ÜÇ YILLIK REEL DÜŞÜŞ TRENDİ SONA ERDİ

İstanbul Sanayi Odası’nın daha çok KOBİ niteliğindeki kuruluşları kapsayan geleneksel araştırması, sanayi firmalarının artan finansman maliyetleri, zayıflayan iç talep, kur baskısı ve yatırım iştahındaki yavaşlama sarmalında geçen zorlu yılını net bir şekilde özetliyor. İSO İkinci 500'ün üretimden satışları 2025 yılında bir önceki yıla göre yüzde 25,7 artarak 1 trilyon 750 milyar liraya yükseldi. Bu artış oranı nominal olarak yükselişe işaret etse de 2020 yılından sonraki en düşük büyüme hızı olarak dikkat çekti. Yıllık ortalama Yurt İçi Üretici Fiyatları Endeksi ile arındırıldığında, üretimden satışların reel olarak binde 2 düzeyinde, yani oldukça sınırlı bir büyüme kaydettiği görüldü. Bu sembolik yükselişe rağmen, geçmiş üç yılda yaşanan reel düşüş eğiliminin ılımlı da olsa artıya dönmesi sanayi adına umut verici bir gelişme olarak kayıtlara geçti.

ZİRVENİN YENİ SAHİPLERİ VE LİSTEDE YAŞANAN KAN DEĞİŞİMİ

Büyük bir rekabetin yaşandığı İSO İkinci 500 sıralamasında üretimden satışlar bazında zirvenin sahibi 5 milyar 317 milyon liralık payı ile Teksan Jeneratör oldu. Lideri hemen ardından 5 milyar 308 milyon lirayla Norm Salihli Vida ve Cıvata ile 5 milyar 306 milyon lirayla Biska Tekstil takip etti. İlk 10 sıralamasında Vatan Plastik, Şenocak Gıda Fındık Entegre, Frimpeks Kimya ve Etiket, Chryso-Kat Katkı Malzemeleri, Verde Yağ Besin Maddeleri, Traçim Çimento ve Johnson Electric Otomotiv Ürünleri gibi devler yer aldı. Giriş barajının 2 milyar 220 milyon lira seviyesinde gerçekleştiği listeye geçen yıl 69 yeni kuruluş adını yazdırmayı başarırken, 26 işletme ise bir üst lig olan İSO 500'den bu listeye geriledi.

KAR MARJLARI MALİYET YÖNETİMİYLE KORUNDU

Emekli ve Dar Gelirliye Büyük Destek: Yeni Aile Yardımı Sistemiyle Gelirler Artacak!
Emekli ve Dar Gelirliye Büyük Destek: Yeni Aile Yardımı Sistemiyle Gelirler Artacak!
İçeriği Görüntüle

Uygulanan dezenflasyon politikaları ve dış pazarlardaki durgunluğun satış gelirleri üzerinde baskı yarattığı bu dönemde, İkinci 500'ün ihracatı yıllık bazda yüzde 0,3 düşüşle 15,9 milyar dolara geriledi. Şirketlerin küresel pazardaki bu daralmaya ve yüksek faiz yüklerine karşı maliyet yönetiminde gösterdiği göreli başarı, karlılığın ılımlı düzeyde de olsa korunmasını sağladı. 2024 yılındaki sert düşüşlerin ardından baz etkisinin de devreye girmesiyle İkinci 500'ün faaliyet karı yüzde 35,4 artarak 160 milyar liraya ulaştı. Buna rağmen yüzde 7,7 olarak gerçekleşen faaliyet karlılığı oranı, son 10 yılın ortalaması olan yüzde 10,9'un oldukça gerisinde kaldı. Benzer şekilde vergi öncesi kar ve zarar toplamı yüzde 34 artışla 46 milyar liraya çıksa da dönem karlılığı oranları tarihsel ortalamaların çok altında seyretti.

FİNANSMAN GİDERLERİ FAALİYET KARINI YUTTU

Araştırmanın en çarpıcı verisi ise sanayicinin sırtındaki finansal yükün ulaştığı boyut oldu. İSO İkinci 500'ün finansman giderleri yüzde 45,2'lik sıçrayışla 138 milyar liraya ulaştı. Faaliyet karındaki artışın çok üzerinde gerçekleşen bu yükselişle birlikte, finansman giderlerinin faaliyet karına oranı yüzde 86,7 gibi rekor bir seviyeye tırmandı. Rakamlar, sanayicinin ana işinden elde ettiği kazancın neredeyse tamamını kredi ve faiz yükümlülüklerine ayırdığını gözler önüne serdi. Bu süreçte şirketlerin özkaynakları yüzde 13,3 ile sınırlı büyürken, toplam borçlardaki artışın yüzde 50,2'yi bulması kaynak yapısının yeniden borç ağırlıklı hale gelmesine neden oldu. Finansal sıkışıklığa rağmen küçük ve orta ölçekli kuruluşların çarkları döndürebilmek adına daha fazla borçlanmayı tercih ettiği gözlendi.

YÜKSEK TEKNOLOJİDE UMUT VEREN REKOR PAY

Tüm bu finansal zorluklara karşılık Türk sanayisinin geleceği adına en sevindirici gelişme teknoloji yoğunluklu üretim kanadında yaşandı. Katma değer payları incelendiğinde düşük teknoloji halen yüzde 40,8 ile en büyük ağırlığa sahip olsa da yüksek teknoloji yoğunluklu sanayiler grubunun payı yüzde 3,3'ten yüzde 4,9'a yükselerek son 10 yılın en yüksek düzeyine ulaştı. Orta-yüksek ve yüksek teknoloji yoğunluklu sanayilerin toplam payı ise yüzde 32,1 ile tarihi bir rekor kırdı. İstihdam tarafında yüzde 2,2'lik hafif bir daralma ile çalışan sayısı 285 bin kişiye gerilerken, çalışan başına ödenen brüt maaş ve ücretlerdeki artış ise yüzde 40,4 olarak hesaplandı. Ayrıca halka açık kuruluş sayısının 43'e yükselerek zirve yapması, KOBİ'lerin kurumsallaşma ve borsaya açılma eğiliminin sürdüğünü kanıtladı.

İSTANBUL LİDERLİĞİNİ KORURKEN ANADOLU ODALARI YÜKSELİŞTE

Oda bazında yapılan dağılıma göre İstanbul Sanayi Odası, üye sayısını 9 adet artırıp listede 144 kuruluşla temsil edilerek en büyük paya sahip kurum olmayı sürdürdü. İstanbul'un ardından Ege Bölgesi, Kocaeli, Gaziantep, Bursa ve Ankara sanayi odaları sıralanırken, bu geleneksel merkezlerin tamamında üye sayısının düşmesi dikkat çekti. Bu düşüş trendine meydan okuyarak listedeki ağırlığını artıran bölgeler ise üye sayıları yükselen Konya, Kayseri ve Adana sanayi odaları oldu. Sektörel dağılımda ise 107 firmayla gıda ürünleri sanayisi liderliğini korurken, ana metal ve makine imalatı firmalarının gücünü artırdığı, tekstil sektörünün ise listede kan kaybettiği görüldü.

"EKONOMİK YÜKÜ YİNE SANAYİCİ OMUZLADI"

Sonuçları yazılı bir açıklamayla değerlendiren İSO Yönetim Kurulu Başkanı Erdal Bahçıvan, İkinci 500'ün sergilediği performansın Türk sanayisinin direncini ve üretim azmini ortaya koyduğunu belirtti. Finansman giderlerinin faaliyet karının yüzde 87'sine dayanmasını dönemin en büyük problemi olarak nitelendiren Bahçıvan, tıpkı İSO 500'de olduğu gibi İkinci 500'de de ekonomik yükü sanayicinin omuzladığının altını çizdi. Zorlu şartlara rağmen üretim çarklarının durmadığını vurgulayan Bahçıvan, ekonomi yönetiminin yakın zamanda açıkladığı finansman teşvik paketinin sanayiye nefes aldıracağını ve bu stratejik desteklerin sürmesinin Türkiye'nin geleceği açısından hayati bir zorunluluk olduğunu ifade etti.

Kaynak: AA