Başkalarını olduğu gibi kabul etmek gerçekten sevmektir. Kabul edildiğini hissetmek sevildiğini de hissetmektir. Psikolojide sevildiğini hissetmenin görkemli gücünü yeni yeni anlamaya başlıyoruz. Sevgi, bedenin ve aklın büyümesini sağlayan, fiziksel ve ruhsal yaraları iyileştiren bir güçtür. Yani konuşma doğru olursa iyileştirebilir ve yapıcı bir değişiklik sağlayabilir. İnsanların karşısındakini yalnızca dinleyerek ona yardım edebileceğini anlamaları ve kabul etmeleri zordur. Ama bir kişiye yardım etmenin en önemli yolu hiçbir şey yapmaksızın orada olmaktır. Bu şaşırtıcı ve inanılmaz gibi görülebilir ama onu sadece dinleyerek birçok yolu açacağınızı da garantiler.
Öğrencileri dinlemenin ve böylece onların sorunlarına daha etkili biçimde yardımcı olmanın nasıl olacağına bir göz atalım.
Öğrencinin yansıttığı kişiliği kabul edin: öğrencilerin hatalı yönleri olabilir. Bu hatalarına veya hatta öğrencinin kendisine tahammül etmek bile zor gelebilir. Ancak insanlar kendilerini kabul eden insanların eleştirilerini dinler ve onlara özel önem verir. Eğer öğrencilerinize yönelik eleştirileriniz varsa bunları kabul ettirmenin ve onu düzeltmenin tek yolu öğrencinizin olumlu özelliklerini fark etmeniz ve bu özelliklerini vurgulayarak ona yaklaşmanızdır.
Öğrencinize seçme hakkı verin: ne kadar geçerli olursa olsun insanlar sadece kendilerine gösterilen doğruları uygulamaktan rahatsız olur. Bazı zamanlar insanların kendi yanlışlarını yapmaları ve sonuçlarını yaşamaları eğitici olur. Bu nedenle bir tek doğru var, o da benim söylediğimdir. Havasını vermeyin. Göreceksiniz sizin söylediklerinize daha çok önem verecektir.
Öğrencinizi asla utandırmayın: şurası bir gerçek ki suçu ne olursa olsun topluluk içinde utandırdığınız ve teşhir ettiğiniz bir öğrencinizle aranızdaki köprüler artık yıkılmıştır. Çünkü insanlar utandırılmaktan nefret ederler. Olayı unutup nefret kişiye döner. Öğrenciniz övgü ve onay bekler insanlara ulaşmanın yolu onların olumlu özelliklerini fark etmek ve bu konuda olumlu geri-bildirimde bulunmaktır. Bunu yapabilirseniz dersinizi de eleştirilerinizi de daha dikkatli dinler.
Unutmayın ki, öğretmenlerin ve okul yöneticilerinin esas görevi hataları yakalamak değil, doğruları yakalamaktır. Çünkü insan davranışını değiştirmek ancak olumlu ve istenen yönde davranışların, yapılan olumlu geri-bildirimle pekişmesiyle mümkündür.
Öğrencinize size ve arkadaşlarına yardım etmek fırsatı verin:çünkü kendisine ihtiyaç duyulduğunu bilmek herkesi mutlu eder. İnsanlar güçlerini gösterebilmek ve kendilerini kanıtlayabilmek için çevrelerine bir şeyler verebilmek konusunda büyük istek duyarlar. Onlara, size ve arkadaşlarına yardımcı olabilecekleri fırsatlar verin ve bunlardan yararlanın.
Öğrencilerinizi iyi dinleyin: bu kural öğrencinizin ne söyleyeceğini harfi harfine bildiğiniz durumlar için de geçerlidir. Bütün insanlar söyleyeceklerinin önemli ve kendilerine özgü olduğuna inanırlar. ben bunu biliyorum siz giderken ben dönüyordum havası insanlar arasına mesafe koyar ve yakınlaşmayı önler. Bu nedenle öğrencinizin söylediklerini dinleyin ve hatta ona kendi söylediklerini tekrar edin.
Sonuç olarak biz eğitimciler elimizdeki varlıkların birer emanet ve gelişimlerine katkı sağlamamız gereken ve geleceğimize yön verecek liderler olacağını unutmadan tüm inancımızla ve istikrarla mücadele etmemiz gerektiğini unutmayalım. Bizler dinlemez, ilgilenmez ve sahip çıkmazsak ilgilenen, dinleyen ve sahiplenmeye çalışan hainlerin olduğunu da unutmayalım. Dikkatli olalım!!