Necmettin Erbakan Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesinde Ömre Bedel Vefa
Sağlık alanında yürüttüğü akademik çalışmalar ve gerçekleştirdiği başarılı operasyonlarla tanınan Necmettin Erbakan Üniversitesi Tıp Fakültesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Ana Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Ali Acar, bugünlerde tarifsiz bir kurumsal gurur yaşıyor. Kadın hastalıkları ve doğum uzmanlığı alanında tam 37 yıldır kesintisiz olarak şifa dağıtan deneyimli profesör, kariyeri boyunca sayısız riskli gebelik sürecini başarıyla yönetti. Henüz anne karnındayken yaptığı hayati müdahalelerle çocukların sağlıklı birer birey olarak dünyaya gelmesini sağlayan Acar'ın yılları aşan bu emeği, şimdilerde çok farklı bir boyuta evrildi. Zamanında sağlıklı doğmaları için çabaladığı bebekler, büyüyüp tıp eğitimlerini tamamlayarak aynı klinikte asistan doktor ve hemşire olarak hocalarının yanında göreve başladı. Prof. Dr. Ali Acar, şimdilerde kendi ellerine doğan asistan doktorlar Mehmet Kürşat Erkuş, Rümeysa İnce ve hemşire Sümeyye Yeşil ile omuz omuza vererek perinatoloji servisinde riskli gebeliklerin takibini yapmaya ve yeni hayatlara dokunmaya devam ediyor.

Riskli Gebelik Sonrası Dünyaya Gelen Bebekler Şimdi Şifa Dağıtıyor
Uzun yıllarını bu kutsal mesleğe adayan ve tıp fakültesinde binlerce doğuma eşlik eden Prof. Dr. Ali Acar, yaşadığı bu benzersiz durumu anlatırken duygusal anlar yaşıyor. Özellikle hamilelik sürecinde hayati tehlike barındıran vakaların sevk edildiği üst düzey bir merkezde görev yaptıklarını belirten deneyimli hekim, işlerinin son derece büyük bir dikkat ve hassasiyet gerektirdiğini vurguluyor. Klinikteki her bir vakanın, her bir bebeğin sağlıkla annesinin kucağına ulaşması için ekibiyle birlikte yoğun bir mesai harcadıklarını ifade eden Acar, yıllar evvel takibini yürüttüğü riskli gebeliklerin meyvesi olan çocuklarla bugün doktorluk seviyesinde karşılaşmanın kelimelerle tarif edilemeyecek kadar garip, farklı ve bir o kadar da muhteşem bir his olduğunu dile getiriyor.

Hocasının Asistanı Olabilmek İçin Gece Gündüz Tıpta Uzmanlık Sınavına Çalıştı
Prof. Dr. Ali Acar’ın ellerinde 1997 yılında dünyaya gözlerini açan asistan doktor Mehmet Kürşat Erkuş, kendisinin bu dünyaya geliş hikayesini annesinin zorlu hamilelik sürecinden beri bildiğini aktarıyor. Annesinin yaşadığı büyük sağlık risklerinde Ali Hoca’nın sergilediği deha ve desteğin aile içinde hep minnetle anıldığını söyleyen Erkuş, tam 4 yıldır doğumu gerçekleştiren hekimin yanında uzmanlık eğitimi alıyor. Tıp fakültesinden mezun olduğunda ilk etapta puanının bu kliniğe yetmediğini ancak Ali Hoca’nın disiplinli, çalışkan ve sevilen tarzından ötürü onun öğrencisi olmayı kafasına koyduğunu belirten genç doktor, ekstra 6 ay boyunca sadece bu servise girebilmek için ders çalıştığını ve sonunda amacına ulaşarak hocasının asistanı olduğunu gururla ifade ediyor.

Ablasının Muayenesinde Verdiği Sözü Tuttu: Baba Evlat İlişkisi Gibi
Bir diğer asistan doktor Rümeysa İnce ise kendisini dünyaya getiren hekimin bugün uzmanlık eğitimindeki mentörü olmasının hayatındaki en anlamlı detay olduğunu belirtiyor. Ailesindeki diğer bireylerin, özellikle de ablalarının gebelik süreçlerinin de yine Prof. Dr. Ali Acar tarafından büyük bir titizlikle takip edildiğine dikkat çeken İnce, yıllar önce yaşanan bir anısını paylaşıyor. Ablasının hamilelik muayenesi sırasında hocanın yanına gittiğini ve henüz o yıllarda "Tıp fakültesini kazanacağım ve sizin yanınıza geleceğim" diyerek söz verdiğini aktaran genç doktor, bu idealini gerçeğe dönüştürmüş olmanın mutluluğunu yaşıyor. Klinik içinde hocalarının kendilerine her zaman bir baba şefkatiyle yaklaştığını ve herhangi bir problemle karşılaştıklarında arkalarında kale gibi durduğunu belirten İnce, öğrencilikten asistanlığa uzanan bu bağın kendisi için çok özel olduğunu söylüyor.

Perinatoloji servisinin yükünü sırtlayan deneyimli hemşire Sümeyye Yeşil de doğumunu gerçekleştiren ve hayatına ilk dokunan hekimle yıllardır aynı çatı altında, profesyonel bir ekibin parçası olarak çalışmanın gururunu yaşıyor. Görev esnasında hocasından aldığı mesleki övgülerin kendisi için en büyük motivasyon kaynağı olduğunu vurgulayan Yeşil, hastanede bu tarihi tesadüfü ve aralarındaki bu köklü bağı duyan hasta yakınlarının şaşkınlıklarını gizleyemediklerini ifade ediyor. Üç genç sağlık çalışanı ve onları hayata döndüren hocaları, köklü geçmişlerinden aldıkları bu büyük güçle Konya'da anne adaylarına umut olmaya devam ediyor.






