Kimileri bu eserin nasıl ve hangi tarihte hayata geçirildiğini düşünürken kimisi ise ‘bu hatlar şehrin altından geçseydi daha makul olmaz mıydı’ diye düşünüyor. Tüm bu soruların cevabını, dönemin Konya Belediye Başkanı Ahmet Öksüz cevapladı. 1984-1989 döneminde belediye başkanlığı yapan Öksüz, 1985 yılında bütçe dışı bırakılan projenin Ankara koridorlarında nasıl kurtarıldığından, yürütülen ‘hurda’ karalama kampanyalarına kadar pek çok bilinmeyeni ilk ağızdan paylaştı.

BÜTÇEYE ‘YAN NOT’ OLARAK GİREN PROJE!
Öksüz, 1985 yılı sonlarında yıllık bütçe ve programlar hazırlanırken, söz verilmesine rağmen Konya tramvayının yatırım planına dahil edilmediğini fark edince hemen Ankara’ya gittiğini ve tramvayın Konya’ya getirilmesi için başkentte özel olarak ilgilendiğini aktardı. Bürokrasideki tıkanıklığı dönemin nüfuzlu isimlerinden ‘Tenekeci Paşa’ (Abdullah Tenekeci) vasıtasıyla ve müsteşara açılan sert bir telefonla bu engeli aştıklarını ifade eden Öksüz bu projenin, basılmış bütçenin kenarına ‘yan not’ olarak eklenerek resmiyet kazandığını anlattı.

NUMUNE VAGONA HURDA MUAMELESİ!
Yatırım programının ardından Almanya ile yürütülen müzakereler sonucunda, dönemin şartlarına göre oldukça avantajlı olan yüzde 1 faizli, 38 milyon Mark tutarında bir kredi anlaşması imzalandığını belirtti; seçim öncesinde halkın projeyi görmesi amacıyla şehre getirilen numune vagonun ise dönemin muhalefeti tarafından "Almanya’nın hurdaları Konya’ya getiriliyor" şeklinde siyasi bir propaganda malzemesi yapıldığını ifade etti. Öksüz, o dönem koparılan fırtınaya şu sözlerle açıklık getirdi: "Sadece vagonlar kullanılmıştı, onlar da Almanya Köln Belediyesi'nde aktif çalışan vagonlardı. Siemens firmasıyla anlaştık ve bakımları yapıldıktan sonra bize teslim edildi. Vagonlar dışındaki tüm ekipmanlar; yani raylar, makaslar, motorlar fabrikadan çıkma sıfır malzemeydi. İlk anlaşmada 16 vagonu, o günün fiyatıyla yeni bir tek vagon fiyatına mal ettik. Aksi takdirde o imkansızlıkta raylı sisteme geçmemiz mümkün olamazdı."

SEÇİM KAMPANYALARINDA BİLE KULLANILDI!
Konya’nın bu hamlesinin muhalefete malzeme olmasının yanı sıra büyük ses getirerek Meclis’te de yankı uyandırdığını aktaran Öksüz, Kayseri milletvekillerinin Meclis’te "Konya’ya yapıldı, bize niye yapılmıyor" diye önergeler verirken, Adana Belediyesi’nin ise seçim kampanyasını "Biz de Adana'yı Konya gibi yapacağız" vaadi üzerine kurulduğunu ifade etti.

SİYASİ ENGELLER VE 2 BUÇUK YILLIK GECİKME
Seçimlerin ardından belediye yönetiminin değişmesi ve belediye başkanlığına Halil Ürün’ün gelmesiyle projenin hız kestiğini de anlatan Öksüz, yeni yönetimin, "ODTÜ ve Teknik Üniversite'den bilirkişi getireceğiz, Alaaddin Camii etrafında dönerken cami yıkılacak." yönündeki iddiaları nedeniyle Konya halkına sunulacak hizmetin en az iki buçuk yıl geciktiğini belirtti. Öksüz, sonrasında vadedilen büyük metro projelerine rağmen, kendi döneminde getirilen o tramvayların şehre kesintisiz 25 yıl boyunca hizmet verdiğini hatırlattı.

TRAMVAYLAR NEDEN ŞEHRİN ALTINA YAPILMADI?
Demiryolu hatlarının Konya gibi düz bir şehirde neden yeraltına değil de zemin üzerine inşa edildiğiyle ilgili de konuşan Öksüz, bu tercihin arkasındaki gerekçeyi o dönemki teknik ve mali imkansızlıklar olmak üzere iki temel nedene dayandırdı: “Yeraltı suyu ve maliyet: Nalçacı Caddesi bölgesinde yeraltı suyunun yaklaşık 6 metre derinlikte bulunması, tünel inşası için en az 8-10 metreye inmeyi gerektiriyordu. Suyun kesilmesi teknik olarak mümkün olsa da maliyeti en az iki kat artırıyordu. Bütçe yetersizliğinden dolayı bu riske girilemedi. İkinci neden ise istimlak kolaylığı: Konya’nın düz yapısı ve güzergah üzerindeki alanların (özellikle geniş caddelerin) müsait olması sayesinde büyük kamulaştırma bedelleri ödenmeden projenin hızla ilerlemesi sağlandı.”
‘İLK KURUŞU KAZANMAK, BİN KURUŞU KAZANMAKTAN ZORDUR’
Tramvay hattının yolun tam ortasından gitmesi ve caddeden pay alması yönündeki eleştirilere de yanıt veren Öksüz, hattın kaldırım kenarına sıfır yapılması durumunda yaya ve araç kaza riskinin çok daha yüksek olacağını, bu kararla olası can kayıplarının önüne geçildiğini belirtti. Bugün Konya'nın halen aynı ray hatlarını kullanarak ulaşım ağını genişlettiğini ifade eden eski başkan, iktisattaki "İlk kuruşu kazanmak, bin kuruşu kazanmaktan zordur." kuralını hatırlatarak, "Zor olan başlangıcı yapmaktı, biz o başlangıcı başardık." diyerek sözlerini noktaladı.

AHMET ÖKSÜZ KİMDİR?
Ahmet Öksüz, 24 Mart 1940 tarihinde Konya'da dünyaya gelmiş, aslen Çumra'nın Alibeyhüyüğü köyüne kayıtlı, eğitimci, siyasetçi ve spor yöneticisidir. Çocukluğu Sedirler ve Sarıyakup mahallelerinde geçen Öksüz, Ankara Ticari İlimler Akademisi'nden mezun olduktan sonra askerliğini topçu subayı olarak yapmış ve iş hayatına muhasebecilikle başlamıştır. Daha sonra mezun olduğu Konya Ticaret Lisesi'ne öğretmen olarak atanmış, ilerleyen yıllarda ise aynı okulda müdürlük görevini üstlenmiştir. Siyasi kariyerinde en dikkat çekici an, 1984 yerel seçimlerinde Anavatan Partisi'nden aday olup tam doğum günü olan 24 Mart'ta Konya Belediye Başkanı seçilmesidir; hatta başkanlıktaki ilk icraatlarından biri, imar çalışmaları kapsamında çocukluğunun geçtiği ahşap baba evinin yıkım talimatını vermek olmuştur. Siyasetin yanı sıra spor camiasında da önemli bir iz bırakan Ahmet Öksüz, 1987-1988 yıllarında Konyaspor kapanma aşamasına gelmişken ve kulübün sahası bir yıl kapatılmışken büyük bir cesaretle başkanlığı devralmış ve daha ilk sezonunda takımı şampiyonluğa ulaştırmayı başarmıştır.






