Bir Çin atasözü der ki, “Çalışıyorsa dokunmayın!”

Çin malı ürünleri bilirsiniz. Sınıf sınıftır. Aynı ürünü 1 liraya da alabilirsiniz, 100 liraya da. Hepsi aynıdır dışarıdan bakıldığında. Hiçbir fark göremezsiniz. Hatta ucuz olanın albenisi daha fazladır.

Ama çıt kırıldımdır. En ufak bir şeyde bir daha kullanılamaz hale gelir. Elektronik eşyalar veya oyuncaklar bunun en güzel örneği. 

Çin ataları da bunu bildikleri için söylemişler herhalde bu sözü. 'Çalışıyorsa ellemeyin!'

Bugüne kadar çalışan, el değmediği, kurcalanmadığı için kendi halinde devam eden siyasi sistemimizin ayarları ile 7 Haziran 2015 tarihinde yapılan seçimler neticesinde oynanmış oldu. 

Kendi halinde ilerleyen, ağır aksak da olsa yürüyen siyasi düzeni elleyince, düzen bozuldu. Çin malı imiş bizim siyasetimiz. Halk azıcık ucundan dokununca bir anda yerle bir oldu. 

O değil, siyasilerden ziyade sokaktaki vatandaş siyaset oyuncağını oynadığına pişman oldu. 'Nereden de oynadık, nereden de seçim sonuçlarını etkiledik' der oldu halk. 

Sokaktaki vatandaşlar olarak biz halkız, haklıyız. 

'Keşke seçim hiç yapılmasaydı' demeye getirdiler durumu. 

Bu büyük bir sorumluluk. 

Pamuk iplikleriyle bağlı olan, pamuklara sarıp sarmaladığımız ekonomimizin bir anda tepetaklak olması;

Döviz kurlarının sınır tanımaması;

Altının oynak balina gibi bir ileri iki geri yapması;

İthalat artarken ihracatın azalması;

Sanayici ve işadamlarının yurtdışına açılan kapılarının birer birer kapanması;

Her yıl milyonlarca turisti ağırlayan cennet vatan ülkemize gelen turist sayısının azalması;

Terör olaylarının yeniden patlak vermesi, çözüm sürecinin çözülmüş bir süreç olarak çuvallaması;

Hepsini bir kenara koyun da son 40 günde ortalama her güne bir şehidin verilmesi, izahı olmayan bir durumdur. 

Seçim derdi yerini geçim derdine bıraktı ey yöneticiler. Artık bunu görün. 

Sizin hükümeti kuramamak üzere planladığınız bu tavırdan sokaktaki vatandaşın anladığı ne biliyor musunuz?

Siz böyle devam ettikçe, sizin çıkılmaza sürükleyen edalar çerçevesinde kapalı kapılar ardında yaptığınız görüşmelerin halka yansıması, “Seçseydiniz kardeşim. Adam akıllı seçemediniz ondan bu hale geldik” diyormuşsunuz gibi yansıyor. 

Gün geçtikçe kendinizden tiksindiriyorsunuz. A partisinin genel başkanı veya b partisinin lideri için demiyorum bunu. Hepsi için söylüyorum. İrade irade dediniz. Halkın iradesini halen ortaya koyamadınız. 

Evet, sokaktaki vatandaş olarak biz hükümetsisiz ama hüküm sizsiniz!

Olmuyorsa boşlayıverin

Mesnevi'den:

“İhtiyaçtan fazlasına meyletme ki, sana galebe etmesin, sana bey olmasın!”