Akaryakıt piyasalarında uzun süredir uygulanan vergi düzenlemelerinde yeni bir safhaya geçiliyor. Sektör kaynaklarından edinilen son bilgilere göre daha önce sıfırlanmış olan Özel Tüketim Vergisi kademeli bir şekilde doğrudan satış fiyatlarına entegre edilecek. Bu kapsamda eylül ayının ilk günü itibarıyla sürücülerin depo dolum maliyetlerini doğrudan etkileyecek belirgin bir fiyat artışı gerçekleşecek. Yapılacak bu kritik düzenleme ile birlikte motorinin litre fiyatına 3 TL tutarında Özel Tüketim Vergisi ilave edilecek.

Vergi matrahındaki bu değişimin yanı sıra fiyata dahil edilen verginin üzerinden hesaplanan 0,60 TL tutarındaki Katma Değer Vergisi de doğrudan rakamlara yansıyacak. Böylelikle motorinin litre satış fiyatı toplamda 3,60 TL seviyesinde net bir artış görmüş olacak. Gece yarısından itibaren tabelalara yansıması beklenen bu artış, özellikle lojistik ve bireysel ulaşım kalemlerinde maliyet baskısını iyiden iyiye hissettirecek.

Büyükşehirlerdeki Akaryakıt Tabelaları Yeniden Güncelleniyor

Yansıtılacak vergi artışıyla birlikte Türkiye'nin en büyük kentlerindeki pompa satış fiyatları kritik psikolojik eşikleri geride bırakmaya hazırlanıyor. Dağıtım şirketlerinin belirlediği serbest piyasa koşullarına göre şekillenen fiyatlar, şehirlerin coğrafi konumları ve nakliye maliyetlerine bağlı olarak küçük farklılıklar gösterecek. Son güncellemelerin ardından İstanbul genelinde motorinin litre fiyatının yaklaşık 81,08 TL seviyesine ulaşacağı öngörülüyor.

Başkent Ankara ve Ege'nin incisi İzmir'de ise nakliye farkları nedeniyle rakamlar daha da yukarı tırmanacak. Ankara'da motorin litresi 82,20 TL bandına çekilirken, İzmir'deki istasyonlarda bu rakam 82,47 TL civarında işlem görecek. Anadolu'nun çeşitli illerinde de benzer şekilde 82 TL sınırının aşıldığı yeni bir tablo ortaya çıkacak.

Bireysel Ve Ticari Araç Sahiplerinin Yakıt Gideri Katlanıyor

Fiyat artışının araç sahiplerinin bütçesine getireceği ek yük, araçların depo hacimlerine bağlı olarak değişkenlik sergiliyor. Şehir içi ve şehirler arası ulaşımda sıklıkla tercih edilen standart bir binek otomobilin yakıt deposu ortalama 50 litre hacim barındırıyor. Söz konusu zam oranı dikkate alındığında, tamamen boşalan bir otomobil deposunu doldurmanın ilave külfeti en az 180 TL seviyesini bulacak.

Ulaşım maliyetlerindeki bu yükseliş, günlük yaşam standardını ve bireysel seyahat bütçelerini doğrudan etkileyecek nitelikte görünüyor. Sürücüler ay sonuna gelmeden depolarını mevcut fiyatlardan doldurabilmek için istasyonlarda hareketlilik oluştururken, yeni tarifelerin uygulamaya girmesiyle birlikte ulaşım giderlerindeki artış kaçınılmaz bir hal alacak.

Ticari Taşımacılık Ve Ağır Vasıta Sektöründe Yüksek Maliyet Baskısı

Motorin fiyatlarındaki bu tırmanış sadece hususi araç sahipleriyle sınırlı kalmayıp, ülkenin lojistik ve yük taşımacılığı omurgasını da yakından ilgilendiriyor. Karayolu taşımacılığında aktif rol oynayan kamyon ve şehirler arası yolcu otobüsü gibi ağır vasıtalar, 1500 litreye varan devasa depolara sahip bulunuyor. Bu ölçekteki bir aracın deposunun sıfırdan doldurulması esnasında oluşacak fark ticari işletmeler için ciddi bir meblağa tekabül ediyor.

Litre başına gelen 3,60 TL tutarındaki artış hesaplandığında, tek bir ağır vasıtanın depo dolum maliyeti tam 5400 TL seviyesinde bir yükseliş kaydedecek. Nakliye firmaları, otobüs işletmecileri ve tedarik zincirinde yer alan aktörler için bu durum işletme giderlerinin doğrudan tırmanması anlamına geliyor. Sektör temsilcileri bu maliyet artışının ilerleyen süreçte navlun fiyatlarına ve dolayısıyla nihai tüketici ürünlerine de yansıyabileceğini değerlendiriyor.

Depoyu doldurmayan yarın sabah pişman olacak!
Depoyu doldurmayan yarın sabah pişman olacak!
İçeriği Görüntüle

Kaynak: Zeki Ersin Yıldırım

Muhabir: Zeki Ersin Yıldırım