Sahur ve iftardan sonra yaşanan şişkinlik, hazımsızlık, yiyecekleri sindirememiş olmanın verdiği rahatsızlığı oruç tutanların çoğu yaşar. Bitki çayları ise vücudun sıvı ihtiyacını karşılar ve sindirim sisteminde büyük rol oynar. Bu konuda açıklamalarda bulunan Kimyager ve Aktar Mehmet Türkşar da oruç boyunca sindirim, gaz ve kabızlık problemleri yaşayanlar için, hangi bitki ve besinin kullanılması gerektiğini anlattı.

8 1 Kopya

SİNDİRİM, GAZ VE KABIZLIK PROBLEMLERİNE DOĞAL ÇÖZÜM

Mehmet Türkşar, Ramazan’da iftarda yemeğin çok hızlı yendiğini söyleyerek bundan dolayı vücutta sindirim ve gaz problemlerinin çıkabildiğini aktardı. Yemek esnasında su içilmemesi gerektiğini çünkü sindirimi bozduğunu da açıklayan Türkşar, “Yemekten 1-2 saat sonra su içilse, sağlık açısında daha iyi olur. Zaten Ramazan ayının ilk 10 günü vücudun oruca alışma evresi. Ama bu süreçte sindirim ve gaz problemi yaşanmaması için; rezene, kekik, nane, kimyon çaylarının tüketilmesi gerekiyor. Ayrıca oruç tutan insanlar çok fazla su tüketemediği için kabızlık sıkıntısı da çekebiliyor. Bu kişiler; keten yağı ve çörek otu yağı kullanırsa faydalı olur” şeklinde konuştu.

8 4 Kopya

BU GIDALAR TOK TUTUYOR

Şeker hastası, insülin direnci olan, tatlı krizine girenler ve oruç boyunca çok fazla acıkanların olduğunu belirten Türkşar, bu kişiler aç karnına yani sahurda keten tohumu, tarçın, zencefil, chia tohumu, yulaf ve kepek gibi lifli gıdaları yoğurt ile tüketirlerse daha tok hissedeceklerini kaydetti.

FİYATLAR ÇOK UYGUN

Bitkilerin paketler halinde satılanlarının 25 liradan başladığını dile getiren Türkşar, “Chia tohumunun 100 gramı 20 lira. Keten yağının 250 milimlikleri 150 lira. Fiyatlar çok pahalı değil. Dolayısıyla Ramazan ayında sağlık problemleri yaşayan her insanın cebine uygun ürünler satıyoruz” dedi.

Stratejik akıl ‘günah’ı bitirdi! Stratejik akıl ‘günah’ı bitirdi!

8 2-1

ALTERNATİF DEĞİL ‘TAMAMLAYICI TIP!’

İnsanların yıllardır doğal ürünlere yöneldiğine dikkat çeken Türkşar, şunları söyledi: “Aktarların sattığı doğal ürünler eskiden ‘koca-karı ilacı’ olarak görülüyordu. Şimdi böyle değil. Çünkü aktarların kökeni çok eskilere dayanır ve eczacılığın temelini oluşturur. Özellikle geçtiğimiz pandemi ve salgın döneminde kullanılan ilaçların fayda sağlamadığını öne süren vatandaşlar, doğal ürünlere yöneldi. Bunun sonucunda daha iyi netice aldı. Dolayısıyla insanlar aktar ürünlerini daha fazla almaya başladı. Zaten sattığımız bu ürünleri ‘alternatif tıp’ değil de ‘tamamlayıcı tıp’ olarak görüyoruz.”

TUBA KAYA

Editör: Birkan Bakay