Türkiye'de önemli kurum ve kuruluşların başındaki isimlere bakıldığında büyük bir çoğunluğunun Konyalı olduğu ortaya çıkıyor.
Geçtiğimiz günlerde bu isimleri tespit ederek Konyalıların bilgisine sunmak için bir haber çalışması yaptık. 'Konyalı bürokratlar' başlığı altında sizlerle buluşturduğumuz haberimizde onlarca Konyalı bürokratın hayatını kısaca belirterek tanınırlığını sağlamaya katkıda bulunmaya çalıştık.
İnce eleyip sık dokuyarak çalışmamıza, 30'un üzerinde bürokrata ulaşmamıza rağmen eksik kaldığımız yerler olmuş. Şimdilerde okurlarımız da bizi arayarak bizim bilmediğimiz isimleri bizlerle paylaşıyorlar.
Eksik olmasınlar!
Okurla iç içe olmak, onların tavsiyeleri ve yönlendirmelerini görmek bizleri mutlu ediyor.
Konya'nın topraklarında yetişmiş, Hz. Mevlana'nın dergâhı olan Konya'nın kültürü ile bezenmiş, Konyalılık bilincine sahip bu insanların biraz daha geçmişine, gençlik yıllarına bakıldığında küçük ama önemli bir ayrıntı ortaya çıkıyor:
İmam Hatip'li olmaları!
İmam Hatip okulları bu ülkenin bana göre en önemli eğitim kurumları. Birçok üniversitenin dahi veremediğini bu okullar veriyor.
Nereden vardık bu sonuca?
İşte bugün Türkiye'nin önemli kurum ve kuruluşlarında kilit makamlarda yer alan isimler, bizi bu sonuca ulaştırıyor.
Hemen hemen hepsinin ortak noktası İmam Hatipli olmaları! İmam Hatip okullarında edindikleri bilgi, beceri ve tecrübe onların bundan sonraki hayatları için önemli bir dönüm noktası oluvermiş.
Bu ülke pek çok darbe ve muhtıra yaşadı. Eskiler daha iyi bilir ancak biz de okuduğumuz, araştırdığımız kadarıyla biliriz. Fazla ayrıntıya girmeden şu kadarını belirtmek gerekirse, Türkiye her darbede sıfırdan başlamış her şeye.
Böylesi zorlu süreçlerden en çok etkilenen kesim yine İmam Hatipliler oldu.
Yakın tarihimize baktığımızda aklımıza ilk 28 Şubat süreci geliyor. Bu süreç İmam Hatip okullarının üzerinden geçti. İmam Hatip okulları kapatıldı. Sonrasında İmam Hatip eğitiminin önlenmesi için ciddi mücadele veren kesime karşılık, İmam Hatiplilik bilinci taşıyan azınlığın vermiş olduğu mücadele de takdire şayandı.
O dönem çok büyük zorluklar yaşandı. Ortaokul ve lise düzeyindeki çocuklar okullara kaydettirileceğinde velilere çevreden çok büyük baskılar yapıldı. 'İmam Hatip Okulu dönemi bitti. Çocuğu boşa gidermeyin. Yazık etmeyin' denildi.
Ama tüm bu olumsuz propagandalara rağmen İmam Hatiplilik bilinci gönüllerine nakşedilmiş insanlar, haklı davalarından asla vazgeçmedi. İmam Hatip okullarını desteklediler.
İmam Hatip okulunun kıymetini o dönemlerde bilmeyenlerden biri de benim. Şahsen isteseydim İmam Hatip okullu olabilirdim. Ancak çevremizdeki İmam Hatip okullarına karşı yapılmış olan olumsuz propagandaların etkisinde kalarak düz liseyi tercih edenlerden olduk.
İmam Hatip okullarının kıymeti 28 Şubat sürecinin üzerinden fazla zaman geçmeden anlaşıldı. Bu konuda kendisi de bir İmam Hatip'li olan Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın büyük emeği var.
Yadsınamaz!
Şimdilerde içimden 'Keşke ben de İmam Hatip'li olsaydım' demek geliyor.
Mesnevi'den: