KARAMSAR BEKLENTİLER RAFA KALKTI: ENERJİ FATURASI ARTSA DA İHRACAT REKOR KIRDI

Borsa yeni haftaya moralli başladı: Gözler Ankara’daki dev zirvede ve Amerika’da!
Borsa yeni haftaya moralli başladı: Gözler Ankara’daki dev zirvede ve Amerika’da!
İçeriği Görüntüle

Dünya genelinde jeopolitik risklerin zirve yaptığı ve şubat ayı sonunda başlayan ABD/İsrail-İran Savaşı'nın Türkiye ekonomisi üzerinde kara bulutlar estirmesinden endişe ediliyordu. Merkez Bankası'nın blog sayfası Merkezin Güncesi'nde kıdemli ekonomistler tarafından yayımlanan "Jeopolitik Gelişmeler Dış Ticareti Nasıl Şekillendirdi?" başlıklı analiz, bu endişelerin aksine ikinci çeyrekte çok farklı bir tablonun ortaya çıktığını gösterdi. Savaşın etkisiyle küresel piyasalarda petrol fiyatları yüzde 55'in, doğal gaz ise yüzde 28'in üzerinde fırladı ve Türkiye'nin enerji ithalatı faturası yıllık bazda yüzde 32,4 büyüdü. Ancak bu devasa maliyet artışına rağmen, ihracatta yaşanan güçlü duruş dış ticaret dengesinin bozulmasını engelledi.

HÜRMÜZ BOĞAZI KAPANDI, AVRUPA ROTAYI TÜRKİYE’YE ÇEVİRDİ

Analize göre, enerji fiyatlarındaki bu büyük artışa rağmen Türkiye’nin kazan kazan durumuna geçmesinin arkasında küresel tedarik zincirindeki zorunlu rota değişiklikleri yatıyor. Savaş nedeniyle Hürmüz Boğazı'nın kapanması, Uzak Doğu'dan yapılan mal sevkiyatlarında büyük bir belirsizliğe, teslimat sürelerinin uzamasına, taşımacılık ve sigorta maliyetlerinin fırlamasına neden oldu. Bu durumdan kaçınmak isteyen özellikle Avrupalı alıcılar, kendilerini güvenceye almak için ihtiyati alımlarla siparişlerini Türkiye'ye kaydırdı. Bu talep patlaması ilk etapta geçici bir yönelim olarak görülse de kimyasal ürünler, ana metal, giyim ve tekstil sektörlerinde Türk ihracatçısına dev bir cansuyu oldu.

SAVUNMA SANAYİSİ EKONOMİNİN GİZLİ KAHRAMANI OLDU

Türkiye’nin dış ticaretini sırtlayan bir diğer önemli unsur ise son yıllarda teknoloji ve kapasite yatırımlarıyla göz dolduran yerli savunma sanayisi oldu. Küresel ölçekte artan güvenlik endişeleri ve jeopolitik gerilimler, Türk savunma sanayi ürünlerine olan uluslararası talebi zirveye taşıdı. Merkez Bankası analizinde yer alan verilere göre, son dört yılda savunma sanayisinin toplam ihracat içerisindeki payı yaklaşık 2,3 puanlık bir artış göstererek yüzde 4 seviyesine ulaştı. Sektörün yüksek katma değerli üretimi, zorlu savaş döneminde dış ticaret dengesindeki iyileşmenin en güçlü yapısal sütunlarından biri haline geldi.

İÇERİDE KEMER SIKMA POLİTİKASI İTHALAT ÇILGINLIĞINI FRENLEDİ

Ekonomideki bu olumlu tablonun diğer ayağını ise ithalat kompozisyonundaki değişim oluşturdu. İkinci çeyrekte Türkiye’nin dışarıdan aldığı mallardaki artışın tamamı sadece enerji kaynaklı olurken, enerji dışındaki ithalatta ciddi bir gerileme kaydedildi. Merkez Bankası’nın uyguladığı sıkı para politikası ve kredi kartı harcamalarındaki zayıflama, halkın ve firmaların tüketim ile yatırım malı ithalatı talebini düşürdü. Sonuç olarak, içerideki tüketim çılgınlığının frenlenmesi ve dışarıdaki güçlü ihracat talebi, savaşın getirdiği milyarlarca dolarlık enerji yükünü başarıyla göğüsledi. Uzmanlar, enerji fiyatlarındaki normalleşmeyle birlikte önümüzdeki süreçte cari açık riskinin çok daha azaldığına dikkat çekiyor.

Kaynak: AA