Korkaklar! Türk Futbolu Üçten Büyüktür...

Abone Ol

Liglerimize verilen iki haftalık aranın ardından maalesef yine hakemlerimiz kaldıkları yerden devam ediyor. Hatta kaldıkları yerin bir alt kademesine doğru hızla ilerliyorlar. Her hafta olduğu gibi bu haftada en çok konuşulan isim hakemler oldu. İlk yarı boyunca farklı maçlarda birçok pozisyonu sizlerle izleyip kalemimiz döndüğünce yorumladık. Ancak görünen o ki artık kararlardan ziyade hakemlerimizin art niyetli düşünceleri de baş ağrıtacak gibi.

Saha içerisinde birçok hakem farklı pozisyonlarda doğru ya da yanlış kararlar verebilir. Hakemliğin ya da bu oyunun içerisinde hata olmazsa belki futboldan bu kadar tat almayabiliriz. Ama daha ilk haftadan başlayan bu eziyet her geçen gün hataların kabul edilemeyecek boyutlara çıktığını bizlere gösterdi. Sezon başından beri tepkilerin merkezi haline gelen MHK ise maalesef tek bir açıklama dahi yapmayarak garantörlük görevini yerine getiremedi. Bununla birlikte ''Videolu Hakem'' uygulaması gündeme geldi. Aslında bu konunun gündeme gelmesi bile MHK'nin bazı negatif durumları kabullenmesinin göstergesi olarak kabul edilebilir. Varsayalım bu uygulama Türkiye'de kullanılmaya başladı peki ya hakemlerin kafasından geçen korkak düşünceleri ne yapacağız?

Şükrü Saraçoğlu'nda çalınan bir düdük ile Konya Arena'da çalınan düdük doğrudan yana adalet göstermiyorsa bu işte bir gariplik vardır. Çok uzaklara gitmemek lazım geçtiğimiz hafta oynanan Atiker Konyaspor-Galatasaray maçında yaşananlar hepimizin aklında. Maçın hakemi olan Mete Kalkavan, MHK tarafından daha ligimizin 17. Haftası oynanırken Süper Kupa maçı da dâhil olmak üzere dört kere Galatasaray maçlarında görevlendirildi. Hadi bu bizim kuruntumuz olsun. Gelelim maç içerisine. Daha maçın başından bu yana Galatasaraylı futbolcuların sert oyununa müsaade gösteren Kalkavan, aynı sertliği Konyasporlu futbolcular gösterdiğinde anında düdüğü ile oyunu kesti. Maçın ilk yarısı boyunca gerek De Jong'a gerekse Sneijder'e laf anlatmaktan oyuna konsantre olamayan Mete Kalkavan, kaptan Ali Çamdalı'nın itirazlarını kendine yediremedi. Kaptan diyorum çünkü kaptanların tüm futbolculardan bir tık daha fazla konuşma hakkı mevcut. Hatta önümüzdeki sezondan itibaren takım itirazlarını sadece kaptanlar gerçekleştirebilecek.
Saçı façalı, egosu tavan, atarlı Mete Kalkavan ikinci sarıdan Ali Çamdalı'yı attıktan sonra tabi ki tüm stadyumun tepkisini topladı. Maçın ardından bir açıklama yapan Başkan Ahmet Şan, Ali Çamdalı'nın hakeme ''Korkaksın'' dediğini ifade etti. Aslında Çamdalı ikinci sarıyı bundan dolayı gördüyse buna diyecek bir şey yok çünkü doğru söyleyeni dokuz köyden kovarlar. Korkak olmayan, cesur hakem Mete Kalkavan aynı durumda Türk Telekom Arena'da bu kararı verebilir miydi? Ya da bu sözleri kendisine söyleyen Sneijder olsaydı atabilir miydi? Zira Sneijder'in ilk yarıda ve devre arasında soyunma odasına kadar süren yoğun itirazlarına al gülüm ver gülüm açıklamalar yapan Mete Kalkavan'dı.

Mete Kalkavan olayının ardından malumunuz en çok konuşulan diğer konuda Fenerbahçe-Adanaspor maçı. Bu maçın ardından Fenerbahçe başkanı Aziz Yıldırım canlı yayında birçok eleştirilerde bulundu. Hatta birçok ulusal kanal hemen canlı yayına geçerek Aziz Yıldırım'ın klasik şikâyetlerini dakikalarca izlettiler. Soruyorum size Ahmet Şan'ın açıklamaları önemli değil miydi? Aykut Kocaman'ın isyanını Aziz Yıldırım'dan duymak ayıbınız değil mi? Ey ulusal kanallar!
Pazartesi günü öğle saatlerinde biz Yusuf Namoğlu'dan yaşanan olaylar hakkında cevap beklerken başkan çıkıp sadece ve sadece Aziz Yıldırım'a cevap vermekle yetindi. Zira onlar için Ahmet Şan'ın ve Aykut Kocaman'ın isyanının önemi yok. Önemi olmadığı gibi sükseli bir başkan olmayan, saygısını bozmayan Ahmet Şan onlar için pek bir şey ifade etmiyor. Şimdi bir düşünmek lazım her şeyi düzelttik, hepsini rayına soktuk. Videolu hakemler ile yolumuza baktık. Peki bu hakemlerin cesursuzluğunu peki bu MHK'nin korkaklığını ne yapacağız? Bunlar içinde videolu başkan uygulaması gelecek mi?

Ey ulusal kanalar, Ey geniş çaplı spor kamuoyu, Ey MHK, Ey Hakemler! Aklınızı başınıza alın Türk Futbolu sadece Fenerbahçe, Galatasaray, Beşiktaş değildir. Türk futbolu üçten büyüktür!