Süper Ligin 31. haftasında evimizde Gençlerbirliğini ağırladık. Sıralama olarak yarıştığımız bir ekip. Ligin ilk yarısında Ankara'da 5-0 yenildiğimizi de hesaba katarsak bizim için ekstra önem taşıyordu bu karşılaşma. Hem ilk yarıdaki hezimeti telafi etmek, hem de rakibe puan üstünlüğü sağlamak için bir fırsattı. Bu fırsatı 81. dakikada Torje'nin attığı altın golle çok iyi değerlendirdik ve hedefimize ulaştık.
ANTRENMAN HAVASINDA
Maçın ilk birkaç dakikasındaki karşılıklı ataklar bize bol pozisyonlu bir maç izleyeceğimiz havasını vermişti. İlk dakikada Recep'in boş pozisyonda vuramadığı kafa bizi mutlak bir golden etti. Ardından Gençlerbirliğinin geliştirdiği tehlikeli ataktan sonra 75. dakikaya kadar tamamen antrenman havasında geçen bir maç izledik.
FARKLI KADRO
Aykut Hoca geride kalan maçlara göre farklı 11'le ekibini sahaya çıkardı. Alışık olmadığımız bir kadro ile maça başladık. Özgür,Volkan ve Recep ilk kez bir arada sahada yerlerini aldılar. Kadrolar farklı olsa da oyun mantalitemiz aynıydı. Yine savunmada işi sağlam tutma çabasındaydık. Ama hücum olarak hiçbir şey yapamadık. İlk dakikadaki ataktan başka attığımız gole kadar rakip kaleye gidemedik.
VEDAT BORA
Haftalardır seyrettiğimiz Mahlangu'yu gördükten sonra Vedat Bora'ya büyük haksızlık yapıldığını düşünüyorum. Acaba Mahlangu hangi özelliğinden dolayı forma giyiyor? Tekniğinden mi? Oyunu çok iyi okuduğundan mı? Atakları organize ettiğinden mi? Çok iyi bir kesici olduğundan mı? Zımba gibi şut çektiği için mi? Yoksa duran topları çok iyi kullandığı için mi? Cevap: Hiçbiri... Evet hiçbiri. Aykut Hoca bu kadar zayıf, güçsüz ve yetersiz futbolcuyu sahada 90 dakika tutarak Vedat Bora'ya büyük haksızlık yapıyor. Vedat bu maçlarda oynamayacak ta hangi maçlarda oynayacak? En az Mahlangu kadar bir şansı hak etmiyor mu?
TORJE-DJALMA
Her zaman söylüyorum. Torje ve Djalma ikilisi muhakkak bir arada oynamalı. Ama Aykut Hoca'nın bu konuda zannedersem alerjisi var. Benim bu konudaki haklılığımı Gençlerbirliği maçında çok net bir biçimde gördük. Djalmanın oyuna girdiği 75. dakikadan sonraki oyunumuzla öncesi arasında dağlar kadar fark var. Zaten attığımız golde Djalma'nın ortası neticesinde Torje'nin ayağından geldi. Bu pozisyon Torje-Djalma ikilisinin arasındaki uyumunda bir göstergesi.
RAKİP BEŞİKTAŞ
Ligin 32. haftasında deplasmanda Beşiktaş ile karşılaşacağız. Maçın Ankara'da olması bizim için avantaj. Ayrıca Beşiktaş'ın içinde olduğu şampiyonluk yarışı ve bu yarışın takımda oluşturacağı stres yine bize artı olarak yansıyabilir. Oyunu tutmayı başarabilirsek ilerleyen dakikalarda çok boş alan bulabilir ve skoru yakalayabiliriz. Çünkü gol yemediğimiz her dakika rakip üzerindeki baskı artar ve oyuncular istediklerini sahada uygulayamaz. Gerginlik sinire, sinir telaşa, telaş ta hataya yol açar. Böyle bir ortamda sakin kalmayı başarabilirsek Ankara'dan puan yada puanlarla dönebiliriz. Aykut Hoca'nın doğru kadro ile sahaya çıkacağını düşünerek Beşiktaş maçında oyuncularımıza başarılar diliyorum. Hoşçakalın.