleri arasına girmek için ise yurtdışı faaliyetleri devam ediyor. Rektör Gökbel'in de ifade ettiği gibi dünyaya açılma yapıldığı sürece de ilk 500 üniversitenin arasında en kısa zamanda Selçuk'ta yer alacaktır...
Projeler içinde en ilginç çekeni ise kampüs alanının 24 saat MOBESE kameraları ile gözetlenmesi oluşturdu. Öğrencilerin güvenliği açısından güzel ama genç kalınmış bir proje.
Bir diğer önemli bir proje ise 10 bin metrekare alana kurulacak olan yeni kafetarya. Mevcut Gökkuşağı 60 bin kapasiteli kampüs için küçük gelmeye başlamıştı. Yeni bir sosyal alanın yapılması öğrenciler açısından memnuniyetle karşılanacaktır.
BİLMER bünyesinde 500 bilgisayarlı 7 dersliğin de yapılacak olması da güzel bir gelişmedir. Günlük 6 bin öğrencinin de faydalandığı düşünüldüğünde takdire şayandır...
Diğer yandan Rektör Gökbel, rektörlük binasanın kampüse taşınıp taşınmayacağı ilgili tartışmalara ise bir anlamda son noktaya koydu. “İlçelerde yüksekokullarımız, fakültelerimiz var. Onların ulaşımı için binanın merkezde olması önemli. Ayrıca misafirlerimiz açısından da binanın merkezde olması fayda sağlayacaktır. Onun için kişisel olarak rektörlüğün merkezde kalması taraftarıyım. Fakat ileride gelişmeler ne gösterir onu bilemem” sözleriyle taşınmak istemediğini açıkladı.
802 yabancı uyruklu öğrenciden bahseden Rektör Gökbel'e bir de öneride bulundum. “Yabancı uyruklu öğrencilerle Balkan, Afrika, Asya, Ortadoğu gecesi yapabilir miyiz?” diye. Kendileri olumlu karşıladı. Hatta bu etkinliğin KOP Üniversiteler Birliği bünyesinde yer alan Karaman, Aksaray ve Niğde ile birlikte yapılabileceğini belirtti. Bu şekilde yapılması çok hoş olur. Türkiye'de ilk olacak olması sebebiyle de inşallah hayata geçer.
Diğer yandan bazı duayen ağabeylerimizin uzun uzun konuşmalarına rağmen, genç arkadaşların soru sorduğu zaman rahatsız olmaları gazeteciliklerine yakışmıyor. Basın toplantısında hikaye anlatılmaz, soru sorulur. İletişim mezunu gazeteciler olarak, bize öğretilen budur. Sohbet etmek ayrı, soru sormak ayrıdır. Onun için genç arkadaşlarımız soru sorarken homurdanmaları hiç hoş değildir.
VEKİL ÜZÜLMEZ'DEN DÜZELTME
AK Parti Konya Milletvekili Hüseyin Üzülmez, köşe yazım üzerine odalara getirilen başkanlık süresiyle ilgili düzenleme hakkındaki sözlerine açıklık getirdi.
Sayın Üzülmez, geçtiğimiz günlerde Konya meseleleri ile ilgili düzenlediği basın toplantısında “Kararı doğru buluyorum. Bir kişinin uzun süre başkan olarak kalmasını tasvip etmiyorum. Düzenleme odalara menfaat kazandıracaktır” ifadelerini kullanmıştı.
Beni arayarak açıklamada bulunan Üzülmez, sözlerinin yanlış anlaşıldığını tek dönemi değil, bir kişinin iki dönem başkanlık yaptıktan sonra bir dönem ara vermesini savunduğunu söyledi. Söz konusu düzenlemenin de odalarda başkanlık süresini tek döneme indirmediğine değinen Üzülmez, şu ifadeleri kullandı: “Sayın Gümrük ve Ticaret Bakanı Hayati Yazıcı'nın getirmiş olduğu düzenleme 2 dönemden sonra bir dönem ara vermeyi getiriyor. Yani bir kişi iki dönem başkanlık yaptıktan sonra bir dönem araverebilecek. Aradan sonra ise tekrar 2 dönem daha seçilme hakkına sahip olabilecek. Dolayısıyla benim toplantıda savunduğum tek dönem başkanlık değil tek dönem araverilmesidir. Kararın doğru bulduğum yönü de budur.”
Sözlerinin yanlış anlaşılmadan kaynaklanan Sayın Üzülmez'le ilgili yazıyı gazetecilik etiği açısından yukarıdaki gibi düzeltir, özür dileriz.