Konya’nın en huzurlu caddelerinden biri olan Mevlana Caddesi, başından sonuna kadar adım atan herkesi güzelliği ile içine çekmeye devam ediyor..
Tarih ile sokağın buluşması sonucu ortaya çıkan Mevlana Caddesi, binalarının mimarisi ile dikkat çekiyor. Tek renklerin tercih edilmesi, sokağı güzelleştiren dokunuşlardan biri diyebiliriz.
Kuş cıvıltılarının eşliğinde yavaş yavaş ilerlediğimiz bu sokakta önce bizi sıra dükkânlar karşılar. Her biri seni içine çekmeye yetecek kadar cezbedici olan bu dükkânlar, Konya esnafının içtenliği ve samimiyetiyle birleşince sokağın en güzel detaylarından birini oluşturuyor.
Oraya kadar gitmişken olmazsa olmaz; Bedesten Çarşısı’na da mutlaka uğranmalı. Aradığınız her şeyi kolaylıkla bulabileceğiniz bu çarşıda kuyumcular, giyim mağazaları, takıcılar ve kafeler mutlaka uğranması gereken yerler arasında.
Anadolu Selçuklu Devleti'ne başkentlik yapan Konya’da, Romalılardan Selçuklu ve Osmanlı’ya kadar binlerce yıldır ticaretin merkezi konumunda olan tarihi Bedesten Çarşısı, ticari canlılığını günümüze kadar korumaya devam ediyor.
Bedesten’in güzelliklerinden çıkıp sonraki durağımız Türbe Önü Çarşısı oluyor. Konya’nın tarihi kimliğini ön plana çıkaran düzenlemeleri, geniş yürüyüş alanları ve sosyal kullanım için ayrılan oturma bölümleriyle bu çarşı caddeye büyük bir renk katmış. Hem şehre değer katan sembolik yapılar hem de esnafın güvenli ve nezih ortamlarda hizmet verebildiği mekânlar burada yer alıyor.
Türbe Önü’nü gezdikten sonra yeni durağımız Mevlana Türbesi oluyor. Müzenin bulunduğu yer, Selçuklu Sarayı’nın gül bahçesidir. Avluya “Dervişân Kapısı”ndan girdikten sonra kuzey ve batı yönünde derviş hücreleri bizi karşılar. Avlunun güneyinde matbah ve Hürrem Paşa Türbesi’nin bulunduğu bölümün ardından Üçler Mezarlığı’na açılan Hâmûşân Kapısı yer alır.
Avlunun doğu kısmında ise Sinan Paşa, Fatma Hatun ve Hasan Paşa türbeleri bulunur. Ayrıca semahane ve mescit bölümleri ile Mevlana ve aile fertlerinin mezarlarının bulunduğu ana bina burada yer almaktadır. Avluda Yavuz Sultan Selim tarafından 1512 yılında yaptırılan üzeri kapalı şadırvan ile “Şeb-i Arûs” havuzu yer alır. Kuzey bölümde ise “selsebil” adı verilen bir çeşme bulunur.
Mevlana Türbesi’nde dualarımızı ettikten sonra, hediyelik eşya ve takı satan samimi esnaf amcalarımızın dükkânlarına uğramadan olmaz. Konya’ya gelen misafirlerin uğrak noktası olan bu dükkânlar, hediyelik ürünler ve Konya şekeri ile ziyaretçileri karşılıyor. Ben de her gidişimde mutlaka Konya şekeri alırım.
Konya’nın Mevlana Caddesi, kafa dinlemek, hayattan uzaklaşmak insanın içini rahatlatan en güzel caddelerden biridir. Konya’ya gelen herkesin burayı acele etmeden, tadını çıkara çıkara gezmesini mutlaka tavsiye ederim. Buraya geldiğinizde öğrenilecek çok şey, gelmediğinizde ise kaçırılacak çok şeyiniz olur.