Siyasi atmosferin tavan yaptığı şu günlerde şehirde önemli şeyler oluyor. Ama bunların neredeyse hiç birini göremiyoruz.

İçinde bulunduğumuz Mayıs ayı kutlamalarla hatırlayacağımız pek çok şeyin olduğu ay...

Mesela Ahilik Haftası etkinlikleri bu ay içerisinde gerçekleştiriliyor. Siyasiler için iyi bir malzeme yatağı bu aslında. Ama gözleri o kadar kararmış ve belirli bir noktaya o kadar kilitlenmişler ki, Ahilik Haftası'nı dahi göremez oldular. Yüzeysel açıklamalarla geçiştirdiler...

Diğer taraftan Mayıs ayında her yıl Türkiye'de Engelliler Haftası etkinlikleri yapılıyor. Engelliler Haftası da seçime ramak kala siyasiler için kendilerini ifade edebilmeleri adına önemli fırsatlar sunuyor. 

Bakıyoruz da, doğrudan engellileri olsa da, dolaylı yoldan siyasilerin veya siyasetçi olmak isteyenlerin kendilerini etkileyecek olan bu önemli haftayı da görmezden geliyoruz.

Neden? 

Çünkü gözleri kararmış. Gözlerinin önüne perde inmiş. Göremiyorlar gerçekleri...

Bir taraftan seçime yönelik hazırlıklar devam ederken, diğer tarafta da vatandaşın gerçekleri var...

Vazgeçilmez ve değişmez olan gerçekler...

Bir ekonomik kriz durumundan söz edebiliriz. Mahalledeki bakkaldan, Konya'dan dünyanın dört bir yanına ihracat yapan işadamına kadar toplumun tamamı bir kriz ortamının varlığından bahsediyor. Ne iç piyasada, ne de dış piyasada ekonominin durumu kimseyi memnun etmiyor. 

Bir tek çiftçi kulağının üstüne yatmış bekliyor. Şükür ki, Allah rahmetini bol bol verdi de çiftçi bu sayede sessiz kaldı. Onlar bari ağlamıyor...

Hoş, ağlasalar da seslerini duyacak kimse yok. 

Halkla iç içe olan, halkın içinde yer alan, onların kapılarını çalan siyasetçiler ve özellikle vekil adayları bu süreçte hangi halkın yanında veya içindeler, bilemiyorum ve göremiyorum...

Alaeddin Tepesi'nden Mevlana'ya uzanan yolda hiç yürüdüler mi mesela? Yolda ilerlerken birkaç esnafın kapısını çaldılar mı? Sonra Bedesten'in yamacından geçip Aziziye Camii civarlarına yöneldiler mi? O bölgedeki esnafın sorunlarını dinlediler mi?

Bilmiyorum, belki yapmışlardır ama ben merak ettiğim için soruyorum. Biraz da bölge esnafının sitemleri kulaklarımı tırmalamaya başladı...

Sonra belediye tarafından o cadde üzerinde Alaeddin – Adliye hattındaki tramvaylar için yapılan demiryolunun tamamen bitirildikten sonra tekrar söküldüğünü hiç gören oldu mu? Bu yüzden oradaki hizmet süresinin uzadığını, yapılan onca işin, harcanan onca paranın ve onca emeğin heba edildiğini görebilen oldu mu? 

Avanaklar gibi havaya bakarak yürüdüğümüzü düşünecek gibi oluyorum, sonra yok diyorum, bu da olamaz. Havaya baksak, havamızda olup bitenlerden bihaber olmayız. 

NATO Kaplanlar Buluşması var Konya'da. Yaklaşık 14 gündür NATO'ya bağlı ülkelerin kaplanları Konya semalarında uçuyor. Ben eminim ki bu da görülmüyordur. Bugün son defa uçup gidecekler. 

Valla kimse kusura bakmasın da hayaller, gerçeklerin cenazesini kaldırmıyor. Ben pek anlamam da, bu gerçekleri de görerek siyaset yapılsa daha iyi olur gibime geliyor. 

Siyasete bu kadar kilitlenmişken, siyasetin doğrudan ilgilisi olan halktan bu derece kopukluk pek iyiye alamet değil ya hadi hayırlısı.

Vatandaş bunca sorunun arasında muhatap bulamıyorsa, doğal olarak 'Ben seçici miyim, geçici miyim?' diye sorar kendisine.

Mesnevi'den:

“Kendine gel de, 'Tövbe eder, Allah'a sığınırm' diyerek cürümde bulunma, günah işleme!”