İnşaat Mühendisleri Odası (İMO) Konya Şube Başkanı Erdem Naltekin, yapı güvenliğinin yalnızca teknik bir konu değil, aynı zamanda toplumsal bir sorumluluk olduğunu vurguluyor. Türkiye'nin deprem gerçeği ve hızla değişen kentleşme dinamikleri karşısında nitelikli mühendislik hizmetlerinin her zamankinden daha büyük önem taşıdığına dikkat çeken Naltekin, meslek odalarının yalnızca üyelerine hizmet veren kurumlar değil, aynı zamanda kamu yararını gözeten bilimsel kuruluşlar olduğunun altını çiziyor.
"İnşaat mühendisliği yalnızca yapı üretmek değildir; güvenli yaşam alanları oluşturmak, kentlerin geleceğini planlamak ve insan hayatını korumaktır." diyen Naltekin, mesleğin taşıdığı sorumluluğun her geçen gün daha da arttığını belirterek şunları söylüyor:
"Yaptığımız her proje, attığımız her imza ve verdiğimiz her teknik karar doğrudan insan yaşamını etkiliyor. Bu nedenle meslek etiğinden, bilimsel ilkelerden ve mühendislik disiplininden taviz verilmesi mümkün değildir. Bizim önceliğimiz, mesleğimizin saygınlığını güçlendirmek, üyelerimizin gelişimini desteklemek ve yapı güvenliğini en üst düzeyde sağlamaktır."
MESLEKİ GELİŞİM, GÜVENLİ YAPILARIN TEMELİDİR
Teknolojinin hızla geliştiği, yönetmeliklerin sürekli güncellendiği bir dönemde mühendislerin kendilerini sürekli yenilemek zorunda olduğunu belirten Naltekin, İMO Konya Şubesi'nin bu doğrultuda yoğun bir programı yürüttüğünü ifade ediyor.
Şube bünyesinde düzenlenen eğitimler, teknik seminerler ve birçok etkinlikle üyelerin mesleki yetkinliklerinin artırıldığını belirten Naltekin, özellikle deprem mühendisliği, yapı denetimi, sürdürülebilir yapı teknolojileri ve güncel mevzuat üzerine gerçekleştirilen çalışmaların büyük ilgi gördüğünü dile getiriyor.
Yeni dönemde genç mühendislere yönelik mentorluk programları, teknik geziler ve uygulamalı atölye çalışmalarını yaygınlaştırmayı hedeflediklerini söyleyen Naltekin, teorik bilgi ile saha deneyiminin birlikte geliştirilmesi gerektiğine dikkat çekiyor.
Üyelerle iletişimi yalnızca resmi süreçlerle sınırlamadıklarını belirten Naltekin, eğitim seminerlerinin yanı sıra sosyal etkinlikler ve dijital platformlar aracılığıyla sürekli iletişim halinde olduklarını ifade ediyor. Sosyal medya üzerinden yapılan düzenli bilgilendirmeler sayesinde üyelerin sektördeki güncel gelişmeleri yakından takip edebildiğini de sözlerine ekliyor.
"DEPREMLER DEĞİL, GÜVENSİZ YAPILAR CAN ALIYOR"
Türkiye'nin deprem kuşağında yer aldığını hatırlatan Naltekin, yapı güvenliği konusunda toplumsal farkındalığın artırılması gerektiğini belirtiyor.
"Yaşadığımız acı tecrübeler bize bir gerçeği tekrar tekrar gösteriyor. Depremleri engelleyemeyiz ancak doğru mühendislik uygulamalarıyla can kayıplarını büyük ölçüde önleyebiliriz. Bilimsel esaslara uygun projelendirme, kaliteli malzeme, etkin yapı denetimi ve nitelikli mühendislik hizmeti güvenli yapıların vazgeçilmez bileşenleridir."
Mühendislik hizmetlerinin maliyet unsuru olarak görülmesinin doğru olmadığını vurgulayan Naltekin, güvenli yapı üretiminin uzun vadede hem ekonomik hem de toplumsal açıdan en doğru yatırım olduğunu ifade ediyor.
"Bir yapının gerçek değeri yalnızca ekonomik karşılığıyla ölçülemez. O yapı insanların yaşamını koruyorsa gerçek amacına ulaşmıştır. Yapı güvenliği hiçbir koşulda ekonomik kaygıların gerisinde bırakılmamalıdır."
DİRENÇLİ KENTLER ORTAK AKILLA İNŞA EDİLİR
Kentlerin geleceğinin yalnızca yeni binalar yapmakla şekillenmeyeceğini belirten Naltekin, mühendislik, mimarlık ve şehir planlama disiplinlerinin birlikte hareket etmesinin önemine dikkat çekiyor.
Afetlere dirençli şehirlerin ancak bilimsel planlama anlayışıyla oluşturulabileceğini ifade eden Naltekin, üniversiteler, kamu kurumları, yerel yönetimler ve meslek odaları arasında kurulacak güçlü iş birliklerinin şehirlerin geleceğini belirleyeceğini söylüyor.
"Kentleşme yalnızca imar faaliyetlerinden ibaret değildir. Doğru planlama, doğru mühendislik ve güçlü denetim mekanizmalarıyla sürdürülebilir, güvenli ve yaşanabilir şehirler oluşturabiliriz."
YENİ DÖNEMİN ODA VİZYONU
İMO Konya Şubesi'nin önümüzdeki dönemde en önemli hedeflerinden biri, meslektaşlar arasındaki dayanışmayı güçlendirmek ve sürekli mesleki gelişimi desteklemek olacak.
Naltekin, kamu kurumları, üniversiteler ve sektör temsilcileriyle daha fazla ortak proje geliştirmeyi planladıklarını belirterek, bilimsel bilgiye dayalı çözüm üretme anlayışını daha da güçlendireceklerini ifade ediyor.
Dijital dönüşümün sunduğu imkânlardan daha fazla yararlanacaklarını söyleyen Naltekin, üyelerle iletişimin daha hızlı ve etkin hale getirilmesini, genç mühendislerin mesleğe uyum süreçlerini kolaylaştıracak yeni projelerin hayata geçirilmesini hedeflediklerini belirtiyor.
GENÇ MÜHENDİSLERE ÇAĞRI
Mesleğin geleceğinin genç mühendislerin niteliğiyle şekilleneceğini vurgulayan Naltekin, üniversite eğitiminin meslek yaşamının yalnızca başlangıcı olduğunu ifade ediyor.
"Kendini sürekli geliştiren, araştıran, teknolojiyi takip eden, etik değerlerden ödün vermeyen ve saha deneyimine önem veren mühendisler ülkemizin geleceğini inşa edecek. Meslek odalarının eğitimlerine katılmaları, sektörün içinde aktif yer almaları ve farklı disiplinlerle birlikte çalışma kültürünü benimsemeleri kariyerlerine önemli katkı sağlayacaktır."
Erdem Naltekin'e göre güçlü mühendislik yalnızca sağlam yapılar üretmiyor; aynı zamanda güvenli şehirler, sürdürülebilir kalkınma ve toplumun geleceği için de en önemli temeli oluşturuyor. Bu nedenle mühendislik hizmetinin niteliğini artırmaya yönelik her yatırım, aslında toplumun güvenli yaşam hakkına yapılan bir yatırım anlamı taşıyor.





