KONYASPOR'U HAYATA DÖNDÜREN 3 PUAN

Torku Konyaspor'un 5 haftada aldığı 3 mağlubiyet, 2 beraberlik ile ateş hattına doğru hızla yol alması Konya'da büyük tedirginliğe yol açmış ve şehrimizde takımın düşeceği korkusu hâkim olmaya başlamıştı.

İşte tam bu noktada Bursa deplasmanından alınan 3 puan Torku Konyaspor'a ilaç gibi geldi.

Aslında ev sahibi Bursaspor'da, Konyaspor'da bu maçta olağanüstü bir futbol ortaya koyamadılar ve fazla bir varlık gösteremediler ama Konyaspor maçın başından itibaren gole yakın oynadı ve her an gol atabilecek bir hüviyette göründü.

Gaziantepspor maçının başından itibaren “Konyaspor bu maçta hayatta gol atamaz” düşüncesi içinde olduğumu geçen yazımda belirtmiştim. Bursaspor maçında ise o maçın tersine, Konyaspor'un her an gol atabilecek bir beklenti içinde izledim karşılaşmayı!

Bu beklentim bazı dakikalarda endişeye dönüşse de, Bursaspor maçındaki Konyaspor'un sahadan galibiyetle ayrılacağı hissimi hiç kaybetmedim.

İlk yarıda büyük oranda üstün olan taraf olan şüphesiz Konyaspor'du ama bilhassa ilk yarının son dakikalarında üst üste gelen tehlikeli Bursa atakları gole dönüşmeyince ikinci 45 dakikaya daha büyük ümitle başladık.

Bu ümidimiz 66. dakikada Gekas'la meyvesini verdi. Konyaspor'un bu maçtaki en etkili ismi olan Djalma sağdan getirdiği topu Gekas'a öyle bir aktardı ki, Gekas'a sadece dokunmak kaldı ve Konyaspor 1-0 öne geçti.

Bursa takımı beraberlik arayışı içinde iken, 72. dakikada Konyaspor, ikinci golü buldu ve rahatladı. Tabi bizde ekran başında bu rahatlamanın keyfini yaşadık.

Zor durumda olmasına rağmen Hleb'e güzel bir pas çıkartan Djalma'nın bu golde de büyük rol oynadığını söyleyebiliriz. Bu maçta çok etkili olamayan usta ayak Hleb'in, Gekas'ın kafasına göre ayarlayarak gönderdiği topa Gekas'ın harika kafa vuruşu 2. gol olarak Bursa ağlarına gidince rahat bir oh çektik.

Bu maçta da görüldü ki, Gekas yoksa Konyaspor yok, Gekas varsa Konyaspor var, gol var, 3 puan var.  Haftalardır oynamayan Mbamba'nın da bu maçta olumlu bir görüntü verdiğini belirtmek lâzım. 

Bursaspor'un 90. dakikada attığı ümitlenme golü ile birlikte maçın 5 dakika uzaması, nefeslerimizi kesen ve bitmek bilmeyen dakikalar neticeyi değiştirmedi ve Konyaspor 5 hafta aradan sonra nihayet 3 puan ile tanıştı. 

Gençlerbirliği ve Kayseri Erciyes maçlarında Konyaspor lehine verilmesi gerekip de verilmeyen 3 net penaltıdan bahsetmiş ve yanlış hakem kararlarının bu iki maçta Konyaspor'a 3 puan kaybettirdiğini kaleme almıştım.

Açık yüreklilikle söylemek gerekirse Bursaspor maçında da, ilk yarının son dakikalarında Borek'in rakibine yaptığı hareket açık bir penaltı idi. Ayrıca Konyaspor'un 2. golünde, Djama'nın verdiği pasta Hleb ofsayt durumunda idi. 

Geçen haftaki yazımı şu cümle ile tamamlamıştım: “Umarım Cumartesi günü deplasmanda Bursaspor ile oynanacak olan 26. hafta karşılaşması bir telafi maçı olur.”  

Bursaspor maçı, temenni ettiğim gibi tam anlamıyla bir telafi maçı oldu. Bu maçta hem son haftalardaki kaybedilen puanlar telafi edildi, hem de hakemlerin daha önce verdiği yanlış kararlarının telafi edildiği bir maç oldu ve Konyaspor ikinci deplasman galibiyetini elde etti.  

Konyaspor'un, Bursa'dan aldığı 3 puan öyle bir ilaç oldu ki, bu ilaç komaya girmekte olan hastanın nefes almasını ve tekrar hayata dönmesini sağladı. 

Yazımı bitirmeden önce bir konuya daha değinmek istiyorum. Ali Turan'ın rakiplerine girişi bütün maçlarda yüreğimi hoplatıyor. Ali Turan'ın rakip futbolculara buldozer gibi bodoslama öyle bir girişi var ki, her hamlesinde sarı veya kırmızı görecek korkusu yaşıyorum. Bursaspor maçında da Erdinç gibi çift sarıdan veya doğrudan kırmızı kart görebilirdi. Bu durum daha önceki maçlarda da defalarca yaşandı. Ali Turan'ın daha dikkatli davranması ve takımına zarar vermemesi gerekir[email protected]