Dış ticaret kayıtları ile iş kayıtları sistemindeki ana faaliyet türü ve istihdam rakamlarının eşleştirilmesiyle elde edilen kapsamlı veriler, Türk ekonomisinde dış satım ve dış alım süreçlerinin dinamiklerini net bir biçimde ortaya koydu. Açıklanan istatistiki tabloya göre, 2025 senesinde Türkiye genelinde 166 bin 459 firma dış satım, 323 bin 769 firma ise dış alım operasyonlarına imza attı. Yapılan veri eşleştirmelerinde dış satım yapan işletmelerin neredeyse %100,0'ına, dış alım yapanların ise %99,9’una erişilerek yüksek doğruluk oranına ulaşıldı.
BÜYÜK ÖLÇEKLİ FİRMALAR İTHALAT VE İHRACAT ÇARKININ MERKEZİNDE YER ALIYOR

Çalışan sayılarına göre sınıflandırılan işletme büyüklükleri incelendiğinde, büyük ölçekli sanayi ve ticaret devlerinin toplam hacimdeki ağırlığı dikkat çekiyor. İş gücü kapasitesi 250 ve üzeri çalışan olarak tanımlanan büyük ölçekli girişimler, 2025 yılında gerçekleşen toplam dış satımın %46,1’ini tek başına üstlenirken, dış alım tarafında bu oran %59,4 gibi baskın bir seviyeye yükseldi. Üstelik bu dev kurumlar, dış alım yapan toplam firma sayısının yalnızca %1,1’ini oluşturmalarına rağmen pazarın yarıdan fazlasını yönetmeyi başardı.
Öte yandan, 1-9 kişi arasında personel istihdam eden mikro ölçekli firmalar, dış satım yapan tüm işletmelerin %74,2 gibi ezici bir çoğunluğunu oluştururken toplam ihracattaki payları %18,3 seviyesinde kaldı. Küçük ölçekli 10-49 çalışanlı işletmeler ihracatta %17,3 pay alırken, 50-249 çalışan barındıran orta ölçekli kurumlar %18,3’lük bir oran yakaladı. İthalat cephesinde ise mikro ölçekliler %10,7, küçük ölçekliler %11,9 ve orta ölçekliler %18,0 pay alarak büyük devlerin gerisinde kaldı.
SANAYİ SEKTÖRÜ İHRACATI SIRTLARKEN TİCARET FİRMALARI KOBİ'LERLE BÜYÜYOR

Ana faaliyet kollarına göre yapılan değerlendirmelerde, üretim ve sanayi sektörünün dış satımdaki lider pozisyonu bir kez daha tescillendi. Sektörel kırılımlara bakıldığında, toplam dış satımın %57,6’sını, dış alımın ise %45,4’ünü doğrudan sanayi sektöründe faaliyet gösteren kuruluşlar gerçekleştirdi. Ana iş kolu ticaret olan firmalar ise dış satımda %37,7, dış alımda ise %37,8 oranında bir pay elde etti.
Sanayi alanındaki dış satım dinamiklerinde, 250+ kişi çalıştıran büyük ölçekli dev işletmeler %70,3’lük devasa bir oranla başı çekti. Ticaret sektöründe ise tam tersi bir tablo gözlemlendi; bu alandaki dış satımın %89,0 gibi büyük bir bölümü 1-249 kişi arasında istihdam sağlayan küçük ve orta ölçekli esnek işletmelerin hakimiyetinde gerçekleşti. İthalat tarafında ise sanayideki büyük ölçekli firmalar %80,7 pay alırken, ticaret alanındaki devlerin payı %29,8, diğer kalan sektörlerdeki büyük yapıların payı ise %68,6 olarak kayıtlara geçti.
AVRUPA BİRLİĞİ EN BÜYÜK TİCARET ORTAĞI KONUMUNU KORUMAYI BAŞARDI

Sektörel bazda coğrafi pazar dağılımları incelendiğinde, sanayi odaklı üreticilerin rotasını ağırlıklı olarak Batı pazarlarına kırdığı görüldü. Ana faaliyeti sanayi olan işletmeler, gerçekleştirdikleri dış satımın %49,2’sini Avrupa Birliği (AB 27) üyesi ülkelere sevk etti. Sanayi firmalarının diğer önemli pazarları arasında %14,3 pay ile AB üyesi olmayan Avrupa ülkeleri ve %10,9 ile Yakın ve Orta Doğu coğrafyası yer aldı. Türkiye'den AB 27 ülkelerine yapılan toplam dış satımın %66,3’ü sanayi, %30,5’i ticaret ve %3,3’ü diğer sektörlerdeki işletmelerce sağlandı.
Dış alım kanallarında ise sanayi firmaları tedariklerinin %35,3’ünü AB 27 grubundan, %25,9’unu Diğer Asya coğrafyasından ve %15,9’unu AB dışı Avrupa devletlerinden tedarik etti. Ana faaliyeti ticaret olan kurumların en çok dış alım yaptığı kaynak pazarlar sırasıyla %34,4 pay ile AB 27, %30,9 ile Diğer Asya ve %16,2 ile AB dışı Avrupa ülkeleri biçiminde şekillendi. İmalat sanayi ürünleri özelindeki dış satımın %59,5’ini sanayi, %36,3’ünü ticaret firmaları yürütürken; imalat sanayi dış alımının %43,5’i ticaret, %43,1’i sanayi ve %13,3’ü diğer alanlardaki aktörlerce yapıldı. Sanayi kuruluşlarının kendi dış alımları içinde imalat ürünleri %77,7, tarım, ormancılık ve balıkçılık %4,1, madencilik ise %3,2 pay aldı.
DIŞ TİCARETTE İLK 500 FİRMANIN DOMİNASYONU VE ÜLKE ÇEŞİTLİLİĞİ DENGESİ

Türkiye’nin dış ticaret hacminde en yüksek ciroyu yapan ilk 500 firmanın ağırlığı verilerde açıkça hissedildi. Toplam dış satımın %51,0’ı, toplam dış alımın ise %64,8’i doğrudan en büyük ilk 500 şirket tarafından hayata geçirildi. Hatta piramidin en tepesindeki ilk 5 firma tek başına toplam ihracatın %8,9’unu, toplam ithalatın ise %13,8’ini üstlendi. Sektörel bazda ilk 5 firmanın etkisi incelendiğinde; sanayideki ilk 5 dev ihracatın %14,8’ini, ithalatın %19,6’sını yaparken; ticaretteki ilk 5 firma ihracatın %11,5’ini, ithalatın %11,8’ini gerçekleştirdi.

Firmaların pazar çeşitliliği ve hedef ülke sayıları incelendiğinde ise ihracatçıların daha geniş pazarlara yayıldığı, ithalatçıların ise tek merkeze bağımlı kaldığı görüldü. İhracat yapan girişimlerin %39,0’ı tek bir ülkeye satış yaparken, %14,8’i iki ülkeye ulaşmayı başardı. 20 ve daha fazla ülkeye ihracat yapabilen güçlü firmaların oranı genel toplamda %3,2 gibi küçük bir dilim oluştursa da, bu vizyoner kurumlar toplam ihracatın %57,4’ünü tek başlarına üstlendi. İthalat tarafında ise firmaların %84,6 gibi ezici bir çoğunluğu tek bir ülkeden tedarik sağlarken, iki ülkeden ithalat yapanların oranı %6,1 oldu. 20 ve üzeri ülkeden ithalat gerçekleştiren %0,8’lik dar kesim ise toplam dış alımın %52,5’ini yönetti.




