Arkadaş gruplarıyla düzenli olarak gerçekleştirdikleri el sanatları buluşmalarının zamanla büyümesi ve mekanların yetersiz kalması, iki kadını hayallerinin peşinden gitmeye teşvik etti. Kentte benzeri az bulunan bir konsepti hayata geçiren girişimci ikili, hem asırlık el sanatlarının unutulmasının önüne geçmeyi hem de kadınların sosyal yaşamda nefes alabileceği özel bir alan inşa etmeyi başardı.

PARKLARDAN VE KALABALIK EV GÜNLERİNDEN DOĞEN SICAK BİR MEKAN KURGUSU

Konya’da üç çocuk annesi olan kırk üç yaşındaki Ayşe Akbıyık, uzun yıllardır arkadaş çevresiyle sürdürdüğü el işi faaliyetlerinin zamanla kontrol edilemez bir kalabalığa ulaşması üzerine çözüm arayışına girdi. İlk etapta evlerin oturma odalarında başlayan bu keyifli buluşmalar, katılımcı sayısının artmasıyla birlikte önce mahalle parklarına, ardından ise ticari kafelere taşındı. Ancak dış mekanların el işi yapmak için yeterince konforlu ve samimi olmaması, anne ve kızını radikal bir karar almaya yöneltti. Evin sıcaklığını ve konforunu, modern bir kafeteryanın imkanlarıyla birleştirmeyi tasarlayan girişimciler, kafalarındaki taslakları ailelerinin ve dostlarının tam desteğiyle gerçeğe dönüştürdü.

A W734901 04

SADECE KENDİ HAYALLERİ SANIYORLARDI BİNLERCE KADININ ORTAK NOKTASI ÇIKTI

Mekan kurgusunu hayata geçirme sürecinde yaşadıkları deneyimleri paylaşan Ayşe Akbıyık, başlangıçta bu projenin sadece kendilerine ait küçük bir özlem olduğunu düşündüklerini aktardı. Ancak kapılarını açtıkları andan itibaren aldıkları geri dönüşler, aslında Konya’da yüzlerce kadının benzer bir sosyal alan arayışında olduğunu kanıtladı. Projeye başlarken çevrelerinden "Artık kimse örgüyle uğraşmıyor, bu devirde bu iş yürümez" şeklinde olumsuz yorumlar aldıklarını belirten Akbıyık, tüm bu ön yargılara rağmen cesaretlerini kırmadıklarını ifade etti. Kentte daha önce sadece malzeme satışı yapan klasik yüncü dükkanlarının bulunduğunu, ancak insanların çayını kahvesini yudumlarken saatlerce el işi yapabileceği entegre bir yapının olmadığını fark ederek bu boşluğu doldurduklarını dile getirdi.

DİJİTAL DÜNYANIN STRESİNE KARŞI İPLİKLERİN TERAPİ GÜCÜ ÖN PLANA ÇIKIYOR

Günümüzde el işi faaliyetlerinin artık geçmişteki gibi sadece giyim ihtiyacını karşılamak için yapılmadığının altını çizen girişimci anne, bu zanaatın artık modern insanın en büyük sakinleşme araçlarından biri haline geldiğini savunuyor. İnsanların yoğun iş ve şehir temposundan kaçarak kendilerine yaratıcı hobiler edindiğini belirten Akbıyık, ipliklerin ve şişlerin adeta bir psikolojik terapi vazifesi gördüğünü ifade etti. Geleneksel motiflerin yok olmasını istemediklerini ve yeni nesle bu kültürü aşılamayı hedeflediklerini söyleyen Akbıyık, kadınların buraya gelerek hem aradıkları her türlü rengi ve malzemeyi temin edebildiklerini hem de huzurlu bir ortamda üretim yapabildiklerini sözlerine ekledi.

Çumra’da alkış toplayan etkinlik: Azim ve başarı sergilendi
Çumra’da alkış toplayan etkinlik: Azim ve başarı sergilendi
İçeriği Görüntüle

A W734901 05

KÜÇÜK YAŞTAKİ RAHATSIZLIK GİRİŞİMCİLİK KAPILARINI ARALADI

Annesinin en büyük destekçisi ve projenin ortak fikir mimarı olan on üç yaşındaki Reyyan Ela Akbıyık da sürecin başlama hikayesini oldukça samimi sözlerle özetledi. Katıldıkları bir ev gününde ortamın aşırı dar, kalabalık ve havasız olmasından dolayı büyük bir rahatsızlık duyduklarını anlatan genç kız, bu olumsuz deneyimin ardından annesiyle kafa kafaya vererek böyle bir mekan tasarladıklarını belirtti. Kendi yaş grubundaki akranlarının da el sanatlarına karşı büyük bir merak beslediğini ancak "başaramam" korkusuyla çekimser kaldıklarını gözlemleyen genç girişimci, kurdukları bu şirin mekanın her yaş grubundan insana hitap ettiğini ve örgü örmenin sanıldığı kadar zor olmadığını herkese kanıtladıklarını vurguladı. Kısa sürede hanımların gözdesi haline gelen kafeyi ziyaret eden Konyalı kadınlar ise ev konforunda sosyalleşebildikleri bu özgün atmosferden son derece memnun olduklarını dile getiriyor.

Kaynak: İHA