Fırtına sonrası mı yoksa fırtına öncesi mi tam kestiremediğim bir karışık sessizlik vuku buldu. İnsanın aklından geçenleri ete kemiğe ve kelimelere büründürmesi sanki kaygan bir belirsizlikte daha az mümkün oluyor. Yeni dönem, yeni pek çok değişken ve çok bilinmeyenli denklem sistemleri üretmiş görünüyor. Akıl tutulmaları sonrası akıl aşındırmaları toplumun buzluğundaki buzları biraz da olsa eritmiş oldu.
Krizlerle yaşamak Türkiye ye gerçekten de çok şey öğretmişe benziyor. Son yaptığım okumalarda öyle geniş düşünce alanları ve boyutları var ki tek başına bir bilim sahibi olmak neredeyse bilim adamını yarı yolda bırakacak gibi. Çok boyutluluk ve çok düşünsellik, çok çeşitlilik ve çok fikir ile birleştirilme yarışında. Bu bence kayıpların kazançla telafisi de demek oluyor ve bu noktada sevindirici bir gelişme.
Aklımın karmaşıklığını ancak çemberli kelimelerle bu şekilde bir düzleme aktarmaya çalışabiliyorum. Beni bağışlayın lütfen. Şimdi başlığımızdaki kazanımları dile getirmeye başlayabiliriz. Kazanım kelimesi tüm fertler için olumlulandığında ortaya daha soft bir iklim çıkabiliyor.
Konuya girmeye geciktim lakin elbette seçim meselesi üzerine söylenmeyenleri gün yüzüne çıkarmaya çalışıyorum. Yazılan ve çizilenlere baktığımda aklıma getirdiğim ilk ve kapsayıcı kelime kazanım oldu. Peki, neler bu kazanımlar;
İlk kazanım bence siyasi olarak çok çeşitli senaryolar hemencecik ortaya konulup karışıklıklar bertaraf edildi,
Söylemler kalem açacağı ile yumuşatıldı, etrafı pürüzlerden kurtarıldı ve daha net ifadeler geliştirildi,
Ekonomik gelişmeler aba altından gösterilen sopa misali sivriltilerek siyasilere pusula görevi üstlendi,
İç gelişmeler kadar dış gelişmeler de masaya yatırıldı ve partiler hükümete sahip çıkarak hamle algısı tutunduruldu,
Her kesim medya, ister ekonomik olsun ister sosyal her türlü konuyu ısıtarak masada çeşitliliği sağladı,
Hamlelerde orkestra uyumu gözlendi,
Ekonominin ürkekliği başrolü kapınca, atılacak adımlar hem doğru hem de hızlı olarak şekillendi,
Seçmen ve tercih kayıpları ile amaçsız oylara müsamaha gösterilmedi,
Kitle tercihi yön algısını tastamam pekiştirdi,
Ancak unutulmaması gerekenler hemen unutulma belirtileri ile karşı karşıya bırakıldı. Yani, milletvekillerine yapılan tembihler, siyaset arenasında politika hummaları arasında flulaştırıldı. Bu kadar çabuk yapılacaklar listesini temizlenecek giysilerde unutmak yanlışı ve hafıza sancısı siyaset baş aktörlerince bilmeyerek, hata olarak düşünülebilir. Belki de erken teşhis bunlar ama testi kırılmadan hatırlatma, testinin kırılmasını önleyebilir.
Oyuna dalan çocuk misali akşam eve gitmeyi unutmak ve akşam yemeğinde aileden uzak olmak, bağların zedelenmesi neticesini beraberinde getirebilir. Bol tespitli ama sonuç eldesiz yazının bir çıkarımı olması için belki de son söz olarak şu söylenebilir.
Kazanımları düşünelim ve/veya öncelikli yapacaklarımızı asla unutmayalım.
Y. Doç. Dr. Bülent Darıcı