YENİGÜN ÖZEL

Eski başkan anlattı: Madam Z'nin Çumra için kurduğu hayali yarım kaldı

Eski Çumra Belediye Başkanı Zeki Sayıcı, Türk kültürünü ve Anadolu motiflerini uluslararası platformlarda başarıyla temsil eden, Zuhal Yorgancıoğlu (Madam Z) ile olan anılarını anlattı.

Abone Ol

MADAM Z 100 YAŞINDA ARAMIZDAN AYRILDI

Eski Çumra Belediye Başkanı Zeki Sayıcı, Türkiye’de modaya yön veren, herkesin “Madam Z” olarak sevgi ve saygıyla andığı Zuhal Yorgancıoğlu ile telefonda görüştüğünü ve mektup yazdığını dile getirdi. Sayıcı, Zühal Yorgancıoğlu’nu Çumra’ya davet ettiğini ancak Yorgancıoğlu’nun özel bir nedenden dolayı gelemediğini ifade etti. Yorgancıoğlu’nun Çumra’da geçirdiği zamanları hatırladığını vurgulayan Sayıcı, Yorgancıoğlu ile telefon görüşmesini anlattı. Madam Z, Eski Çumra Belediye Başkanı Zeki Sayıcı’dan, Çumra’da yaşadıkları sokağa adını verip vermeyeceğini sorarak biraz da nükte ettiğini söyledi. Türk kültürünü ve Anadolu motfilerini uluslararası platformlarda defalarca başarıyla temsil eden Yorgancıoğlu, 100 yaşında hayata gözlerini yumdu. 21 Haziran tarihinde vefat eden Zuhal Yorgancıoğlu, 25 Haziran tarihinde Alsancak Hocazade Cami’nde kılınan cenaze namazının ardından Urla İskele Mezarlığı’na defnedildi. Yorgancıoğlu, moda tasarımcılığının yanı sıra ressam ve desen tasarımcısıydı.

SAYICI: “ZUHAL YORGANCIOĞLU DÖNEMİNİN EN MODERN KADINIYDI”

Yorgancıoğlu’nun babasının memur olması sebebiyle Çumra’ya geldiklerinden bahseden Sayıcı: “Benim Zühal Yorgancıoğlu hanımefendiyle iki sefer telefonda görüşme şansım oldu. Bir defa da mektupla yazışmamız olmuştu. İzmir'de yaşıyordu, kendisini Çumra'ya davet ettim. İzmir’e gitmeden evvel, babası Çumra'da memurluk yapıyordu. Çocukluğu Çumra'da geçti. Çumra kurulduğu zaman, Çumra'ya ilk yerleşenler Romanya’dan, Bulgaristan'dan gelen vatandaşlarımız, soydaşlarımız olan göçmenlerdir. Çumra’da göçmen köylerimiz vardır. Gelen soydaşlarımız Cumhuriyet'ten evvel de var, sonra da vardır. 1936'da gelenler, onlara yapılan evler Bardakçı Mahallesi, İzzetbey Mahallesi idi hatırladığım kadarıyla. Bardakçı Mahallesi tamamen göçmen eviydi, güzel evlerden oluşurdu. Örneğin İzzetbey Mahallesi'nde 40 ev yapılmış. Oraya 40 evler derlerdi, öbür mahalleye de Bardakçı. Yerleşkeye göre Cumhuriyet Meydanı yapılmış. Günümüzde hala Cumhuriyet Meydanı, Çumra'nın en gözde meydanıdır. En geçerli olan yerdir. Zuhal Yorgancıoğlu’nun babası da memurdu. Bulgaristan ve Romanya'dan gelen vatandaşlarımızın %60'ı okur yazardı. Zuhal Yorgancıoğlu'nun oğlan kardeşleri vardı bir de. Yanlış hatırlamıyorsam turizm işiyle uğraşıyorlardı. Ama geçmiş tarih tabii, yanılıyor da olabilirim. Zuhal Yorgancıoğlu, o zaman en modern kadın. Çumra'dan o kadar bahsederdi ki ‘Ben Çumralıyım.’ derdi” dedi.

SAYICI: “ZUHAL HANIM’IN İSMİNİ SOKAĞA VERMEK NASİP OLMADI”

Zuhal Yorgancıoğlu’nun kardeşlerini ziyaret ettiğini belirten Eski Çumra Belediye Başkanı Zeki Sayıcı, Çumra’daki sokağa Zuhal Hanım’ın ismini veremediklerini büyük bir üzüntüyle anlattı. Hayatın sürprizlerle dolu akışından dolayı işlerin ters gittiğine dikkat çeken Sayıcı: “Şimdi ben kardeşlerinin ziyaretine gittim. Onlar dediler ki ablamla biz de geleceğiz. O sırada Zuhal Hanım'ın kızı doğum yaptı. Bizim işimiz gecikti. Ondan sonra seçim oldu ve ben kaybettim. Zuhal Hanım’la ilgili bir benim dosyam vardı. İçinde Zuhal Yorgancıoğlu'nun İzmir'deki Yorgancıoğlu sokağının başında resmi vardı. Yanında kızı da vardı.

