Türk-İslam tarihine adını altın harflerle yazdıran, unutulmaz kahramanların aklımızda yer alan kıyafetlerini yaşatma geleneği sürdürülüyor. Konya'da uzun zamandır deri ustalığı yapan Seyit Kara ve ağabeyi, Türk-İslam tarihi dönemlerinin simgelerinden olan kılık-kıyafetlerini de yaptıkları el işçiliği ve işlemelerle günümüze taşıyor. Kara ve ağabeyi, geçmiş dönem kültürünün aynasını bizlere yansıtırken, zanaatlarıyla devletin resmi törenlerinde, dizi ve filmlerde, belgesellerde, sünnet merasimlerinde hatta sportif faaliyetlerde de yaptıkları kostüm ve börklerle isimlerinden söz ettiriyorlar.
11 YILDIR TÜRK-İSLAM TARİHİNİ DERİYLE YAŞATIYOR
Konya’da 11 yıldır Türk-İslam tarihini yapmış olduğu alp kıyafetleri ve börklerle yansıtan 43 yaşındaki Seyit Kara, spor kulüplerinden, dizi ve film setlerine, şehir tiyatrolarından, devlet törenlerine kadar birçok alanda deri işleme sanatını icra ediyor. İlkokulu bitirdikten sonra tekstil sektöründe çalışmaya başlayan Kara, 2015 senesinde ağabeyiyle birlikte börk yapmaya başladı. Kara, özellikle çocukların sünnet merasimlerinde kendi kültürünü yansıtmaları için uğraş verdiklerinin altını çizdi. Kara: “İlkokulu bitirdikten sonra tekstile başladım. Uzun yıllar başka bir tekstil firmasında çalıştıktan sonra bu işe başladım. İlk başta ağabeyim bu işe başlamıştı ben de ona ara ara destek vermeye geliyordum. Daha sonra birlikte yapalım bu işi diye karar verdik. 2015 yılında ilk börk yaparak başladık. Börk ile başladıktan sonra yanında aksesuarlarına da ekledik. Mini börk anahtarlık, deri bileklik, deri anahtarlık gibi çeşitli ürünler yaptık. Daha sonra alp kıyafeti dediğimiz o dönemdeki askerlerin, sultanların giydiği kıyafetler talep edildi. Onları yapmaya başladık. Çocuklara sünnet kıyafetleri yapmaya başladık. Özellikle hassasiyet gösterdik bu konuda. Onlarla ilgili de güzel dönüşleri oldu. Daha sonra okçuluk yaygınlaşınca okçuluk kulüplerine şalvar, göynek, kuşak, deri çizme/çarık imal ettik. Elhamdülillah hem gelen talepler hem de müşteri memnuniyeti açısından oldukça iyi dönüşler aldık. Allah’a hamd olsun 11 yıldır da ekmeğimizi bu işten kazanıyoruz” dedi.
DİZİ SETLERİNDEN DEVLET TÖRENLERİNE UZANAN USTALIK
Deri işleme sanatını Türk-İslam tarihiyle birleştiren Kara, yaptığı iş neticesinde farklı sektörlerle de çalıştığını beyan etti. Kara, Konya’da çekilen dizi, film ve belgesellere de kıyafetler ve aksesuarlar diktiğini dile getirdi. Kara: “Konya'da çekilmiş olan bazı filmlere, belgesellere de ürünler yaptık. Konya'da Mevlâna ile ilgili bir film çekildi. Onların kıyafetlerinde, zırhlarında, aksesuarlarında eksikler vardı. Onları tamamladık. Daha sonra aynı yapımcı Konya'da farklı bir belgesel çekecekti. Onlara hem kıyafet hem malzeme hem de tedarik konusunda yardımcı olduk. Konya Şehir Tiyatrosu'nun bir dönem kostümlerini yaptık. Geçen sene Ahlat'taki Malazgirt Şöleni’nde sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ı karşılayacak olan Tatvan Jandarma Özel Harekat’a özel kostümler yaptık. Konya’da Alaaddin Camii'ndeki saygı nöbet değişimini ilk başlarda belediyenin tiyatro ekibi yapıyordu. Belediyenin tiyatro ekibinden Hava Kuvvetleri’ne devrettiler. Oradaki birlik yapıyordu. Ondan sonra İl Jandarma Komutanlığı devraldı. İl Jandarma Komutanlığı’ndan önce kullanılan kostümleri de yine biz yapmıştık. Zamanla kıyafetler yıprandı. İl Jandarma Komutanlığı devraldıktan sonra eski kıyafetleri baştan aşağı yeniledik. Toplamda 8 askere hem yazlık hem kışlık olmak üzere 2’şer adet zırhlı kıyafet yaptık. Cuma günleri Alaaddin Camii'nin yanında saygı nöbeti sancak töreni düzenleniyor. Onları da yapmak elhamdülillah bize nasip oldu” diyerek, resmi törenlerde ve geleneksel tiyatro oyunlarında kostüm ve deri işlemeciliğinin önemine vurgu yaptı.
“PRENS DEĞİL, ALP KIYAFETİ GİYDİRİLMELİ”
Kara, Türk-İslam kültürüyle yetişen erkek çocuklarının sünnet merasimlerindeki kıyafetlerine de değindi. Sünnet çocuklarının, çizgi-roman ve televizyonlardaki hayal ürünü kahramanların yerine Türk-İslam tarihinde iz bırakmış olan kahramanları tanımaları gerektiğine değinen Kara, sünnet merasimleri için de özel tasarım kıyafetler diktiklerini belirterek şunları ifade etti: “Biz her zaman şunu söylüyoruz. Çocuklarımıza sünnet düğününde özellikle sünnet kıyafeti giydiriyorlar ama o kıyafetin bizim kültürümüzde bir yeri olmadığını düşünüyorum. Prens kıyafeti giydirileceğine bizim kültürümüzde yeri olan alp kıyafeti giydirilse, daha gurur verici bir duruş olur. Bizim kültürümüzde sünnet olan çocuk erkekliğe ilk adımını atmış sayılır sonuçta. Bizim derdimiz, çocuklarımıza örümcek adam, süpermen gibi hayali kahramanları değil, kendi öz kahramanlarımızı, gerçek kahramanları tanıtmak ve sevdirmek. Bu konuyla ilgili çocuklarımıza özel tasarımlar bile yaptık. Elhamdülillah bu konuda da çok güzel dönüşler aldık.”




