Seçim bitti.

Tartışmalar bitmedi...

İl ve ilçe seçim kurulları yoğun bir telaş içinde.

Telaşın nedeni ise itirazlar.

Partiler, başkan adayları ve muhtarlar oyların yeniden sayımı veya iptali için il ve ilçe seçim kurullarını dilekçe yağmuruna tutuyor. 

İtirazlar haklı bulunduğu gibi kabul edilmediği de oluyor. Bu durum zaman zaman gerilime yol açıyor. 

Gerilimin yaşandığı ilçelerden biri de Beyşehir. 

İlçede seçimi resmi olmayan sonuçlara göre AK Parti adayı Murat Özaltun, 20 bin 616 oyla kazandı. MHP adayı Süleyman Şenol ise 19 bin 217 oy aldı. 

MHP İlçe Teşkilatı sandıklarda usulsüzlük, adaletsizlik, haksızlık, oy çalımı yapıldığı gerekçesiyle İlçe Seçim Kurulu'na başvurdu. 

İtiraz kabul edildi. 

195 sandıkta yeniden sayım başladı. 

Tam 7. sandık sayılacakken AK Parti'nin avukatları, "Bu sayım usulsüzdür" deyip itiraz etti. İlçe seçim kurulu bu itirazı da kabul etti ve sayım durdurdu...

Bunun üzerine MHP teşkilatı yeniden itirazda bulunuyor...

Şu andaki sonuçlara baktığımızda iki aday arasında 1399 oy fark var. 

Fakat MHP'nin ifadeleri de kulak arkası yapılacak gibi değil.

Ellerindeki müşahit tutanaklarına göre bir sandıkta çıkan 140 oy CHP'ye kaydırılmış, bir diğer sandıkta çıkan 137 oy ise sonuçlara hiç yansıtılmamış. 

İddia böyle ise durum gerçekten vahim. 

İddianın gerçekliliği varsa bunun adına hile değil direk olarak seçmenin oyunu gasp etmek denir. Sonuçlar bu şekilde bilgisayara girilmiş ise ilçe seçim kurulunun da sorumluluğu vardır. 

Gerek MHP teşkilatı gerekse MHP Adayı Süleyman Şenol, çok net konuşuyor; "Oylarımız çalındı." Seçmen çok net konuşuyor; "Seçimi Süleyman Şenol kazandı ama hile yapılıyor."

AK Parti teşkilatı, AK Parti Adayı Murat Özaltun ve seçmen çok net konuşuyor: "Sonuçlarda hile yoktur, biz kazandık." 

İki tarafta kendine göre haklı. 

Kimin haklı olduğunu ortaya çıkaracak tek bir çözüm var, oyların yeniden sayılması. 

Böylece şaibe ortadan kalkacağı gibi, hak ve hukuk yerini bulacaktır.

Oyların yeniden sayımının engellenmesi ise Süleyman Şenol'a oy vermiş seçmenin gözünde, doğal olarak 'Murat Özaltun' başkan olmayacaktır. 

İlçede tartışmalar daha fazla büyümeden ivedilikle oylar yeniden sayılmalı ve sonuçlar milletin vicdanında kabul görmelidir. 

Eğer bir oy bile yanlış sayılmış ve yanlışlık olarak başka partiye aktarılmış ise vebali ilçe seçim kuruluna ve hükümete aittir...

ELEŞTİRİRKEN SEÇMENİ İNCİTMEYİN

Seçimin tablosuna baktığımızda iktidar partisi AK Parti yüzde 46 ile oyların büyük çoğunluğu aldı. 

Seçimin galibi oldu.

Doğal olarak AK Parti teşkilatları ve seçmenleri mutlu. 

Fakat mutlu olurken geriye kalan yüzde 54'lük seçmene de saygı göstermek zorundalar. 

İfadelere baktığımızda ise bu saygıya pek dikkat edilmiyor. 

AK Parti'ye oy vermeyen yüzde 54'lük kesim unutuluyor, kaybedenler için sözde 'paralelci, tapeci, darbeci' sözleri kullanılıyor.  

Pensilvanya, Cemaat ve bunlara destek veren yazarlar, aydınlar, siyasiler eleştirilirken CHP ve MHP'ye oy veren seçmen incitiliyor. 

Seçim sonrası balkon konuşmasında Başbakan, "Bize oy veren de vermeyen de vatandaşımızın mesajını değerlendireceğiz" ifadesiyle seçmenin iradesine saygı duyarken aynı duyarlığını parti teşkilatları, sivil toplum kuruluşları, milletvekilleri gösteremiyor. AK Parti milletvekilleri çıkıyor; 

En güzel tokadı sandıkta vurduk...

Aldığımız netice ciddi anlamda tokat oldu... 

ifadelerini kullanıyor. 

Her yerde adalet isteyen bir platformun başkanı çıkıyor;

"Seçim sonuçlarıyla, eski Türkiye'ye özlem duyan beyaz Türkler sandığa gömülmüştür" diyor. 

Bu sözlerin 17 Aralık Yolsuzluk Operasyonu sonrası hükümet karşıtlarına karşı söylenmiş olduğu gerçek. 

Lakin, AK Parti'ye yüzde 54 oranında destek vermeyen bir kesim var ki seçmenler sizin eleştirdiğiniz MHP, CHP ve diğer partilere oy verdi. 

Şimdi, 'tokat attık' derken yüzde 54'lük bunu nasıl yorumlayacak? 'Beyaz Türkler sandığa gömüldü' derken CHP'ye oy veren seçmen aşağılanmıyor mu? 

'Her yerde adalet' derken adalet herkese lazımdır. Bu bir seçimdir ve herkes iradeye saygı duymalıdır. 

"Seçimden başarıyla çıktık" ibaresini kullanın, en doğal hakkınız ancak "tokta vurduk, sandığa gömdük" ifadeleri milletvekillerine, bir STK başkanına yakışmıyor....

12 yıl önce AK Parti yoktu. O zaman şimdi eleştirdiğiniz partilere millet oy veriyordu. 

Onun için kimsenin kimseyi incitmeye, aşağılamaya, hedef göstermeye, ayrıştırmaya hakkı yoktur. 

Tercih milletindir, saygı duymak herkesin görevidir...