Modifiye gençler arasında bir hastalıktır. 

Aracın belli yerlerini değiştirip, zevke göre yeniden dizayn etmek.

Vatandaşların  tabiriyle modifiye işini genelde şahinciler tayfası dediğimiz kesim yapıyor. 

Şahin'e öyle şekil veriyorlar ki sanki Ferrari, Porsche yanında halt etmiş. 

Ama gerçekte “Eşeğe altın semer vursan eşek yine eşektir” atasözünde olduğu gibi iki kaportasını değiştirmekle, motorunu oynamakla, helezonu kesmekle Şahin, Ferrari olmadığı gibi sadece 'amma ne araba oldu' diyerek mutlu olmanın yoluna bakıyor genç garibim!

Zaten trafikten de men edilen gençlerin bu modifiye aşklarına çok dokunmadan,  bizdeki dinde modifiyecilere dönelim. 

Öyle bir noktaya geldik ki artık siyasi menfaatler uğruna 'Modifiye Müslümancılığı' yapmaya başladık. 

Bu nereden çıktı şimdi demeyin çünkü görünen köy uzakta değildir!

Tanzimat'tan beri durum böyle. Aklımızı kullanmak yerine, stratejiler belirleme yerine birilerinin gazıyla çıkmışız meydanları tekbir sesleriyle inletmişiz. Niçin İslam'ı kullanmak isteyenlere  rant sağlamak için. Meydana çıkanlar bu düşüncede olmayabilir lakin kendilerini meydana çıkaranlar var ya işte bunlar zamana, duruma göre şekil değiştiren modifiye Müslümanlardır. 

Yeri gelir sakal bırakırlar, yeri gelir o sakalı bir gecede keserler, yeri gelir milliyetçi olurlar yeri gelir en büyük Atatürkçü olurlar, yeri gelir en büyük Gülenci olurlar, yeri gelir Doğu Türkistan'ı, Kerkük'ü, Kafkasları hatırlarlar, yeri gelir tek düşünceleri Gazze olur! Ve yeri gelir tüm bunları hiç yaşamamış gibi yok sayarlar! 

Sonuçta insanoğluyuz işte. Şaşar beşer bir yapımız var. Omurga yoksa her kılığa girmek o kadar kolaydır ki, dansözcülükte assolistliği bırakmayız!

Şuanda da aynı durum var. 

İsrail, Filistin'de devlet terörü uyguluyor. 1948'den beridir bu terör var. Çoluk, çocuk demeden Müslümanları katlediyor. 

Ama;

Kurmaca bir örgüt olan Birleşmiş Milletler katliama sessiz.

Suudi Arabistan İngiliz ağabeylerinin yanında dolar sayıyor.

Dubai,  Allah'a yakın olmak için gökdelenler yapmakla meşgul.

Birleşik Arap Emirlikleri prensleri develeriyle safari yapıyor.

Yemen, Kuveyt, Amerikalı ağabeyleriyle petrolüne bilardo oynuyor. 

Mısır ve Lübnan olaylara sessiz, iç çekişme içinde...

Kısacası Arapları yönetenler Modifiye Müslümancılığı yapıyor. Müslüman'ım maskesi altında kıçlarını korumanın derdi içindeler!

Peki Türkiye olarak ne yapıyoruz? 1948'den beri 'KINIYORUZ', 'KELİME-İ TEVHİD BAYRAKLARI İLE SOKAKLARA İNİYORUZ', 'TEKBİR SESLERİYLE MEYDANLARI İNLETİYORUZ' o kadar. 

Bağırmaktan başka somut bir adım yok. 

Hani o komünist dediğimiz Venezüella ve Küba var ya bu iki ülke kadar cesurca davranıp İsrailli diplomatları sınır dışı edemiyoruz!

Ticari ilişkileri askıya alamıyoruz çünkü Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç böyle diyor. 

İkili anlaşmaları yırtıp atamıyoruz çünkü Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç böyle diyor. 

İsrail'e Türkiye olarak amborga uygulayamıyoruz, nedeni ise Filistinliler de zarar görür çünkü Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç böyle diyor.

Arınç böyle diyor da ya sonuç; Kınamak, BM'yi göreve çağırmak, ABD Dışişleri Bakanı Kerry'i aramak.

Somut adım bunlar. Filistin'de kanın durması için ilerleme yok, ticari ilişkiler askıya alınmıyor, sadece politik manevralar ile milletin gazı alınıyor.

Medyanın şaşalı, “Türkiye olarak şöyle yaptık, şöyle dedik”  ifadelerinin gazına gelen halkımız da eylem yapıyor, İsrail temsilciliklerini taşlıyor, protesto gösterileri yapıyor. Amerikan marka kotuyla, Chevrolet, Porsche, Ferrari marka aracıyla alana gelen Müslüman halkımız, 'Bak katliama sessiz kalmadık ' diyerek içini ferahlatıyor...

Geçtiğimiz gün yine eylem vardı, tekbir seslerinden meydan inledi. Sonuç İsrail bombalamaya devam ediyor.  Gözünü kan akıtmaya adamış İsrail sesten korksaydı şimdiye fare deliğine girerdi. 

Gelelim iş alemine aynı şekilde, boğazları yırtılırcasına, yüzleri gerilerek  'Kınıyoruzzz, lanetliyoruzzz' haykırışları. 

Müslüman iş adamları İsrail'i kınıyor ama İsrail'le ticari ilişkileri askıya aldık diyemiyor.

Eeee tabii, para önemli canım. İsrail'i kınayalım ama kınarken de aç kalmayalım değil mi? 

Kimse kimseyi kandırmasın. Sadece Müslümancılık, ümmetçilik oyunu oynanıyor.  

Müslümanlık maskesiyle Kahrolsun İsrail diye bağırılarak hükümete şirin gözükülüyor, bak ben de kınadım denilerek Müslümanım oyunu sahneleniyor!

Allah'tan duam Türk-İslam dünyasını acılardan, belalardan, katliamlardan biran önce kurtarsın, İslam alemini zulme uğratan sahte Müslümanları helak etsin ki biran önce doğru yolu bulalım. 

Aksi tekdirse modifiye Müslümancılıkla cahiliye dönemini yaşamaya devam ederiz!