‘Bak benim İzmir’de sokağım var siz de bana bir sokak ismi verecek misiniz?’ diye sordu. ‘Zuhal Hanım sizin adınıza da bir sokak ismi verelim’ dedim. ‘İsterseniz kaymakamlık sokağının yanındaki sokağı veririz. İsterseniz de sol tarafta sizin oturduğunuz eski evlerden birinin sokağının ismini veririz’ dedim. Tamam dedi fakat gelemedi” diyerek sözlerine devam etti.

SAYICI: “SARI ZARFLA BİRLİKTE ORADA TARİHİ DE YAKTIK!”

Çumra’da belediye başkanlığı görevi yaptığı sıralarda, belediyenin depo bölümünü arşiv ve hatıra müdürlüğü olarak değerlendirdiğini vurgulayan Sayıcı, Zuhal Yorgancıoğlu’na ait belgelerin depoda olduğundan fakat daha sonra deponun işlevini yitirdiğini söyledi. Tanrının Çığlığı programından dokümanlara ulaştığını anlatan Sayıcı:

“Sarı bir zarfım vardı. O zarfı bir de TRT2 yeni kurulduğu yıllarda, ‘Tanrıçanın Çığlığı’ diye bir program yapıldı. İstanbul TRT2'nin müdürlüğünde bir arkadaşım vardı. Çumralıydı kendisi. Musa Başaran’dı adı da. Allah rahmet eylesin. Ona telefon açtım. Çok güzel, temiz bir insandı. Babası emekli askerdi. Ona telefon açtım. Anlattım durumu böyle böyle diye. Dedi ki, ‘Tanrıçanın Çığlığı programını yapan kişi Ankara'da şu adreste oturuyor’. Adres geldi. Şeker Bank’ta çalışan Servet Hanay diye bir arkadaşım vardı. Ankara'ya atladık gittik onunla beraber. ‘Ben bunların dokümanını istiyorum’ dedim Servet Bey’e, ‘TRT vermez ama ben kendime ayırdıklarımı size vereceğim’ dedi. Bahsettiğim sarı dosyanın bir örneği de vardı hatta bende. Eşim öldüğü zaman benim bodrumda bir sandıkta kitaplarım vardı, bazı şeyler vardı, bir doktorla orayı beraber kullanıyorduk. Benim baş ucu kitaplarım vardı, çok güzel kitaplarım vardı, tarihi kitaplarım vardı. Dedim ki, bu kitapları ben okuyamayacağıma göre, çocuklar okur, onlar da okumadılar. Etli ekmekçiler vardı ‘Fırına atıverirsin’ dedim. Tarihi yaktık orada, sonra İzmir’de bir sokakta bir direk dikdörtgene yazılmış, Zuhal Yorgancıoğlu Sokak diye. Bir elinde çocuk, torunu herhalde, resmi gelmişti. Şimdi sağ olsaydı 100 yaşında olacaktı Zuhal Hanım. Çumra Belediyesi'nde bir arşiv müdürlüğü kurmuştum ben. Arı görevli de bir öğretmendi. Görev alamadı pek Diyarbakır’a tayin olmuştu. Başka birini görevlendirdik. Ondan sonra o arşiv falan kalmadı. Çünkü biraz da Zeki Sayıcı hor görüldü herhalde. Ama o Tanrıçanın Çığlığı çok önemli bir projeydi. Hatta ben o zaman Tanrıçanın resmini albüme koymak istedim. Zaten bana bu efendim, mason mu, gavur mu demeye başladılar. Ben namaz kılıyorum ama öyle diyorlardı. Varsın desinler. Onlara da hakkımı helal olsun. Çünkü herkese ben hakkımı helal ediyorum. Sonradan bir arkadaş o zarfı kısmen de olsa bir yerlerden bulup koymuştu. Tanrıçanın Çığlığı programıyla Zuhal Yorgancıoğlu'nun dosyası sarı bir zarfta arşive teslim etmiştik. Depo ve arşiv diye bir müdürlük kurmuştum zemin katta. Ama ne oldu bilmiyorum. Fakat Zuhal Yorgancıoğlu duyduğuma göre Çumra'ya geliyor daha sonra. Çumra'da Kemal Bey diye birisi vardı. Onun çocuklarıyla oturmuşlar. Onların evi de istasyondan çıkınca ilk yerdi. Sonra orası belediye binası olarak kaldı. Daha sonra belediye binası başka bir yere taşınmış. Zuhal Hanım, o kadar büyük bir samimiyetle ‘Ben Çumra'ya geleceğim’ demişti ki. Benim zamanımda gelemedi ne yazık ki. Ama şunu dediğini çok iyi hatırlıyorum, ‘Benim çocukluğumda en çok zevk aldığım yer Çumra’dır’” ifadeleriyle sözlerini noktaladı.